Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural: “9 Puanın bizi Ligde bırakma ihtimali var. Balıkesir maçı daha çok önem kazandı”
Spor Toto Süper Lig’in 31. haftasında Kardemir Karabükspor sahasında Eskişehirspor ile 2-2 berabere kalarak ligde kalma umutlarını giderek azalttı. Maçın ardından açıklama yapan Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, çok önemli bir puan kaybettiklerini ve hafta sonu oynayacakları Balıkesirspor maçının kendileri açısında çok önem arz ettiğini söyledi.
“EMEĞE SAYGISIZLIK”
Vural, Çaykur Rizespor’un kaybedeceği puanların kendilerini çok ilgilendirdiğini, oynanacak maçlara bakıldığında hala umutlarının bitmediğini ifade ederek, “İnşallah Rizespor’un Gaziantep’te kaybedeceği puan bizi çok etkileyecek. Düşündüğümüz gibi biterse geriye 3 puan kalıyor. Umudumuz bitmedi ama çok önemli bir fırsatı değerlendiremedik. Daha çok gol atmamız gereken bir maçta maalesef olmadı. Skibbe ‘maçın hakkı beraberlikti’ demiş. Burada maç gözlem raporumuz var. Koca Eskişehirspor 3 kere gelmiş adam bunu söylüyor. Tebrik ediyorum kendisini. Bu emeğe saygısızlıktır. Kendi takımını motife etmekse böyle motivasyon olmaz. Emeğe saygı duymakta fayda var” dedi.
“9 PUANIN BİZİ LİGDE BIRAKMA İHTİMALİ VAR”
Saçma sapan goller yediklerini belirten Vural, “İkinci yarı başladı ve 3 dakika geçmeden 2 gol yedik. Hemen arkasından cevap verdik. 2-2’den sonraki sürede bütün girişimler sonuçsuz kaldı. Balıkesirspor maçı çok önem kazandı bizim için. Akhisar, Beşiktaş ile oynayacak kolay değil ve 34 puanla ardından Rize’ye gidecek. Eğer orada puan alamazsa sonraya bırakacak işini. Bizim de 34 puan almamız mümkün. Bu hesaplamalar içerisinde gelecek ne getirecek bakacağız. Matematiksel şansımız devam ettikçe kesinlikle teslim olmak, bırakmak yok. Dibine kadar gidecek olay. Muhakkak kazanmak zorunda olduğumuz maçları oynamak hiç kolay değil. Matematiksel şansımızın kaybolmadığı bu ligde sonuna kadar gideceğiz. Uygulama ve pozisyonuyla çok ciddi işler yaparak güzel oynuyoruz. Bunu sonuca yansıtamıyoruz. İnşallah futboldaki şans faktörü biraz da bizim yanımızda olur. Dirençli olmamız lazım. Alacağımız 9 puanın bizi ligde bırakma ihtimali var. Bunları almak için elimizden geleni yapacağız. İyi bir akşam olmadı. İçimiz acıyor ama ayakta kalmamız lazım” sözlerine yer verdi.
FEDERASYONA SİTEM
Türkiye Futbol Federasyonu’na sitem eden Vural, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Kardeşim 3 gün dolmadan bize maç oynatıyorsun. Türkiye liginde kime yaptınız bunu, olur mu böyle şey. 30 kere rica ettik, söyledik. Neymiş, ‘programı yaptık’. Yanlış yapmışsın. Düzelt kardeşim biz cuma oynasaydık. 4 gün dinleme hakkı var. Herkese veriyorsun. Bize neden vermiyorsun. Bizi kafanızdan attınız mı yani. Söyleyince bunları kötü oluyoruz. Canımın yandığından değil. Doğru iş değil. Çıkarttık gösterdik. ‘Bakın yaptığınızı görün’ dedik. 7 saat deplasmana git gel bana maç oynat tekrar 8-9 saat Balıkesir’e git. Yok ya. Biz biyonik adam falan değiliz yani. ‘Ben program yaptım oldu bitti oynamak zorundasın’ yapsana bunu Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş’a federasyon göreyim seni. Hadi yap. Bu kadar dinlenmeyle oynat onları göreyim ben seni. Bunlar adalet duygusunu insana yitirtiyor. Hoş şeyler değil.”
“BU LİG ARTIK ESKİ LİG DEĞİL”
Balıkesirspor’un deplasmanda Kasımpaşa’ya karşı kazanması yönünde bir soruya ise Vural, “Çok önemli bir galibiyet Kasımpaşa takımına karşı. Çok güçlü bir takıma karşı böyle bir galibiyet almak kolay değil. Balıkesir her maçı çok ciddi oynuyor. Son saniyelerde iki maç kaybetmeseydi Balıkesir’de kazanmaya aday takımlar arasında olacak. Hepsini alsa 32 puan eder ama bu puanla çıkmak kolay değil. Biz eğer berabere kalırsak ligden düşeriz, kaybedersek zaten düşeriz. Bu lig artık eskisi gibi bir lig değil. Bu ligde her kazanılan bir maçın bedeli var. Bu bedeli almak için düşen de çıkan da kalan da almak istiyoruz. Türkiye ligi eski son 6 haftaya girildiğinde herkesin istediği puanı aldığı bir lig değil. Bu lig daha ciddi ve adaletin ve güvenin sağlandığı bir lig. Ben futbol adamı olarak bundan memnunum. Kimse kimseye bir şey bağışlamasın” dedi.


Yılmaz Vural Ligde Kalma Umudunu Koruyor
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


