Yılmaz: “Kardemir’i rayında tutmak için uğraşıyoruz” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Temmuz, 2015 14:29 tarihinde yayınlandı
0
0

Yılmaz: “Kardemir’i rayında tutmak için uğraşıyoruz”

İftar Yemeğinde Karabük ve Zonguldak Basını ile bir araya gelen KARDEMİR A.Ş Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz, İftar sonrası yaptığı konuşmada; “Filyos Limanının Kardemir için önemine değinirken, Geçmişte daha düşük üretim seviyelerinde yurt içinden cevheri DDY ile getirebiliyorken, şimdi ise artan üretimin ihtiyacı olan cevher ve kömürün tamamını ithal etmek zorunda kalıyoruz. İthale dayalı ve liman ihtiyacı nedeniyle maliyetlerimizin
düşmesi için hepimizin Filyos’ta liman ya da liman alternatifini bir an önce hayata geçirmek için mücadele etmesi lazım” dedi…
KARDEMİR A.Ş Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz ve Genel Müdür yardımcıları Karabük ve Zonguldak basını ile iftar yemeğinde bir araya geldi. İftar sonrası bir konuşma yapan Genel Müdür Uğur, Yılmaz, özellikle Filyos Limanının Kardemir için önemine değinirken, Çin’in Türkiye pazarına girmesinin KARDEMİR’i etkilediğini ve demir-çelik sektörünün zor bir dönemden geçtiğini söyledi.
“ SEKTÖR ZOR DÖNEMDEN GEÇMEKTE”
KARDEMİR A.Ş Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz ve Genel Müdür yardımcıları Karabük ve Zonguldak basını ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Çevrikköprü Kadıefendi tesislerinde verilen iftar yemeği sonrası açıklamalarda bulunan KARDEMİR A.Ş Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz, demir çelik sektörünün dünya ve Türkiye’de daralan ekonomik gelişmelerden dolayı zor dönemden geçtiğini belirterek, “ Ülkemizde Çin faktörü öne çıkmakta. Çin son 10-12 yılda büyük bir büyüme gösterdi. Dünyada üretilmekte olan yaklaşık 1,6 milyar ton seviyesindeki çeliğin yarısını üretebilir ve tüketebilir durumdaydı. Ancak Çin büyümesini yavaşlattı ve kapasitesinin bir bölümünü de artan miktarlarda ihracata yöneltmeye başladı. Hal böyle olunca hem Türkiye pazarına girmeye başladılar, hem de bizim ihraç pazarlarımızda da etkilerini görmeye başladık” dedi.
“ÇELİK ÜRETİCİLERİNİN REKABET ETMESİ OLDUKÇA ZOR”
Yılmaz, Çin’in Türkiye piyasasına girmesinin KARDEMİR’i de olumsuz etkilediğini kaydederek, “Biz kütük, nervürlü inşaat çeliği, katma değeri yüksek ray ve profil üretiyoruz. Devam etmekte olan çok kıymetli bir yatırımımız var. Kangal haddehanemiz devam ediyor. O da devreye girdiğinde kıymetli bir ürüne dönüşecek. Bugün konuşurken kütük baz alındığında bugün Çin’den kütük teslim 300 dolar, yerinde teslim 330 dolar fiyatlarla Çin dışarıya malzemeyi ucuz fiyatlarla indiriyor. Şuanda Türkiye’de bu fiyatlarla, bizim maliyetlerimizi dikkate aldığımızda tüm çelik üreticilerinin rekabet etmesi oldukça zor. Hayat devam ediyor ve biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” diye kaydetti.
“EN ÖNEMLİ PROJEMİZ FİLYOS LİMANI”
KARDEMİR’i gelecekte Türkiye’de ve dünyada en iyi yere taşıyacak olan en önemli projenin Filyos Liman Projesi olduğunu da kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:
“Bu projenin hayata geçmemesi KARDEMİR açısından son derece büyük bir zafiyete dönüşmüştür. KARDEMİR üretimini artırıyor. Geçmişte daha düşük üretim seviyelerinde yurt içinden cevheri DDY ile getirebiliyorken, artan üretimin ihtiyacı olan cevher ve kömürün tamamını ithal etmek zorunda. Bu da fabrikanın liman bağımlılığını arttırıyor. KARDEMİR’de yapmakta olduğumuz yatırımlar ve ekleyeceğimiz yeni yatırımlar bizi 3 milyon tona taşıyabilir. İthale dayalı ve liman ihtiyacı nedeniyle maliyetlerimizin düşmesi için hepimizin mücadele etmesi gereken alan, biran an önce Filyos’ta liman ya da liman alternatifini hayata geçirmek olmalı. Bu konuda geçmişte yapılmış çalışmalar var ve bunları tekrar masaya koyduk. Yeni alternatifler üzerinde çalışmaya başladık. 2 milyon tona ulaşılması entegre demir-çelik tesisleri açısından önemli bir iş. 150 bin ton kapasiteyle üretime başlayan KARDEMİR’in inşallah bu yıl sonunda 2 milyon tonlara ulaştığını görüyor olacağız. Çok parlak bir dönem değil, tam tersine sektör biraz sıkıntılı bir dönemde geçiyor. Bundan herkes bir şekilde payını alıyor. Ark ocaklı çelik fabrikalarının durumu zaten malum. Hurda fiyatlarının aşağıya gitmesiyle ayakta kalabilirler. Biz Türkiye demir-çelik sektörü topyekun kalkınsın. Türkiye büyüsün ki çelik tüketilsin. Yani büyüme tamamen çelik tüketimiyle paraleldir. Büyüme yavaşladığı zaman çelik tüketimi azalır. Umuyorum bir an önce istikrarlı bir ortama kavuşulur, projeler devam eder, yeni projeler başlar çelik sektörü de bundan nasibini alır.”
“KARDEMİR’İ RAYINDA TUTMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ”
Gece gündüz çalışarak Kardemir’de devam eden yatırımları bir an önce yoluna sokmak Kardemir’i rayında tutmak için uğraştıklarını ifade eden Genel Müdür Yılmaz; “ İnşallah başarılı oluruz, bir başarı hikayesi yazarız, hep birlikte de Karabük olarak bunun karşılığını görürüz” dedi
“ÇALIŞANLARIMIZA GÜVENİYORUZ”
Tolu Sözleşmeyi bir şekilde sonuçlandırdıklarını da ifade eden Yolmaz; “Çalışanlarımız açısından iyi bir toplu sözleşme olduğuna inanıyoruz, çalışanlarımız da son derece memnun ve mutlular. İnşallah kazanalım, dahasını verelim, daha fazlasını paylaşalım, çalışanlarımız bizim en önemli paydaşlarımız onlar şu anda mutlular, İnşallah bu verimliliğe yansır, iş sonuçlarına ve Kardemir’i daha iyi günlere taşımaya yansır, bunun böyle olacağını da ben inanıyorum. Kardemir’in hakikaten çok özverili çalışanları var, çalışanlarımıza güveniyoruz, hep birlikte yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin