karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Eylül, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yaşlı çiftin evi taşlandı, park halindeki otomobili kundaklandı

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde yaşlı çiftin otomobili uyudukları sırada kundaklandı, evlerinin taşlandı. Sesleri duyunca uyanan çift büyük korku yaşadıklarını söyledi.
Olay, 12 Eylül’de Kastamonu’nun İnebolu ilçesi Yukarı Karaca Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahallede yaşayan Necmettin (70) ve Zehra (65) Siriş, gece uyurken evlerinin camı taş atılarak kırıldı. Sesi duyunca uyanan çift korku ile dışarı çıktı. Çift, park halindeki otomobillerinin ateşe verildiğini ve camlarının kırıldığını gördü. Kendi imkanları ile yangını söndürmeye çalışan çift durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından yapılan müdahale ile otomobildeki yangın söndürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Olayı gerçekleştiren şahıs ya da şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunan çift, otomobilin kırılan camlarını ve yanan tavanını tamir ettirdi. Yaşanan olayla ilgili konuşan çift, tekrar aynı olayın yaşanmasından korktuklarını söyledi.

"Aracın benzin deposuna alevlerin ulaşmasına çok az kalmıştı"
Necmettin Siriş, büyük korku yaşadıklarını belirterek, “Sabah namaz kıldım. Daha sonra tekrar uyumak için yatağa girdim. Saat 05.00 sıralarında bir ses geldi. Sesi duyunca yataktan fırladık. ’Kim o’ diye bağırdık, kimse yoktu. El feneri ile dışarı çıktım. Aracın üzerindeki brandanın yandığını gördüm. Aracın camları kırılmıştı. Aracın benzin deposuna alevlerin ulaşmasına çok az kalmıştı. Mazallah bomba gibi patlardı” dedi.

"Yapanın bulunmasını istiyoruz”
Olayı gerçekleştiren şahsın yakalanmasını isteyen Zehra Siriş ise, “Sesleri duyunca hemen uyandık. Eşim dışarı çıktı. Ben korkuyla çıkamadım, biraz bekledikten sonra çıktım. Arabanın üzeri yanmıştı. Branda da erimişti. Biz yapanın bulunmasını istiyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin