Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Aralık, 2023 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Yapımı 9 yıl süren Türkiye’nin en yüksek barajı yeni yıla enerji üretimiyle girecek

Yapımı 9 yıl süren ve 2022 yılında tamamlanan Türkiye’nin en yüksek barajı Yusufeli Barajı, 1 yıllık su tutma işleminin ardından yeni yıla enerji üretimiyle girecek.

Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen, kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nde (HES) su seviyesi yükselmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle geçen yıl 22 Kasım’da su tutmaya başlayan baraj, Yusufeli ilçe merkezi ile Yeniköy, Tekkale, Irmakyanı, Çeltikdüzü, Çevreli, İşhan ve Meşecik köylerini sular altında bıraktı. Su tutma işlemine başlamasıyla birlikte baraj gölünde depolanan su miktarı yükselmeye devam ederken, dev baraj yeni yıla elektrik üreterek girecek.

2013 yılında temeli dualarla atılmıştı

Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2013 yılında Yusufeli Barajı’nın temel atma törenine katılarak, ardından barajın yapılacağı Çoruh Vadisi’nde incelemelerde bulunmuştu. Barajın gövdesinin yer aldığı alanı gezen Eroğlu, ardından da baraj için dua etmişti. Barajın gövdesinin yapılacağı alanda duran ve ’Hayırlı olsun inşallah” diyen Eroğlu, “Yarabbi, projemizi hayırlı eyle, kısa zamanda bitmesini bize nasip eyle, helalinden firmalara bol kazanç ihsan buyur. Ayrıca kazasız belasız bitmesini de lütfeyle. Burada emeği geçen herkese sağlık, sıhhat ver. Projeyi bu memleket için bereketli kıl” ifadelerini kullanmıştı.

4 bin personel gece gündüz çalıştı

Türkiye’nin prestijli projeleri arasında yer alan, tamamen milli sermayeyle Türk mühendis ve işçisinin alın teriyle inşa edilen Yusufeli Barajı’nın yapımı, 4 bin personelin gece gündüz yoğun mesaisi sonucunda 9 yıl sürdü.

Deriner Barajı 14 yılda tamamlanmıştı

Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde yapımına 1998 yılında başlanan, 249 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise 6. yüksek gövdeli barajı olan Deriner Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) de 12 Aralık 2012 tarihinde düzenlenen törenle su tutmaya başlamıştı. 2012 yılı sonu itibarıyla işletmeye alınan kendi sınıfında temelden 249 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek barajı olan Deriner Barajı, bu ünvanı Yusufeli Barajı’na devretti.

4 milyon metreküp betonla Artvin’den Edirne’ye 13 metre platform genişliğinde beton yol yapılabiliyor

Çoruh Nehri üzerinde 275 metre gövde yüksekliğiyle çift eğrilikli beton kemer kategorisinde Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olacak Yusufeli, 2 milyar 130 milyon metreküp su depolama hacmine sahip. Üretime geçtiğinde 558 megavat kurulu gücüyle yıllık ortalama 1 milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üreterek ekonomiye yılda 1,65 milyar lira katkı sağlatacak olan Yusufeli Barajı, havzadaki diğer barajların enerji üretimini de yüzde 10 artıracak. Baraj gövdesinde kullanılan 4 milyon metreküp beton, Artvin’den Edirne’ye 13 metre platform genişliğinde beton yol yapılmasını sağlayacak kapasiteye sahip bulunuyor. Projeyle üretilen enerji sayesinde yaklaşık 600 bin kişinin enerji ihtiyacı karşılanabilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tarihi kalintilarin da bulundugu iki koy arasinda kalan kanyon kesfedilmeyi bekliyor NB8KkZ2W
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Haziran, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0 0

Tarihi kalıntıların da bulunduğu iki köy arasında kalan kanyon, keşfedilmeyi bekliyor

Kastamonu’nun Araç ilçesinde iki köy arasında yer alan ve tarihi kalıntılarıyla görsel şölen sunan kanyonun koruma altına alınarak, tabiat parkı ilan edilmesi için çalışma başlatıldı.

Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje ile Kastamonu’nun kanyonlarının milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ya da sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmasının amaçlanıyor. Bu çerçevede Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal öncülüğünde Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri Araç ilçesindeki Saltuklu ve Oycalı köyleri arasındaki Cibiş (Saltuklu) Kanyonunda incelemede bulundu, kanyonun tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için çalışmalarda bulundu.

Yaklaşık 3 yıl önce Saltuklu kanyonunda geniş kapsamlı yürütülen çalışma ve uzman ekiplerce kanyonun geçilmesi sonrasında tarihi yaşam kalıntıları da tespit edildi. Bölge halkı tarafından ‘saklı cennet’ ve ‘Cibiş Kanyonu’ olarak da adlandırılan Saltuklu Kanyonunun gizli kalmış güzelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan incelemelerde Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal tarafından kanyon bölgesinde rota çalışması da yapıldı.

