Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Ağustos, 2022 13:26 tarihinde yayınlandı
0

Yol Çalışmalarına Tepki

Karabük’te Kavşak Projesi çalışmaları başlaması  şikayetleri  de beraberinde getirdi. Proje kapsamında  Karayolları tarafından Namal Kavşağı ve Karabük Belediyesi’nce başlatılan  Balıklar Kayası mevkii Karabük Safranbolu Karayolunda yapılan yol çalışmalarına araç sahipleri ve vatandaşlar tepki göstererek, yetkililere sitem ettiler.  Ancak bu sitemin ve tepkinin yersiz olduğunu düşünen bir kesim de yapılan projeyi desteklerken, “Karabük’ün yıllardır kangren haline dönüşen trafik sorununu çözmek için de bu projenin mutlaka yapılması gerektiği” şeklinde görüş beyan ettiler.

Öğlebeli Mahallesinde bulunan Devlet Su İşlerinin (DSİ) bulunduğu alanda Karayolları tarafından  başlanan proje kapsamında traşlama çalışması yapılırken, yine Namal kavşağındaki yol  çalışmalarını da karayollarının yaptığı belirtildi.  Balıklar Kayası Karabük Safranbolu karayolundaki alt geçit çalışmalarını ise Karabük Belediyesinin yaptığı bildirildi. Karabük Belediyesinin bu alanda yaptığı çalışmanın 3.5 ay gibi bir sürede bitirilmesinin amaçlandığı da edinilen bilgiler arasında. Karayollarına ait bölümlerdeki çalışmaların ise yıl sonunda kadar bitirilmesinin hedeflendiği öğrenildi.

Öte yandan Balıklar kayası mevkii Karabük Safranbolu Karayolunda devam eden çalışmalar nedeniyle trafik akışı Kastamonu yolu 100. Yıl mevkiinden sağlanırken, 5000 Evler mahallesinde gidecek olan vatandaşların ise 5000 Evler mezarlığı yolunu kullandığı ifade edildi.

Araç sürücülerinin tüm bu tepkilerine rağmen, projenin bitmesi ile Karabük’ün en az 50 yıllık trafik  probleminin çözüleceği ifade edilirken, tepkilerin yersiz olduğu, yapılan tüm bu çalışmaların Karabük halkını daha rahat bir ulaşım imkanına kavuşturmak için yapıldığı belirtildi.

Bilindiği gibi Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin Bağ-Essan’dan başlayarak Balıklar kayası Karabük Safranbolu Karayolunda  biten kesintisiz ulaşım projesi seçim beyannamesinde yer alırken, AK Parti’nin kavşak projesi seçim beyannamesinde yer alıyordu.  Her iki kurumda eş zamanlı olarak projenin startını verirken,  çalışmalar işbirliği içersinde yürütülüyor. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin