Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Kasım, 2019 11:14 tarihinde yayınlandı
0

TGK’nin Girişimleri Sonuç Verdi

İcra ve iflas ilanları yerel gazetelerde yayınlanacak. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK)  Genel Başkanı Nuri Kolaylı, “Büyük bir yanlıştan dönüldüğünü sevinçle izliyoruz.  Yerel basın kuruluşları bu açıklama ile rahat nefes alacak” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, icra ve iflas ilanlarının yerel gazetelerde yayınlanmaya devam edeceğini açıkladı. Yargı Reformu 2. Paketi kapsamında, icra ve iflas ilanlarının gazetelerdeki yayınının kaldırılması yönündeki düzenlemenin iptal edildiğini açıklayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yerel basınımızı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye genelinde yaklaşık 20 bin kişiyi istihdam eden yerel gazeteleri kapanmanın eşiğine getirecek düzenlemeye karşı yoğun girişimlerde bulunduklarını ve bu girişimlerin olumlu sonuçlanmasından büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı da, “Büyük bir yanlıştan dönüldüğünü sevinçle izliyoruz.  Yerel basın kuruluşları bu açıklama ile rahat nefes alacak” diye konuştu.

Basın İlan Kurumu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcileri Mustafa Arslan ve Şevket Erzen ile Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’na üye gazeteciler cemiyeti başkanlarıyla birlikte yoğun lobi çalışması yapıldığını ifade eden TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, şunları söyledi;

“Yerel gazeteleri tehdit eden değişiklik, Yargı Reformu 2. Paketi’nde, icra ve iflas ilanlarının gazetelerdeki yayınının kaldırılması yönündeki düzenleme önerisiydi. Bu önerinin gerçekleşmesi demek, yaygın – yerel ayırımına gidilmeksizin gazetelerin yarıdan fazlasının kapısına kilit vurması, binlerce gazetecinin işsiz kalması demek olacaktı. Bürokratik bakış açısından kaynaklı, tek boyutlu yaklaşımla vatandaşın üzerinden icra-iflas ilanı ücretini kaldırmak hedeflenmekteydi. Bu bakış açısından meselelere yaklaşıldığı zaman; gelir vergisinin kaldırılması, özel tüketim vergisinin kaldırılması, sigorta hizmetinin verilmesi ama sigorta kesintisi yapılmaması vatandaşlarımıza çok daha büyük katkı sağlayacaktır. Bu durumda anılan gelirlerden vazgeçmek devletin ayakta kalmasını imkansız hale getirecektir. O halde icra-iflas ilanlarına vatandaşa yük gibi bir noktaya indirgeyemeyiz.

Öte yandan icra-iflas ilanları ve diğer tüm resmi ilan gelirlerinin tamamı devlete gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV,  BİK komisyonu, SGK kesintisi, stopaj vergisi vd. vergiler yolu ile geri dönmekte, üstüne haberleşme işlevi yerine getirilmekte, istihdam oluşturulmaktadır.
2019 yılı itibari ile yerel gazetelerin resmi ilanlarının yüzde 60’ı, yaygın gazetelerin resmi ilanlarının ise yüzde 80’e yakını icra-iflas ilanlarından oluşmaktadır. Verdiğimiz rakamlar bahse konu pakette icra-iflas ilanlarının kaldırılmasının basınımız üzerinde oluşturacağı sonuçları izaha gerek bırakmayacak netlikte ortaya koymaktadır.

Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül’ün, icra ve iflas ilanlarının yerel gazetelerde yayınlanmaya devam edeceği yönündeki açıklaması, yerel gazetelerimize rahat nefes aldırmıştır. Bu tehdidi gündeme getirmemizi sağlayan Basın İlan Kurumu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi arkadaşlarım Mustafa Arslan ve Şevket Erzen ile Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’na üye gazeteciler cemiyeti başkanı meslektaşlarıma da çabalarından ötürü teşekkür ediyorum”dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin