Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde ishal, kusma ve mide bulantısı şikayetleriyle hastanelere başvuran çocuk sayısında artış yaşanmaya başladı. Vakaların önemli kısmında rota virüsü tespit edildiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Faruk, “Bu olguların önemli bir kısmında rota virüsü tespit edilmekte, diğer nedenlere bağlı olarak da ishal vakaları görmekteyiz” dedi.
Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde hava sıcaklıklarının artması ile çocuklarda kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetleri artmaya başladı. Hastanelere başvuran çocukların önemli bir kısmında rota virüsü tespit edildi. Ailelere uyarılarda bulunan
İnebolu Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Faruk, bulaşıcı bir virüsün deniz ve benzeri ortamlarda yayıldığına dikkat çekti. 5 yaşından küçük çocuklarda şikayetlerin daha çok gözlemlendiğini kaydeden Faruk, yaşanan ishal vakaları sebebiyle sıvı kaybının ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceğine dikkat çekti.
Rota virüsün ölümcül ishale sebep olabildiğini vurgulayan Faruk, “Bebeklerde ve küçük çocuklarda ölümcül ishale sebep olan rota virüsü, ishal kusma ve yüksek ateş ile hastaneye başvuran çocuklarda enfeksiyon etkeni olarak tespit edilmektedir. Hastalardan alınan öykülerde etkenin kaynağı olarak deniz suyundan şüphe edilmektedir. Bu sebeple özellikle 5 yaşın altındaki çocukların ilçe merkezindeki sahillerde denize sokulmaması önerilir. Kaymakamlık, İnebolu Belediyesi ve İnebolu Toplum Sağlığı Merkezi ile bu salgın hakkında görüşmeler yapılmıştır, gerekli önlemlerin duyurulması beklenmektedir. Rota virüsü, bağırsak enfeksiyonuna ve ishale neden olan ve çok yüksek bulaşıcılık oranına sahip bir virüstür. Dışkı ile kontamine olmuş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, yutulması enfeksiyonun başlıca bulaşma yoludur. Bu durum, fekal-oral yolla bulaşma olarak bilinir. Bunun yanı sıra rota virüsü ile enfekte olan birisinin vücut sıvıları da hastalığın bulaşmasına neden olabilir. Rota virüs ishalinde klinik tabloyu sıvı kaybı belirler. Ağır sıvı kaybı durumunda böbrek yetmezliği gelişebilir hatta hasta kaybedilebilir. Bu nedenle bebeklerde ateş, kusma ve ishal geliştiğinde anne – babalar hemen doktora başvurmalı, ‘hastalık kendiliğinden geçer’ diye beklememelidir” dedi. (İHA)


Yaz mevsiminde çocuklardaki ishal vakalarında artış
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


