Kastamonu’nun Tosya ilçesinde bulunan para ve ziynet eşyası dolu cüzdan, polis ekiplerinin geniş çaplı çalışması neticesinde kameralardan tespit edilen sahibine ulaştırıldı.
Edinilen bilgiye göre, Tosya ilçesi Camiatik Mahallesi Hükümet Caddesi’nde bulunan bir cüzdan, polis merkezine götürüldü. Polis ekipleri tarafından incelenen ve içerisinde 4 bin 800 TL nakit para, 20 euro, 1 çeyrek altın bilezik, 1 altın kolye, 1 altın yüzük, 1 altın taşlı yüzük, 5 adet çeyrek altın, 8 adet 1 gramlık altın ve 40 bin TL’lik banka çeki bulunan cüzdandan sahibine ait herhangi bir kimlik kartı çıkmadı.
Polis ekipleri cüzdanın sahibine ulaştırılması için çalışma başlattı. Ekipler tarafından bölgedeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi kameraları incelemeye alındı. Yapılan teknik incelemeler neticesinde, cüzdanın düşürüldüğü aracın plakası tespit edildi. Aracın plakası üzerinden cüzdanı düşüren vatandaşın cep telefonu numarasına ulaşan polis ekipleri, arayarak durumu anlattı.
Daha sonra polis merkezine gelen vatandaşa cüzdanı teslim edildi. Cüzdanını teslim alan vatandaş, polis ekiplerine teşekkür etti.


Yolda bulunan ziynet eşyası ve para dolu cüzdan polis ekiplerinin çabasıyla sahibine ulaştırıldı
Fiziksel aktiviteden kaçtıkça obezite riski artıyor
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, fiziksel aktivite yapmayan kişilerin obezite riskiyle daha çok karşı karşıya kaldığını söyledi.
Çağın en büyük halk sağlığı sorunlarının başında gelen obezite, artık sadece gelişmiş ülkelerin değil, gelişmekte olan ülkelerin de ortak sorunu olarak dikkat çekiyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları vücutta aşırı yağ birikimine yol açarken, uzmanlar diyet ve egzersizle sonuç alamayan hastalar için obezite cerrahisinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, modern yaşamın beraberinde getirdiği hareketsizliğin obeziteyi nasıl tetiklediğini ve cerrahi tedavi yöntemlerinin önemini anlattı.
Teknoloji bağımlılığı obeziteyi tetikliyor
Obeziteyi “Vücutta ihtiyaçtan fazla alınan kalorinin yağ olarak depolanması” şeklinde tanımlayan Doç. Dr. Kerim Güzel, günümüz insanının fiziksel aktiviteden uzaklaştığını belirterek, “Telefon, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun saatler, beraberinde tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklarla birleştiğinde obezite kaçınılmaz hale geliyor. Ulaşım araçlarının yaygınlaşması ve teknolojik araçların hayatımızı kolaylaştırmasıyla daha az yürüyor, daha az enerji harcıyoruz. Toplum olarak spor yapma alışkanlığımızın zayıf olması da bu tablonun başlıca etkenlerinden biri” dedi.
“Cerrahi sadece kilo vermek için değil, sağlık için yapılıyor”
Obezite cerrahisinin sadece estetik bir kaygı taşımadığını vurgulayan Doç. Dr. Güzel, cerrahi müdahalenin ikincil hastalıkların önlenmesinde kalıcı bir çözüm sunduğunu ifade ederek, “Amacımız sadece kilo verdirmek değil; diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve yürüme bozuklukları gibi aşırı kiloya bağlı gelişen birçok kronik hastalığı tedavi etmektir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisinden sonuç alamayan hastalar için cerrahi en etkin seçenektir. Ameliyat kararı kişiye özel değerlendirmeler ve vücut kitle indeksi (VKİ) kriterlerine göre veriliyor. VKİ 40’ın üzerinde olanlar doğrudan operasyon adayıdır. VKİ 35-40 arası olanlar hipertansiyon, Tip 2 diyabet, uyku apnesi veya karaciğer yağlanması gibi ek hastalığı olanlar ameliyat edilebilir. VKİ 30-35 arası olanlar medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastalarına cerrahi önerilebilir” diye konuştu.
Multidisipliner yaklaşım ve kapalı ameliyat konforu
Ameliyat öncesi sürecin oldukça titiz yürütüldüğünü ifade eden Güzel, hastaların kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikoloji, endokrinoloji ve anestezi uzmanları tarafından detaylıca değerlendirildiğini belirtti. Ameliyatların genel anestezi altında ve laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirildiğini söyleyen Doç. Dr. Kerim Güzel, “Kapalı yöntem sayesinde hastalarımız daha hızlı iyileşiyor. Ameliyat sonrası süreçte diyetisyen desteği ve doktor kontrolündeki egzersiz programı, başarının kalıcı olması için kritik öneme sahip” şeklinde konuştu.

