Yaşar: "Safranbolu Halkı Siyasi Manevralarla Cezalandırılıyor" - Karabük Haber Postası
YESIL 11
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
18 Eylül, 2025 12:26 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaşar: “Safranbolu Halkı Siyasi Manevralarla Cezalandırılıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, Safranbolu’da yaşanan su sıkıntısı ve belediyeler üzerindeki baskılarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Yaşar, partisinin son yerel seçimlerde elde ettiği başarının ardından CHP’li belediyeler ve yöneticiler üzerinde artan baskılara dikkat çekti.

Vedat Yaşar, yaptığı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelinde birinci parti olmasının ardından demokrasi ve adalet adına hoş olmayan uygulamalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlıklarla başlayan süreç, belediye başkanlarımızın, parti yöneticilerimizin, gazetecilerin ve gençlerimizin gözaltına alınması ve tutuklanmalarıyla devam etmiştir. Bu uygulamalar İstanbul dışındaki belediyelerimize de uzanmış olup, haksız ve hukuksuz uygulamalar çeşitli yöntemlerle halen devam etmektedir.”

Bölgede sevilen ve sosyal belediyecilik anlayışıyla öne çıkan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye yönelik siyasi manevraların üzüntüyle izlendiğini dile getiren Yaşar, şu ifadeleri kullandı:

 “Bölgemizde de çalışmalarıyla ön plana çıkmış, partili partisiz tüm vatandaşların takdirini kazanmış sevilen bir belediye başkanımız Elif Köse var. Kendisi Safranbolu’da uyguladığı sosyal belediyecilik ile çevre belediyelere örnek olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Ancak Elif Hanım üzerinden tüm Safranbolu halkı üzerinde hiç de hoş olmayan siyasi manevralar yapıldığını gözlemliyoruz.”

“SAFRANBOLU SUSUZ BIRAKILIYOR”

Yaşar, Safranbolu’da su üzerinden siyasi baskı kurulduğunu ileri sürdü. Daha önce çözüme kavuşturulduğu açıklanan bir anlaşmaya rağmen 50 binden fazla vatandaşın susuz bırakıldığını belirtti.

Yaşar;  “Ortada yapılan bir anlaşma varken ve Sayın Valimizin izin girişimleriyle çözüm bulunduğu duyurulmuşken bakıyoruz, başa dönülmüş. 50 binden fazla vatandaşımız, turizm kentimiz ve göz bebeğimiz Safranbolu susuz bırakılmaktadır. Anlaşmalarla sabit hale gelen yüzde 36’lık hak derhal Safranbolu’ya verilmelidir. Sorun altyapıdaysa bunun için ilgili kurumlar ödenek sağlamalıdır. Karabük’te yolların yenilenmesi ve boyanması için ödenek bulunabiliyorsa, Safranbolu için de bulunabilmelidir. dedi.

“SU SİYASETE ALET EDİLMEMELİDİR”

Vedat Yaşar, suyun siyasi bir araç olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizerek, iktidarın çözüm noktasında samimi olması gerektiğini vurguladı. “Amaç cezalandırmaksa, Safranbolu’da sadece CHP’liler yaşamıyor” diyen yaşar, “Halkın susuz kalmasının sebebi iktidara mensup siyasilerdir diye düşünüyoruz. Su siyasete alet edilmemelidir. Elif Köse Başkanımızın, daha önceki Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin ve vekilimiz Cevdet Akay’ın da çeşitli zamanlarda söylediği gibi çözüm vardır. Ancak iktidarın bu çözümü samimiyetle istemesi gerekir. İnsanlık bunu gerektirir” şeklinde konuştu.

“HALK HESAP SORACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR”

CHP İl Başkanı Yaşar, yaşanan tüm haksızlıkların halk nezdinde olumsuz karşılandığını belirterek, “Yapılan tüm bu haksız uygulamalara halkımız olumsuz gözle bakmakta ve hesabının sorulacağı günü dört gözle beklemektedir. Bu böyle biline.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
sahin bizler secimle iktidara geldik ANpPsrBj
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Nisan, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Şahin: “Bizler seçimle iktidara geldik”

AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda İYİ Parti Grubu’nun “bürokratların ve bakan yardımcılarının siyasi parti faaliyetlerine katılması” konulu genel görüşme önerisine AK Parti Grubu adına cevap verdi.

Şahin, konuşmasında kamu görevlilerinin tarafsızlığı ve liyakat ilkesinin Anayasa’nın 128’inci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında güvence altına alındığını belirterek, “Kamu görevlilerinin siyasi tarafsızlığı mevcut hukuk düzeniyle güvence altına alınmıştır” dedi.

Türkiye’nin 16 Nisan 2017 anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtiğini hatırlatan Şahin, yürütmenin millet tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ve onun belirlediği siyasi iradenin sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Şahin, “Bakanlar ve bakan yardımcıları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca istisnai ve siyasi nitelikli görevlerdir” diye konuştu.

“Siyasi irade ile temas kaçınılmaz”

Bakan yardımcıları ile üst düzey bürokratların görevleri gereği siyasi irade ile temas hâlinde olmalarının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu temas, kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi için gereklidir. Bakan yardımcılığı makamı hem idari hem de siyasi bir köprü görevi görmektedir. Bu makamlar, siyasi iradenin politikalarını teknik düzeyde hayata geçirmek için vardır” ifadelerini kullandı.

Önergede bazı isimler üzerinden yürütülen tartışmaların liyakatten ziyade siyasi amaç taşıdığını savunan Şahin, kamu görevlilerinin geçmiş mesleki başarılarının üst düzey görevler için engel değil referans olduğunu dile getirdi. Şahin, “Yetişmiş insan kaynağını ‘siyasi yakınlık’ yaftasıyla diskalifiye etmeye çalışmak, liyakat sistemine zarar vermektedir” dedi.

“AK Parti darbe sonrası oluşan iktidarlara benzemez”

Konuşmasının sonunda genel görüşme açılmasına karşı olduklarını belirten Şahin, “Saygıdeğer milletvekilleri, burada sarf edilen bazı ifadeleri talihsiz buluyorum. Ne Sayın Cumhurbaşkanımız ne de AK Parti darbe sonrası oluşan iktidarlara benzer. Bizler seçimle iktidara geldik. Cumhurbaşkanımız da girdiği her seçimi yüksek oy oranıyla kazanmış bir siyasetçidir. AK Parti iktidarlarını darbe sonrası oluşan iktidarlara benzetmek, en hafif tabiriyle haksızlıktır” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin