Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Kasım, 2019 09:49 tarihinde yayınlandı
0

“Zihindeki Engeli Sporla Aşalım” Projesi

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü derneklere yardım programı kapsamında İlimizde  faaliyette bulunan Karabük Demir Kartal Gençlik ve Spor Kulübü Derneği tarafından hazırlanan ve hibe almaya hak kazanan “Zihindeki Engeli Sporla Aşalım” projesinin protokol imza töreni Vali Fuat Gürel’in katılımıyla yapıldı.

Valilik Makam Toplantı Salonunda Vali Fuat Gürel ve Karabük Demir Kartal Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Erdoğan Gökçe tarafından imzalanan proje ile; 50 bayan ve 50 erkek engellinin tekerlekli sandalye basketbolu, oturarak voleybol, masa tenisi, boccia ve yüzme sporuna yönlendirilmesi hedefleniyor. Antrenör, fizyoterapist, psikolog ve spor bilimci nezaketinde eğitimlerinin yapılması, böylece azimleriyle hareket kısıtlılıklarına aldırmadan yaşamlarını renklendirmelerine imkan sağlanacak. Ayrıca proje ile engeliler konusunda insanların bir takım bilgilerinin doğru olmadığı konusunda aydınlatmak, toplumu engelliler konusunda bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak hedefleniyor. Bir yıl sürecek projenin maliyeti 87.062,91 ₺ olarak açıklandı.

Destek alan “Zihindeki Engeli Sporla Aşalım” projesinin toplumda farkındalık yaratacağını ifade eden Vali Gürel, “Bu projeleri, devletimizin sağlamış olduğu kaynakları yerinde ve amacına uygun olarak kullanıp bir an önce hayata geçirmeliyiz. Hibe alan projelerin sahiplerini tebrik ediyor, hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin