Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde kestane ağaçlarında verimin düşmesine sebebiyet veren böceklerle biyolojik mücadele için “feromon tuzağı” kurulumuna devam ediliyor.
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü tarafından özellikle sahil bölgesinde yaygın olan kestane ağaçlarındaki verimi düşüren böceklerle biyolojik mücadele devam ediyor. Bu çerçevede, İnebolu ilçesinde halk arasında “katil arı” olarak bilinen gal arısına karşı “feromon tuzağı” kurulumu sürüyor. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü, şu ana kadar ilçede bin adet, Doğanyurt’ta 500 adet olmak üzere toplam bin 500 adet feromon tuzağı kurulumunu sürdürüyor.
Feromon tuzağı kurulumuna İnebolu Orman İşletme Müdürü Azmi Şenel ve işletme şefi Yunus Kısaarslan, Hüseyin Kaplan ve Ahmet Uysal ile yöre halkı katıldı.
Feromon tuzağı kurulumu öncesinde İnebolu Orman İşletme Müdürü Azmi Şenel, “İnebolu Orman İşletme Müdürlüğümüz katil arılar kestane gal arısı ile mücadelemizi aralıksız sürdürmeye devam ediyoruz. İnebolu’da bin adet, Doğanyurt’ta 500 adet olmak üzere toplam bin 500 adet feromon tuzağı kurulumu gerçekleştirdik. Bu tuzaklarla böylece zararlı böceklerin popülasyonu kontrol altına alınarak kestanede oluşabilecek verim kaybının önüne geçilecek. Bu tuzaklar 7 ile 10 gün arayla kontrol ediliyor. Yakalanan böcekler sayılarak imha ediliyor. Bu hiçbir canlıya zarar vermeyecek şekilde yapılan bir düzenek. Feromon tuzakla toprak alana konuşlandırılan bir huni içine bu böceklerin karşı cinsinin kokusunu içeren bir ilaç sıkılıyor. Bu ilacı hisseden böcek tuzağa yöneliyor. Ağaç yerine huniye yönelen ve içine giren böcekler tuzak içerisindeki kavanozda hapsoluyor ve bir daha çıkamıyor. Toplanan böcekler içerisinde doğaya faydalı böcekler kavanoz içerisinden çıkarıp doğaya salınıyor. Zararlı olan kabuk böceklerini imha ediyoruz. Bu çerçevede ileriki dönemlerde meydana gelebilecek ağaç kurumalarının önüne geçmiş olacağız” dedi. (İHA)


Zararlı böceklere karşı ormanlara “feromon tuzağı” kuruluyor
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


