Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Kasım, 2019 11:13 tarihinde yayınlandı
0

Yeniden Refah Partisi  İl Başkanlığı basınla bir araya geldi

Yeniden Refah Partisi Karabük İl Başkanı Bilal Bostancı düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, parti ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Cinci Han’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Yeniden Refah Partisi Karabük İl Başkanı Bilal Bostancı, 23 Kasım 2018 yılında Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan ve beraberindeki kurucu üyelerin başvuruları ile partilerinin kurulduğunu belirterek, “Ülkemizin tamamında yapılan özverili çalışmalarla 79 ilde 700’den fazla ilçe partimizi kurmuş bulunmaktayız. İçinde bulunduğumuz Kasım ayının 17’sinde Ankara Arenada yaptığımız 1.Olağan Büyük kongremiz bütün bu çalışmalarımızı taçlandıracak derecede büyük ve kalabalık içeriği ile son derece dolu bir program olmuştur.

Yaklaşık 44 bin 700 dava eri Genel Başkanımızın işaretiyle bir araya gelmiş hiçbir engel ve ambargo onları durduramamıştır” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın kongrede yaptığı konuşmada donanımlı bir  lider olduğunu gösterdiğini ifade eden Bostancı, “Ülkemizin iç siyasetinden dış siyasetine, ekonomik sömürüden sağlık sorunlarına, işsizlikten eğitim sorununa , kültürel sorunlara, aile sorunlarına kadar birçok konuya değinmiş ve çözüm odaklı muhalefetin nasıl bir muhalefet olması gerektiğini göstermiştir” diye konuştu.

Bostancı, Yeni Refah Partisi’nin yılda yaklaşık 100 milyar dolar kaynak elde edeceğini kaydederek, şunları söyledi: “Bu kaynakları elde ettiğimiz zaman ülke refaha kavuşacak ve birkaç yılda ülkemizin borcu bitmiş olacaktır. Kentimiz ile ilgili düşündüklerimize gelince; tüm ilçelerimizde ziyaretlerimizi yapıyoruz ve halkımızı dinliyoruz. Halkımız çevre kirliliğinden, trafik ve park sorunundan, sularımızın tam manasıyla içilebilecek  kadar temiz olmadığından, ulaşım sıkıntılarından dem vuruyor. Bizler ilimizdeki köy ve mahallelerimizde bunun fizibilite ve ar-ge çalışmalarını yapmaktayız. Tüm verilerimizi bir araya getirdiğimizde hazırladığımız manifestoyu yine siz basın mensuplarımız ve halkımızla paylaşıp gereken adımları atacağız.”

Konuşmanın ardından toplantı sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin