Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Haziran, 2017 14:23 tarihinde yayınlandı
0

Yenice’de OSB İçin Girişimlere Başlandı

 

AK Parti İlçe Başkanı Yılmaz Kırık, 48 iş adamı kurulacak bölgede yatırım yapmak üzere taahhüt verdiler. Bu işi başarırsak 3000 kişiye istihdam sağlanacak” dedi

 

AK Parti İlçe Başkanı Yılmaz Kırık, ilçede organize sanayi bölgesi kurulması için girişimlere başladıklarını açıkladı

Yenice’deki işsizlik sorununun çözülmesi ve ilçenin gelişmesi için böyle bir girişimi başlattıklarını belirten Yılmaz Kırık bunun için de  iş adamları Alim Örenli (Başkan), Mustafa Karagül, Rifat Koca, Muhittin Korkmaz, Cemal Dereli, Sedat Dereli ve Recep Tetik’ten oluşan bir komite kurduklarını söyledi.

AK Parti  İlçe Başkanı Yılmaz Kırık, ” Kurduğumuz komite vasıtasıyla Bilim Sanayi İl Müdürlüğü ve Ticaret Odası’na başvurumuzu yaptık. Yenice Irmağı’nda taşkından koruma duvarlarının yapımı sırasında 1 milyon m2 arsa çıktı. Bölgede, Orman İşletmesi’nin de 680 bin m2 arazisi bulunuyor. Orman İşletmesi arazisinde sosyal tesisler olmak üzere  hazineye ait alanda Orman ve Orman Ürünleri  İhtisas Organize Sanayi Bölgesini kuracağız. Çalışmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor. 48 iş adamı kurulacak bölgede yatırım yapmak üzere taahhüt verdiler. Bu çalışmalarımızda tüm Yeniceliler de bizlere yardımcı oluyorlar. Bu işi başarırsak 3000 kişiye istihdam sağlanacak. Bu da Yenice’de göçün durması anlamına gelir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin