Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ekim, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yıllardır diyabetle mücadelede çalışma yapan doktor: “Diyabette takdir edilecek durumdayız”

Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, "100 yıllık geçmişimizde diyabet (şeker hastalığı) alanında da geldiğimiz nokta takdir edilecek bir durumdur. Diyabet alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve diyabet bilinci dünya devletleri ile yarışabilecek olgunluktadır ve gurur vericidir" dedi.
Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı, Karadeniz Diyabet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. M. Emin Dinççağ, diyabet hastalığıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin diyabetle mücadelede takdir edilecek bir konumda olduğunu ifade eden Dr. Emin Dinççağ, "Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılını kutlarken pek çok alanda değerlendirmeler yapıp, ne kadar yol aldığımızı anlamaya çalışıyoruz. 100 yıllık geçmişimizde diyabet alanında da geldiğimiz nokta takdir edilecek bir durumdur. Dünyanın pek çok ülkesi ile karşılaştırıldığında diyabet alanında hastalığın farkındalığı, tanı ve tedavisi, gerekli ilaç ve malzeme, yetişmiş insan gücü, sağlık kurumları, sivil toplum örgütleri, araştırma ve geliştirme açısından ihmal edilemeyecek başarılarımızın olduğu ve ileri ülkeler ile rekabet edebilecek düzeyde olduğumuzu görüyoruz. 1955 yılında Türk Diyabet Cemiyeti’nin kurulması ile ivme kazanan diyabet çalışmaları, Prof. Dr. Şevki Yener ve Dr. İhsan Aksen gibi diyabet alanında ilgili hocalar vasıtasıyla uluslararası münasebetler ile geliştirilmeye çalışılmıştır. Geçtiğimiz yüzyılda, diyabet alanında önemli gelişmeler olmuş, diyabet farkındalığı ve tedavisi ülkemizde de bir çok standardın üzerinde gerçekleşmiştir. Dünyada da ülkemizde de diyabet farkındalığı yüzde 40-45 civarındadır. Diyabet, bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında önemli yer tutmaktadır. Yaşadığımız çağın en önemli halk sağlığı problemidir. Uluslararası Diyabet Federasyonu 2019 yılı, 20-79 yaş aralığında 463 milyon insanın tahmini diyabetli olduğunu belirtmektedir. Bozulmuş glikoz toleransı(gizli şeker hastalığı) olanlar ilave edilirse bu rakamın çok büyük olduğu tahmin edilebilir. Ülkemizde de yüzde 14 kişinin diyabetli olduğu ve Avrupa’da en fazla diyabetlinin Türkiye’de olduğu bilinmektedir" diye konuştu.
Diyabete bağlı ölümlerin HIV/AIDS, tüberküloz ve sıtma kaynaklı ölümlerden daha fazla olduğunu belirten Dinççağ, "Diyabet hastalığında arzu ettiğimiz tedavi değerlerine ulaşabilmek için, ilaç, gereç, hekim, sağlık kurumu ve bunlara ulaşım kolaydır. Diyabet alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve diyabet bilinci dünya devletleri ile yarışabilecek olgunluktadır ve gurur vericidir. Diyabet tedavisi alanında kırsal kesim ile kent merkezleri arasında fark olmasına rağmen diyabet alanında sınıfı geçiyoruz. Kırsal alandaki diyabet takibinin daha iyi yapılabilmesi için halk sağlığı hemşireliğinin geliştirilmesi ve kırsal alanda daha çok hizmet vermesi, diyabette akran eğitiminin sağlanması, diyabetli yakınların eğitimi, diyabet alanında seviyemizi daha ileriye taşıyabilecektir. İleri teknolojilerden yararlanmalıyız. Sensör gibi kan şekeri ölçümlerinde az kullandığımız modern yöntemler pahalı olması nedeniyle gelecekte daha çok kullanılabilirse diyabet tedavisinde daha ileri düzeyde olmamız mümkündür" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Zonguldak’ta metan gazı paniği: Kombi alarm verdi, 6 kişilik aile tahliye edildi

Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde, bir evde yapılan ölçümlerde yüksek değerde metan gazı tespit edilmesi üzerine 6 kişilik aile tahliye edildi.
Olay, ilçeye bağlı Taşbaca Mahallesi Kardeş Sokak’ta bulunan 6 kişinin yaşadığı iki katlı bir evde meydana geldi. Ramazan Kırlak’a ait evdeki doğal gaz kombisine bağlı gaz dedektörünün sürekli alarm vermesi üzerine ev sakinleri durumu doğal gaz dağıtım şirketine bildirdi. Eve gelen ekiplerin sistemde herhangi bir kaçak tespit edememesi üzerine detaylı ölçüm yapıldı. Yapılan ölçümlerde evin içinde ve bahçesinde metan gazı bulgusuna rastlandı.

AFAD evi tahliye etti
Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi. AFAD ekiplerinin yaptığı hassas ölçümlerde gaz değerlerinin yüksek çıkması üzerine evin tahliye edilmesine karar verildi. Ramazan Kırlak’ın üst katta, oğlu ve torunlarından oluşan 5 kişilik ailenin ise alt katta yaşadığı binada ikamet eden toplam 6 kişi, gece saatlerinde evi boşaltarak yakınlarının yanına yerleşti.

Ekipler bölgede inceleme başlattı
Yaşanan gelişmelerin ardından eve gelen Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) yetkilileri, gazın kaynağını tespit etmek için çalışma başlattı. Harita üzerinden bölgedeki eski ocak veya zemin yapısını inceleyen ekipler, cihazlarla gerekli ölçümleri yaparak gaz çıkışının nedenini belirlemeye çalıştı.

"Ölçümlerin ardından karar verilecek"
Taşbaca Mahallesi Muhtarı Kibar Arıkan, sürecin titizlikle takip edildiğini belirtti. Arıkan, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Evde doğal gaz kombisi sürekli alarm verdiği için vatandaş firmaya bilgi veriyor. Firma gelip ölçüm yaptığında kendi sisteminde bir sorun göremedi ancak evin içinden metan gazı geldiği tespit edildi. AFAD ekipleri gelip kontrol etti ve gazın yüksek olduğunu belirleyince evi tahliye ettiler. Koku hem evin içindeki bir odada hem de bahçede ölçüldü. Değerlerin biraz yüksek olduğu söyleniyor. Şu an yetkililer harita üzerinden bakarak ve ölçüm yaparak bir tespit ortaya koyacak. Buna göre bir karar verilecek."
Bölgede doğal gaz akışı tedbir amaçlı kesilirken, yetkililerin incelemeleri sürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin