Karabük Postası tarafından
09 Mayıs, 2022 13:55 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YER-SİS Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

Vali Fuat Gürel, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, Türkiye’deki mevcut yerleşim sistemini ve yerleşimler arası ilişkileri yeni dinamikler çerçevesinde tanımlamak amacıyla ortaya koyulmuş önemli bir çalışma olan Kentsel ve Kırsal Yerleşim Sistemleri Araştırması (YER-SİS) projesi hakkında Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısına katıldı. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında BAKKA yetkilileri tarafından Yönetim Kurulu Üyesi Vali Fuat Gürel ile BAKKA yetkilileri ve Karabük'teki paydaşlara  proje hakkında geniş kapsamlı bilgiler verildi. Proje hakkında verilen bilgide; “Birçok farklı tema altında geniş bir veri seti ve yanı sıra tüm Türkiye’de uygulanan kapsamlı bir anket çalışması temelinde merkezi yerler teorisini ağ analizi yöntemleri ile bütünleştirilerek hibrit bir yaklaşımla tamamlanan YER-SİS projesi,  81 il merkezi, 973 ilçe merkezi, yaklaşık 38 bin köy, kırsal mahalle ve beldeyi kapsamaktadır. Bu proje sonucunda internet tabanlı karar destek sistemi oluşturulmuş ve üç farklı çalışma raporlanmıştır; Türkiye’de Kentsel ve Kırsal Hizmet Merkezleri Raporu İller ve Bölgeler Arası Sosyo-Ekonomik Ağ İlişkileri Raporu Türkiye’de Kırsal Yerleşimler Saha Çalışması Raporu YER-SİS projesi kapsamında geliştirilmiş olan karar destek sistemiyle sunulan kapsamlı, detaylı, mekân bazlı veri ve analizlerin kanıta dayalı bölgesel ve ulusal politikaların tasarım ve uygulama süreçlerine önemli girdi sağlayacağı öngörülen YER-SİS projesi çıktılarının özellikle planlama, programlama ve analiz çalışmaları ile diğer faaliyetlerde temel alınması, proje çıktılarının diğer paydaşlarca farkındalığının artırılarak kullanımının yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. YER-SİS verileri ve analiz sonuçlarından hareketle Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından bölgenin YER-SİS sistemi ve anket verileri kullanılarak bir değerlendirme çalışması yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada TR81 Batı Karadeniz Bölgesinin kırsal alan anket verileri analiz sonuçları, bölgenin Türkiye’deki diğer Düzey 2 bölgeleriyle karşılaştırması, bölgedeki il ve ilçelerin seçilen alanlarda durumu ve karşılaştırmalı konumları ele alınmıştır. Bu çerçevede bir sunum hazırlanarak bölgenin ve illerin durumu ile üstünlükleri/zayıflıkları ortaya koyulmuş, projenin kapsamı ve içeriği ile farklı kullanım alanlarına ilişkin örneklerine yer verilerek karar vericilerin sunulan hizmetlerde kullanmasına ilişkin bir yönlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Söz konusu projenin Valilikler, Kaymakamlıklar, Belediyeler, İl Özel İdareleri, Tarım ve Orman İl Müdürlükleri, TSO’lar, Esnaf Odaları Birlikleri, İl Planlama Müdürlükleri, Ziraat Odaları gibi farklı kesimlerce kullanılabileceği değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verildi. Toplantı karşılıklı görüş alışverişinde bulunulması ile sona erdi. (Halil Kızılyer )

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin