Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2014 15:37 tarihinde yayınlandı
0

Yasa ile ticaretin ve alışverişin kuralları değişecek

Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa Yarın Çıkıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, tüketicinin korunması hakkındaki kanunda büyük değişiklikler yaptı. Yeni kanun 28 Mayıs itibari ile yürürlüğe giriyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, tüketicilerin bankacılık hizmetleriyle ilgili yaşadığı sorunlara çözümler getirdiklerini belirterek, “Kanunda, haksız olarak talep edilen ücret, masraf ve komisyonların alınmasının önüne geçilmektedir. Bankalar artık her işlem için tüketiciden ücret talep edemeyecekler. BDDK ile Bakanlığımız ücretlendirilebilecek hizmet türlerini belirleyecekler” dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında Yeni Tüketici Kanunu’na ilişkin bilgi verdi. Yazıcı, yaptığı konuşmada, tüketicilerin alış-veriş sırasında veya kredi kartı temininde imzaladıkları sözleşmelere yönelik yeni düzenlemeler yaptıklarını belirterek, tüketicinin, bundan böyle sözleşme imzalamadan önce açık ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirilmelerinin zorunlu olacağını bildirdi. Tüketicinin imzaladığı sözleşmelerin koşullarının sözleşme süresi içerisinde satıcılar tarafından değiştirilemeyeceğine dikkati çeken Yazıcı, tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak tüketiciye ayrıca verileceğini ifade etti. Yazıcı, mevcut uygulamada tüketiciden alınacak ücretlerin sözleşmelerin içerisine gizlendiğini belirterek, tüketicilerin ne ödeyeceğini tam olarak bilemediğini ve yeni düzenlemeyle ücretler sözleşmenin eki olarak ayrıca verileceğinden tüketicilerin ödeyeceği ücretler hakkında tam bilgi sahibi olacağını söyledi.”TÜKETİCİLERİN SÖZLEŞMEDEN CAYMA HAKKINI YENİDEN DÜZENLEDİK”

Eski mevzuatta, yani halen yürürlükte olan ama Çarşamba gününden itibaren geçmişte kalacak tüketici kanununda, iş yeri dışında, yani kapıdan yapılan satışlarda ve mesafeli satışlarda cayma hakkı 7 gün, devre tatil sözleşmelerinde ise 10 gün olduğunu hatırlatan Yazıcı, “Yeni kanunda cayma süreleri 14 güne çıkarılmıştır. Cayma hakkının 2 hafta içinde kullanılabileceği diğer sözleşmeler şunla, ön ödemeli konut satışları, tüketici kredisi sözleşmeleri ve finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler” dedi.Yazıcı, tüketicilerin bankacılık hizmetleriyle ilgili yaşadığı sorunlara çözümler getirdiklerini belirterek, “Kanunda, haksız olarak talep edilen ücret, masraf ve komisyonların alınmasının önüne geçilmektedir. Bankalar artık her işlem için tüketiciden ücret talep edemeyecekler. BDDK ile Bakanlığımız ücretlendirilebilecek hizmet türlerini belirleyecekler” dedi.

“KART AİDATI PROBLEMİ ÇÖZÜME KAVUŞTURULDU”

Tüketicilerin yine yoğun şikayetlerine konu olan kart aidatı problemin çözüme kavuşturulduğunu anlatan Yazıcı, “Bundan böyle kart çıkaran kuruluşlar tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı sunmak zorunda olacaktır. Dolayısıyla burada tercih tüketiciye bırakılmıştır” diye konuştu.

Konut kredisinin erken ödenmesi halinde yükümlülük hafifletildiğini anlatan Yazıcı, “Mevcut düzenlemelere göre; yüzde 2 olan erken ödeme tazminatı; yeni Kanun’da, kalan vadesi 36 aya kadar olan kredilerde yüzde 1’e düşürülmüştür. Bu da tüketicinin lehine olan son derece önemli bir düzenlemedir” dedi.

Tüketicilerin kredi taksitlerini ödemesi için Bankalar tarafından zorunlu olarak açılan hesaplardan, ücret ya da masraf talep edilmesinin yasaklandığına dikkati çeken Yazıcı, kredi için açılan hesaptan hiçbir şekilde hesap işletim ücretinin alınmayacağını ifade etti.

Yeni düzenlemeyle bankaların, tüketicinin açık talimatı olmaksızın, kredi sözleşmesi ile ilişkili bir ’kredili mevduat sözleşmesi’ yapamayacağını anlatan Yazıcı, bu şekilde tüketicilerimizin daha fazla faiz yükü ile karşılaşmasının önüne geçildiğini dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
katid baskani toktas dogal afetler turizmi etkilemedi otellerde doluluk orani yuzde 70 aDa53Sb5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0 0

KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”

Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.

Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.

“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”

Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.

“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”

Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.

“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”

ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”

Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin