11 Şubat 2026

8 Nisan 2018 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yer alan bir haberde; Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanı İsmail KAŞDEMİR, yapılan kazılarda yeni şehit mezarlarının bulunduğunu açıklıyordu.
2017 yılının Şubat ayında Kilitbahir köyü Ağadere Mevkii'nde kaldırılan mermer bir blok altından bir mezar taşı ortaya çıkmıştı. Bu mezar taşında;
" MEHMET ÇAVUŞ RUHUNA FATİHA
25 TEMMUZ 1331 (07 AĞUSTOS 1915)
İHVANA
BAKIP SANMAYIN Kİ BEN ÖLDÜM,
DEĞİL ANCAK ASKERİN SON RÜTBESİN BULDUM,
DİN VE VATANIMIZ YAŞAMASI İÇİN TÜRKÜN,
BİLİN Kİ KARDEŞLERİM EN ŞEREFLİSİDİR BU ÖLÜM.
42 NCİ ALAY'IN 2 NCİ TABURU'NDAN
ZAĞFERANBOLULU KALIPÇI ALİ USTA MAHDUMU MEHMET ÇAVUŞ " yazıyordu.
Çanakkale kahramanlarından 42 nci Alay, Kerevizdere bölgesindeki muharebelerde gösterdiği kahramanlıklar nedeniyle Harp Madalyası ile ödüllendirilmişti. Çanakkale'den sonra Filistin ve Medine'ye gönderilmiş, gösterdiği başarılardan dolayı Medine Fatihi Fahrettin Paşa'da 42 nci Alay Sancağına Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası takmıştı.

Üsküdar Kazası, Beylerbeyi Nahiyesi'ne kayıtlı, 1872 doğumlu dedem Mülazım-ı Evvel (Üsteğmen) Kadir Efendi, 42 nci Alay 2 nci Tabur'da Bölük Komutanıydı. Mülazım-ı Sani (Teğmen) rütbesinde iken Balkan Savaşı'na katılmış 13 Mart 1913'te Bulgarlara esir düşmüş ancak bir yıl sonra İstanbul'a, ailesine dönebilmiş, kısa bir süre sonra da Kasım 1914' te başlayan Çanakkale Savaşları'nda 42 nci Alay'da görevlendirilmişti. Ocak 1916'da sona eren Çanakkale Savaşları'ndan 5 ay sonra, Haziran ayında Mekke Emiri Şerif Hüseyin, İngiltere'nin desteğiyle Osmanlı İmparatorluğu'na isyan etmişti. İsyanı bastırmak üzere bölgeye gönderilen birlikler arasında yer alan 42 nci Alay, çeşitli muharebelere katıldıktan sonra 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla Osmanlı savaşı kaybedince sağ kalan askerleriyle geri çekilmişti. Güçlükle İstanbul'a gelebilen dedem bu kez 19 Mayıs 1919'da Mustafa KEMAL Paşa'nın başlattığı Milli Mücadele'ye katılmak üzere Anadolu'ya geçti. Çeşitli cephelerde savaştıktan ve değişik birliklerde görev yaptıktan sonra en son 1923 yılında Akşehir 1 nci Ordu Menzil Müfettişliği 2 nci Bölük Kumandanı iken savaşlarda aldığı 7 yaranın etkisiyle hastalandı ve 1925 yılında, 53 yaşında vefat etti.
10 ve 12 yaşlarındaki babam ve amcamla dul kalan babaannem ordunun tahsis ettiği yaylı at arabasıyla 6 asker refakatinde Konya'dan Devrek'teki köyüne getirildi.

Hürriyet Gazetesi'nde yer alan bir haberde ve Milli Savunma Bakanlığı'nın gönderdiği dedemin askerlik safahatında yer alan bilgilere göre Çanakkale Savaşları'nda acı, korku, heyecan ve zafer sevincini birlikte yaşayan bu iki kahramanın, Mehmet Çavuş ile dedemin aynı birlikte görev yaptıklarını yeni öğrenmiş bulunuyorum. Bu ilginç buluşma öyküsünü, yarattığı duygusallık ve saygıyla sizlerle paylaşıyorum değerli okurlarım.
Fikret GÖKÇE
Kıbrıs Gazisi-Mak. Müh.
Görseller :
1- Mehmet Çavuş'un mezar taşı
2- Fahrettin Paşa 42 nci Alay Sancağına madalya takıyor
3- Dedemin de aralarında bulunduğu 42 nci Alay Komutan ve Subayları