Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Kasım, 2021 12:53 tarihinde yayınlandı
0

ZAMLAR REKABETE SON VERECEK Mİ?

Artan  maliyetler yaşanan kuraklıkla buğday verimi ve üretiminde büyük düşüş yaşandı.Yaşanan kayıplar una zam olarak yansırken, ekmeğe zam da yolda gibi görünüyor. Diğer yandan gelen zamların fırıncılar arasındaki rekabetin sona ermesinde etkili olup olmayacağı merak ediliyor.

Haber (N: Soylu) Son zamanlarda başta akaryakıt, doğalgazelektrik olmak üzere temel tüketim maddelerine yapılan zamlar halkı zor durumda bırakıyor. Zam furyasına un da eklenirken, yıl içerisinde una defalarca zam yapılması dikkat çekti.

Salgın öncesi 90 TL’ye alınan bir çuval unun fiyatı, 280 liraya yükselmiş durumda. Lüks ekmeklik 50 kiloluk bir çuval un 350 TL olurken,  ekmeklik normal 50 kiloluk çuval ise 280 lira oldu.

Çoğu sektörde olduğu gibi un sektöründe de fahiş fiyat artışının önüne geçilememesinden yakınırken bu duruma tepki gösteren fırıncı esnafı, üst üste una yapılan zamlara anlam veremediklerini belirtti.

 “DOLARDAKİ YÜKSELİŞ UN FİYATLARINI DA ETKİLİYOR”

Dolardaki durdurulmayan artış kalem kalem tüm her şeye yansırken. maliyetlerin ekmeğe zam olarak yansıyacağı belirtilirken,  Ekmek fiyatının yükselmemesi durumunda ekmek gramının düşürülebileceği belirtiliyor. Diğer yandan Karabük Fırıncılar Odası tarafından önümüzdeki günlerde geniş katılımlı toplantı yapılarak konunun değerlendirileceği, fırıncılar arasındaki rekabetinde masaya yatırılacağı belirtiliyor.

Diğer yandan un fiyatlardaki artışın bu yıl ki ekim döneminde yaşanan kuraklığa bağlayan Karabük Ziraat Odası Başkanı Hasan Benlioğlu, bu yıl buğday rekoltesinin oldukça düşük olduğunu,  gelecek sene daha da düşeceğini belirterek; “Kuraklık sadece buğday değil tüm ürünlerde  etkili oldu. Önümüzdeki sene üreticimizi daha zor günler bekliyor gibi görünüyor. Uzmanlarda bu konuda sürekli uyarıyor. Çiftçimize bu yıl yaşanan kuraklık nedeni ile destek verildi. Kuraklık üretici için, hepimiz için bir tehdit. O yüzden gerekeli çalışmalar hızlandırılmalı” dedi

Önümüzdeki hafta Fırıncılar Odası tarafından yapılacak toplantıda kendi aralarında rekabet yapan fırıncıların artan maliyetler karşısında rekabete son mu verecekleri yoksa devam mı edecekleri de merak ediliyor.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin