Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Şubat, 2023 17:37 tarihinde yayınlandı
0

Yunan Triantafyllidis: “Oradaki Afeti Görünce Kalbim Sıkıştı”

Kahramanmaraş merkezli deprem bölgesindeki 3 ili ziyaret ederek kendi imkanlarıyla aldığı yiyecek ve içecekleri dağıtan yazar Petros Triantafyllidis, yaşanan depremle ilgili “Oradaki afeti görünce kalbim sıkıştı” dedi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin ardından Karabük’ün Safranbolu ilçesinden Yunanistan’ın Skydra köyüne yerleşen yazar Petros Triantafyllidis, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde meydana gelen deprem sonrası soluğu ata toprağında aldı.

Kahramanmaraş, Hatay ve İskenderun’u ziyaret eden Triantafyllidis, kendi imkanlarıyla aldığı yiyecek ve içecekleri depremzedelere dağıttı. Bölgede gerekli yardımı yaptıktan sonra Safranbolu ilçesine gelen Triantafyllidis, gazetecilere yaptığı açıklamada Türkiye’de deprem olduğunu ilk televizyonda gördüğünü ve çok üzüldüğünü belirterek, “Depremzedelere hemen yardım etmeye karar verdim. Yunanistan’daki sivil toplum kuruluşları ve arama kurtarma ekipleriyle iletişime geçtim. Gönüllü olarak Türkiye’ye geldim. İlk önce uçakla Ankara’ya geldim. Araç kiraladım. Kahramanmaraş, İskenderun ve Hatay’a gittim” dedi.

Triantafyllidis, ekonomik durumu el verdiğince depremzedeler için aldığı yiyecek ve içecekleri aracına yüklediğini ifade ederek, “Arabama alabildiğim kadar ekonomik durumum el verdiğince depremzedelere yiyecek ve içecek alarak dağıttım. Bu 3 şehirde elimden geldiğince insanlara yardımcı oldum” diye konuştu.

Deprem bölgesine gitmesindeki amacın bir kişiye bile yardımcı olabilmek olduğunu aktaran Triantafyllidis, “Elimden geldiğince yardımcı oldum. Türk halkıyla birlikte olduğum için sevinçliyim. Yardımcı olmak insanların en büyük tutkusudur. yardımcı olmak iyidir. Ben de bunu yapmaya çalıştım. Yapılan her yardım ve iyilik dünya halklarının kardeşliği yolunda bir adımdır. Ben de buna çaba gösterdim. Kahramanmaraş, İskenderun ve Hatay ziyaretim sonrası bu seyahatimi ileriki çalışmalarıma katacağım. Atalarımın doğduğu ve büyüdüğü Safranbolu’ya 2 gün ayırıp ziyarete geldim. İki ülke dostluklarını kötü günler dışında da sürmesini canı gönülden istiyorum. İyi komşu olarak yaşamak iki ülkenin halklarının çıkarınadır. Bu dostluklarımızı hep sürdürmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Triantafyllidis, 3 ildeki afeti görünce kalbinin sıkıştığını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin