Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Zeytin ağaçlarını iklim değişikliği vurdu

Türkiye Yayın: 06.08.2023 14:19
Yazar:
Zeytin ağaçlarını iklim değişikliği vurdu

Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Mücahit Taha Özkaya, Türkiye ve dünyadaki zeytin ağaçlarının iklim değişikliğinin neden olduğu sebeplerden dolayı azaldığını söyledi.
Uluslararası Ticaret Merkezi’nin (ITC) verilerine göre dünyada yaklaşık 3 milyon ton zeytinyağı üretiliyor. Türkiye ise yılda 300 bin ton zeytinyağı üreterek en çok katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Bu üretim sayıları son yıllarda tüm yurtta ve dünyada hissedilen sıcaklıklar nedeniyle azalmaya başladı. Uzmanlara göre, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı sıcak ve bölgelere göre değişen aşırı soğuklar zeytin ağaçlarının kurumasına yol açtı. Azalan zeytin ağaçlarıyla üretim azalarak sofralık zeytin ile zeytinyağı fiyatlarının artmasına neden oldu. Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Mücahit Taha Özkaya, konuya ilişkin İHA’ya açıklamalarda bulundu. Özkaya, dünyada zeytinyağı üreten ülke sayısının sadece 10 olduğunu söyledi. Bu ülkelerin Akdeniz Havzası içerisinde yer almasına dikkati çeken Özkaya, söz konusu ülkelerin dünyadaki zeytinyağı üretiminin yüzde 90’ını ürettiğini kaydetti.

“Üretilen zeytinyağının yüzde 75’ini 8 ülke tüketir”
Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacına da değinen Özkaya, yılda 2,5 milyon bitkisel yağ ihtiyacı olduğunu belirterek, “Üretilen zeytinyağının yüzde 75’ini 8 ülke tüketir. Bu ülkelerin nüfusu da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5’ini oluşturur. Şu an dünyada dış ticarette kullanılan zeytinyağı miktarı 1 milyon ton. Param var ben çok zeytinyağı almak istiyorum diye düşünseniz de alacağınız zeytinyağı miktarı 1 milyon ton. Şu anda dünyada en büyük zeytinyağı ithalatçısı ABD, yaklaşık 300 bin ton zeytinyağı alır ve tüketir. Oysa ABD’nin çok daha fazla bitkisel yağa ihtiyacı vardır. Bugün dünyadaki zeytinyağı miktarını 3 milyon tondan 6 milyon tona çıkarabilmek için bir bu kadar daha ağaç dikmek gerekiyor. Bunu da en az 15 yıl beklememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Özkaya, zeytin ağaçlarının en büyük düşmanının iklim değişikliği olduğunu kaydetti. Aşırı soğuk ve aşırı sıcakların zeytin ağaçlarının çiçeklerini öldürdüğünü aktaran Özkaya, şu ifadelere yer verdi:
“Zeytincilikteki en büyük sıkıntılardan bir tanesi ekolojidir. Zeytin iklim değişikliğine karşı dayanıklı. Bugün sahra çölünde 25 metre aralıklarda dikilmiş zeytin ağaçları var. Hiç sulama yapılmadan büyüyor. Sahrada yağmur yok. Gece ve gündüz farkından dolayı yoğunlaşmayla 150 milimetreye yakın yağışa yakın nem oluşur. Zeytin ağacı bundan faydalanır ve büyür. Meyve verir. Zeytin ağacını 600 ve 1000 milimetreye yakın yağış alan bir yerde yetiştirebilirsiniz. Zeytin ağaçları alıştığı su rejimini ister. Bunları bulamadığı zaman kuruma meydana gelir.”
2019 yılının mayıs ayında zeytin ağaçlarının çiçeklerinin aşırı sıcaklardan dolayı yandığı hatırlatmasında bulunan Özkaya, aynı durumun önümüzdeki yıllar içerisinde beklendiğinin altını çizdi. İspanya’daki hava sıcaklığının 45 dereceyi görmesiyle zeytin ağaçlarının zarar gördüğüne dikkati çeken Özkaya, “Bu senede buna benzer bir durum bekleniyor. Çiçeklerin yanması bekleniyor. Bazı çiçeklerin çıkışı mayıs ve haziran ayının içinde. O dönemde şiddetli yağmurların yağması söz konusu olur veya sürekli yağmur yağarsa tozlanma meydana gelmez. Çiçek tozları uçmaz ve yine sıkıntı yaşarız. Eğer soğuk olursa bu sefer soğuktan çiçekler yanar. Yani her halükarda zeytin ağacı iklimden etkilenen bir ağaç. Kurumanın temel sebebi çiçeklerin kurumasıdır. Ağaçlarda kuruma pek fazla olmaz” diye konuştu.