Haberal, tarihi yaşam kalıntılarının olduğu bölgenin turizme kazandırılması ve koruma altına alınması için yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlattıklarını hatırlatarak, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşma çalışmaları yürüten Kastamonu Üniversitesinin bu alanda çalışmalarına başladığını ve Saltuklu Kanyonunun turizme kazandırılması noktasında girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

“Kanyonu, tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan ettirip turizme kazandırmak istiyoruz”

Saltuklu Kanyonunun Araç ilçesine bağlı Oycalı ile Saltuklu köyleri arasında kaldığını söyleyen Haberal, “Saltuklu Kanyonundan 3 yıl önce geçiş yapmıştık. Burada 3 kilometrelik bir kanyon güzergahı var. Başından sonuna kadar biz, kanyon içerisini gezdik uzman kanyonu bilen arkadaşlarımızla birlikte. Kanyonu bizler turizme kazandırmak istiyoruz. Çünkü kanyonun etrafında muhteşem bir coğrafya var. Burasını biz, korunan alan ilan etmek istiyoruz. Bu kapsamda bölgenin tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızla birlikte incelemede bulunuyoruz. Kanyonun Tabiat Parkı veya Tabiat Anıtı ilan ettirip burayı turizme kazandırma gayemiz var” dedi.

“Kanyonun etrafında tarihi kalıntılar ile Selçuklu ve Osmanlı mezarları bulunuyor”

Saltuklu Kanyonunun Valla Kanyonu, Horma Kanyonu ya da Çataklı Kanyonunun geçilebilmesi için amatör kanyonculara yönelik eğitim alanının da olabileceğini söyleyen Haberal, “Saltuklu kanyonu Valla, Horma ve Çataklı kanyonunun alt yapısını oluşturabilecek, adeta bir antrenman yapılabilecek bir kanyon. Öncelikli olarak kanyonu sporlarını seven insanların, kanyon geçişi yapan insanların gelip burada antrenman yapmaları, ondan sonra büyük kanyonlara geçmeleri gerekir” diye konuştu.

Kanyonun etrafında tarihi kalıntıların bulunduğunu söyleyen Haberal, “Kanyonun içerisinde inanılmaz göletler var, şelaleler var ve tabiat harikası görseller var. İçerisinde bir de kale kalıntısı, sur kalıntısı var. Buranın da karşımızda kanyonun Oycalı tarafına bakan kesimin de Selçuklu ve Osmanlı mezarları da bulunuyor. O dönemden buraya gelen tarihi kaynaklarımızın da, kültürel kaynaklarımızın da halen devam ettiğini görmekteyiz. Kanyonun başlangıcında, giriş noktasında 5 tane değirmen gördük. Bu değirmenler eskiden suyla çalışıyordu. Sonradan faal olarak bir tanesi kalmış. Ayrıca kanyonun çıkışında çok güzel bir alanlar var. Adeta mesire alanı olabilecek yerler mevcut. Eğer tabiat parkı alanı olursa zaten Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü çok güzel sosyal donatılar yapıyor” şeklinde konuştu.

“İki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz”

Oycalı ve Saltuklu köylerinin arasında kalan Cibiş Kanyonunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Araç’ın Saltuklu Köyü Muhtarı Cevat Tüzün ise “Bizler de bu arkadaşlarımıza bilgiler veriyoruz. Kanyonumuzun iki tarafı taşlı, bir tarafı Oycalı köyüne ait, diğer tarafı Saltuklu köyüne aittir. Bu iki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz. Bu konuda bizlere yardımcı olmanızı arz ederiz. Oycalı ile Saltuklu köyleri arkasında tahta köprü vardı. Fakat tahta köprü yıkıldı. Şu anda oraya bir köprü talebinde bulunmaktayız ulaşım sağlanması için. Eskiden İğdir pazarından alınan hayvanlar, Eflani’ye getirildi. Bu güzergah kullanılırdı. İki köyün arasında bir ticari ulaşım olurdu. Şimdi hepsinden mahrum kaldık. Tarihi değirmenlerimiz var. Önceden elektrikli değirmenler yoktu. Su ile çalışan değirmenlerimiz vardı. 20-30 köy buraya gelip orada buğdaylarını merkeple veya atla öğütüp giderlerdi. Yemlerini, unlarını orada yaparlardı. Şimdi o değirmenler de afetten dolayı, çayın fazla kabarmasından dolayı yolların çalışmamasından dolayı onlar da iptal oldu. Şu anda halen çalışma yerleri açık duruyor değirmenlerin ama çalıştırılmıyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin