Yusufeli’nde pirinç hasadı başladı: Dağların arasında bereketli topraklar
Artvin ile Erzurum hududunda yer alan Yusufeli ilçesinde pirinç hasadı tüm süratiyle devam ediyor. Yılda yüzlerce ton pirinç üretiminin yapıldığı bölgede, hem ilçe iktisadına hem de ülke tarımına değerli katkı sağlanıyor.
Artvin’in Yusufeli ilçesinde yıldır geçim kaynağı olan pirinç, bölgenin iklimi ve verimli toprakları sayesinde yüksek kalitede yetiştiriliyor. Lakin birden fazla kişi bu dağlık coğrafyada pirinç üretimi yapıldığını duyunca şaşkınlık yaşıyor.
Geçtiğimiz yıllarda baraj üretimi nedeniyle ilçe merkezi ve birçok köy sular altında kalmıştı. Buna karşın, suların altında kalmayan köylerde üretim tüm süratiyle devam ediyor. Güçlü arazi kaidelerine karşın üreticiler klâsik tekniklerle üretimi sürdürürken, hasat periyodunda ağır bir emek ortaya konuluyor.
Bölge halkı, pirincin Yusufeli markasıyla daha fazla tanıtılmasını ve desteklenmesini istiyor. Yetkililer ise Yusufeli pirincinin önümüzdeki yıllarda coğrafik işaret alarak markalaşmasının hedeflendiğini belirtiyor.
Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi.
Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu.
Bu belirtilere dikkat
Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur."
"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.