“Kış döneminde zeytin ağacı dinlenmeye girdiğinde taşınabilir”
Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Mücahit Taha Özkaya, zeytin ağaçlarının bulundukları yerden başka bir bölgeye taşınmalarında problem olmayacağına işaret ederek, “Toprakta yumrusu varsa eğer yumrusuyla birlikte taşırsınız. Yoksa eğer toprağın altındaki kök sistemini bozmadan çok rahat taşıyabilirsiniz. Kış döneminde zeytin ağacı dinlenmeye girdiğinde taşınabilir. Gittiği yerde çok rahat büyüyebilir ve eski canlılığına kavuşabilir” dedi. (İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat Valisi Hatipoğlu: “40 konut, 17 ahır, 7 samanlık ve 1 cami heyelandan etkilendi”

Dünya Yayın: 24.02.2024 20:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat Valisi Hatipoğlu: “40 konut, 17 ahır, 7 samanlık ve 1 cami heyelandan etkilendi”

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Niksar ilçesine bağlı Günebakan köyünde meydana gelen heyelan nedeniyle inceleme yaptı. Vali Hatipoğlu, “40 konutumuz, 17 ahırımız, 7 samanlık ve 1 camimiz afet alanı içerisindedir” dedi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Günebakan köyünde meydana gelen heyelan nedeniyle incelemede bulundu. Niksar Kaymakamı Ekrem Çeçen, kurum müdürleri ve köy sakinleri Vali Hatipoğlu’nu köy girişinde karşıladı. AFAD İl Başkanı Süleyman Yiğit, yaşanan kaymayla ilgili Vali Hatiopoğlu’na bilgiler verdi.

“Jeolojik etütler, çalışmalar devam ediyor”

Jeolojik etütlerin ve çalışmaların devam etiğini belirten Vali Hatipoğlu, “Günebakan köyümüzde afet alanında tekrar incelemeye geldik. Burada bilindiği üzere 40 konutumuz, 17 ahırımız, 7 samanlık ve 1 camimiz afet alanı içerisindedir. Bunlarla ilgili olarak tespitlerimizi yaptık. Afet etkili alan ilanımızı da gerçekleştirdik. Bölgeyi tamamıyla boşaltmıştık. Tahliye etmiştik. 27 hanemiz, burada oturanlar, şu an itibariyle onlar çeşitli çözümlerini ürettiler. Bizden herhangi bir yerleşim talepleri olmamıştı. Konteyner veya benzeri şekilde talepleri olmamıştı. Yakından ilgileniyor arkadaşlarımız. Kaymakam bey AFAD İl müdürümüz, bu hanelerle ilgili sakinlerimizle ilgili gerekli çalışmaları yaptık. Listemizi astık. Otuz günlük bir süresi var. Bu sürenin sonunda da yine çalışmaya devam edeceğiz. Jeolojik etütler, çalışmalar devam ediyor. Ayrıca baharla birlikte herhangi bir hareket olur mu? Ek bir kayma gerçekleşir mi? Onunla ilgili olarak da takibimiz devam edecek. Vatandaşımızı mağdur etmeden en kısa zamanda özellikle konutla ilgili olarak ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgili olarak çalışmalarımızı gerçekleştireceğiz. Kimsenin kaygı duyacağı endişe edeceği şey oluşmasına meydan vermeyeceğiz” dedi.

“Alternatif üretmeye çalışacağız”

Vatandaşların kullandığı tehlikeli patika yolla ilgili olarak ise Vali Hatipoğlu, “Şu anda tabii mevcut kayma alanıyla ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılabilmesi mümkün değil. Bununla ilgili olarak da alternatif üretmeye çalışacağız. Ama hareket tamamen durmadan, stabil hale gelmeden de bununla ilgili olarak bir şey yapılabilmesi çok mümkün değil. Ulaşımla ilgili olarak vatandaşımızın da yine kaygı duymadan en kısa zamanda çözümlerini de üretmeye çalışacağız” diye konuştu.

“Jeolojik çalışmalarla belli olacak”

Köyün nereye taşınacağı ile ilgili olarak da Hatiopğlu, “Yerleşim yeri köyün girişine mi arka tarafına yapılacak tamamen jeolojik çalışmalarla ve elimizdeki imkanlarla ortaya çıkacak. Bilindiği üzere yerleşim alanı yeni bulunabilecek yerler değil. O anlamda arkadaşlarımız köyün her iki yerle ilgili de çalışmaları yapacaklar. Alternatifleri bize getirecekler. Biz de ona göre bir karar vereceğiz” şeklinde konuştu.