Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Nisan, 2016 14:49 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım:  “Lafı Uzatıp Zurna Yapmaya Lüzum Yok”

Karabük-Zonguldak Demiryolu Hattı  Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla açıldı. Karabük Tren garında düzenlenen tören sırasında başlayan fırtına ve yağmur protokol ve gazetecilere zor anlar yaşattı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Irmak-Karabük-Zonguldak Demiryolu Hattı Rehabilitasyonu ve Sinyalizasyonu Projesi’nde tamamlanan Karabük – Zonguldak demiryolunu hattını hizmete açtı.

Karabük Tren garında düzenlenen tören sırasında başlayan fırtına ve yağmur protokol ve gazetecilere zor anlar yaşattı.

Avrupa Birliği Delegasyonu Müsteşarı François Begeot’un konuşma yaptığı sırada aniden bastıran fırtına ve yağmur sırasında sahne arkasında yer alana tanıtım panosunun yıkılmaması için görevlerinin yoğun çaba sarf etti.  Diğer yandan gazeteciler için kurulan portatif çadırın altında görev yapan kameraman ve foto muhabirleri de oldukça zorlandı. Gazeteciler çadırın  uçmaması için yoğun mücadele verdi.

Yoğun yağmur nedeniyle protokol alanından konuşan Bakan Yıldırım, projenin Karabük-Zonguldak kesimi açılış töreninde, “bereket diyarı” Karabük’e hayırlı bir iş için geldiklerini belirtti.

Karabük-Zonguldak tren hattının yenilenerek, tekrar hizmete alındığını ifade eden Yıldırım, hattın ülkeye hayırlı olması temennisinde bulunarak, “ Hava şartları ortada. Lafı uzatıp zurna yapmaya lüzum yok.   Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, liderimiz iş başına geldiğinde dedi ki, “Demiryollarının bu hali Türkiye’ye yakışmıyor, burayı yenileyelim” dedi. Bütüb hatların yüzde 80’inin yeniledik.Sinyalini yapmaya başladık. Yetmedi, hızlı treni Türkiye’ye taşıdık. Bu proje için Avrupa Birliğine teşekkür ediyoruz” dedi.

Bakan Yıldırım konuşmasının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin ve diğer protokol üyeleriyle birlikte kurdele kesimini yaptı.

Bakan Yıldırım hareket memuru şapkası takarak eline aldığı disk ile trenin hareket startını verdi.Bir türlü kalkmayan trenin makinistine dönen Bakan Yıldırım, ‘ Hadi ıslandı millet yavv’ diyerek biran önce kalmasını istedi.

Yıldırım daha sonra ikinci trene binerek Zonguldak’a hareket etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin