Reklam
Reklam
20240317aw164136 0 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mart, 2024 13:05 tarihinde yayınlandı
0

Yapay zeka hayatımızı şekillendirecek

Yapay zeka, her geçen gün gündelik yaşamı da etkisi altına alıyor. Resim, yazı, video oluşturmadan günlük rutin işlere kadar birçok içerik yapay zeka aracılığıyla oluşturuluyor. Eğitimde, sağlıkta, haber yazımında, araç kullanımında, şirket çalışanlarının dahi kullandığı bazı yapay zeka yazılımları, beğeniyle tavsiye ediliyor. Tüm işlevselliğinin yanı sıra, haftalar öncesinde bir robotun kendi sahibine saldırması endişeleri de beraberinde getirdi.

Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, “Yeni tür yapay zeka günlük yaşamın neredeyse her alanında etkisini gösterecek, yaşamı kolaylaştıracak ama bazı bilgi güvenliği risklerini de beraberinde getirecek” dedi.

 

Yeni neslin ilgi odağı

Prof. Dr. Güzeliş, yapay zekanın hayata etkisinin 2024 sonuna doğru daha çok hissedileceğini belirterek şunları söyledi:

“Çağımızda teknolojilerin yayılım hızı geçmiş dönemlere göre çok daha yüksek. Derin öğrenme algoritmaları ve üretken büyük dil modellerinin yapay zekayı taşıdığı yeni türden yapay zeka ekosistemi aslında yeni bir geçit. Bu geçidin arkasında daha önce göremediğimiz yepyeni imkanları ve aynı anda da riskleri göreceğiz. 2024 yılının başı ve sonu arasındaki fark, 2023 sonundan 2024 sonuna kadar elde edilen farkın 3-4 kat üzerinde olacak. Farkı oluşturacak olan; temel olarak genç kuşakların iş ve eğitim ortamlarında günlük uğraşılarında başvuracakları en temel kaynağın yapay zeka sohbet robotları ve diğer yazılım ortamları olmasından gelecek.”

Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, “Henüz ulaşım, alışveriş gibi günlük yaşamın bileşenlerinde yeni türden yapay zeka ekosistemi, yeni yazılımların henüz uygulamaya alınmaması nedeniyle oluşmadı. Günlük yaşamdaki etkilerinin 2024 yılı sonuna doğru hissedileceğini düşünüyorum. Ancak iş ve eğitim ortamlarında; çalışanların, öğrencilerin ve eğitimciler için yeni türden yapay zeka araçları hem en temel başvuru kaynağı oldu hem de bu türden yeni ürünlerin geliştirilmesi ve gerçekleştirilerek ekosisteme sunulmasında büyük bir ivmelenme yaşandı” dedi.

 

“Aynı iş daha kısa sürede yapılacak”

Yıllarca iş yeri ortamında çalışılmasının ulaşım açısından zaman kaybı olduğuna değinen Prof. Dr. Güzeliş, “Benim de içerisinde yer aldığım teknoloji ve iş ekosistemleri için gelecek öngörülerinde bulunan uzmanlar; on yıllardır insanın haftada 40 saat çalışmasının ve iş yerlerine taşınmak için toplu ulaşımda zaman harcamasının gereksiz olduğunu, işte geçirilen süre yerine evden çalışmanın ve kişinin kendine daha fazla zaman ayırmasının iş verimini ve üretkenliği artıracağını söylemekteydi. Salgın döneminde bunu hepimiz yaşadık. Tutucu iş görüşlerine sahip olanlar dışında herkes bu yeni duruma kendisini uyarladı. Özetle, sohbet robotları ile görsel ve konuşma-ses alanlarında ortaya çıkan yeni türden yapay zeka ekosistemi, eğer iş dünyası tutucu yaklaşırsa, geçici olarak işsizliğe yol açar. Ama yenilikçi iş çevreleri, işte ve evde iş için geçirilen zamanları azaltıp çalışanların aynı, hatta yapay zeka araçları ile daha nitelikli işi daha kısa sürede yerine getirmelerine imkan tanıdıklarında fark oluşturacaklardır. Tutucu çevreler de onları izleyecektir. Doğanın ve ekonominin gelişim çarkı dönecek, herkese doğruyu gösterecektir” diye konuştu.

 

“Bilgi güvenliği en temel risk”

Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, yeni nesil robotların yapay zeka algoritmaları kullanmadıklarına dikkat çekti. Bilgi güvenliğinin ise temel risklerden olduğunu vurgulayan Güzeliş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üretim hatlarında robot kullanımında aynı ortamda çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına çok dikkat etmeleri gerekir. İş yeri yöneticilerinin de bu duruma özel eğitim vermeleri mutlak bir gereklilik. Üretim hatlarındaki robotların günümüzde çok az bir kısmı, yeni türden yapay zeka algoritmaları kullanıyor. Klasik yazılımlara dayalı çalışan robotların da oluşturduğu benzer riskler var ve birçok vaka yaşandı. Yeni türden yapay zekanın oluşturduğu en temel riskler ise aynı zamanda en yararlı, kullanışlı olduğu alanlardır. Genel olarak bilgi güvenliği en temel risk alanıdır. Artık gördüğümüze de inanmamamız gereken bir dönemdeyiz. Yeni türden yapay zeka araçları ile üretilmiş bir görselin, sesin, elektronik iletinin, kaydın, ev ödevinin, tasarımın, çizimin, raporun, spam iletilerin gerçek olup olmadığının anlaşılması insanlar için olduğu kadar bu amaçla geliştirilmiş yapay zeka araçları için de imkansız olmasa da zorluk derecesi oldukça yüksek bir görevdir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
asil ve thetisin yer aldigi amisos mozaigi samsun muzesinde sergileniyor EfNhjxOI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mayıs, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Aşil ve Thetis’in yer aldığı Amisos Mozaiği Samsun Müzesinde sergileniyor

Milattan sonra (MS) 3. yüzyıla ait olduğu düşünülen 56 metrekare ölçülerindeki Amisos Mozaiği, Aşil ve Thetis motifleriyle birlikte Samsun Müzesi’nde kendisine ayrılan özel alanda sergileniyor. Mozaik, müzeyi ziyaret edenler tarafından yoğun ilgi görüyor.

Amisos Mozaiği, 1958 yılında antik Amisos kentinde (Samsun-İlkadım) bugünkü 19 Mayıs İşitme Engelliler Ortaokulu’nun hafriyat çalışmaları esnasında bulundu. Mozaik, 1959 yılında orijinal yerinden kaldırılarak eski Samsun Arkeoloji Müzesi’ne yerleştirildi. Orijinalinde 10 panodan oluşan mozaik tabanı, 56 metrekare ölçüleriyle dikkat çekerken, mozaiğin kaldırılması işlemi, bir bütün olarak değil de 31 parçaya bölünerek, 1,5 metrelik panolar halinde gerçekleştirildi.

Aşil (Akhilleus) ve Thetis mozaiği göz kamaştırıyor

Samsun Müzesi’nde kendisine ayrılan özel alanda sergilenen mozaiğin ortasındaki merkez panoda Truva Savaşı efsanelerinden Akhilleus (Aşil) ve Thetis (Yunan mitolojisine göre tüm zamanların en iyi savaşçısı olan Aşil’in annesi, Phtya kralı Peleus’un karısı) konu edilmiş durumda. Bu panonun etrafında tam olarak köşelere gelecek şekilde dört mevsimin kişiselleştirildiği büstler, bunların arasında ise birbirlerinden farklı olarak işlenmiş Hypocampos (denizatı), deniz canavarları ve Triton’un (belden yukarısı insan, aşağısı balık) taşıdığı Nereid’lerin (denizkızı) konu edildiği 4 tane pano bulunuyor. Bunların yanı sıra mozaiği ev sahibini kurban töreni esnasında betimleyen pano oluşturuyor. Bu panoların etrafı da iki farklı geometrik desenle çevrelenmiş durumda ziyaretçilerin göz zevkine sunuluyor.

Parçalar halinde taşınarak tekrar birleştirilen mozaik Samsun Müzesi’nde vatandaşların yoğun ilgisine maruz kalıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin