Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural: “Bu talihsiz gidiş bir yerde dönmesi lazım. Büyük bir çevirme şansımız var yeter ki maç kazanalım. Bitene kadar ufacık da şansım olsa devam ederiz. Gelecek adına Türk Futbolu çok korkunç ve hiç iyi bir gelişim değil”
Süper Toto Süper Lig’de 12 haftadır galibiyet hasreti çeken Kardemir Karabükspor’un teknik direktörü Yılmaz Vural, “Gelecek adına Türk futbolu çok korkunç ve hiç iyi bir gelişim değil. Türk futbolu önümüzdeki seneler büyük bir kaosun içine giriyor” dedi.
Hikmet Ferudun Tankut Tesisleri’nde basın toplantısı düzenleyen Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, milli maç arası sonrası oynayacakları Galatasaray ve Gençlerbirliği takımlarının maçlarını kendisinin bizzat izlediğini anlatarak, “İki takımda yenilmeyecek takım değil. Türkiye’de herkesin herkesi yendiği bir lig oynanıyor. Bizim sıkıntımız takım gol atamıyor. Bunu çözmek adına antrenmanla çözülecek bir şey olduğu kadar biraz oyuncuların daha konsantre ve dikkatli olarak isabetli olmaları lazım. Bu talihsiz gidiş bir yerde dönmesi lazım. 12 tane maç benim antrenörlük hayatım da ve Karabükspor’un geçmişinde dahi bu kadar kayıp olmamıştır” dedi.
“BİZ TERK ETMİYORUZ, SİZDE TERK ETMEYİN”
“Puan cetveli diyor ki, 18 puanla buradan çıkılır mı?” diye soran Vural, “Üzerimizdeki rakiplerin de kritik maçları var. Üstteki rakiplerle içeride ve dışarıda biz de oynayacağız. Dolayısıyla bunlara karşı alacağımız sonuçlar çok önemli. Bunu kaybetmek diye bir gafletin içinde hiçbirimiz olamayız. Duygu olarak da, uçurumun kenarındayız, burada hoş görüyle mi baksam, destek mi versem diye taraftar bile ikilem yaşıyor. Taraftardan ricam, sonuna kadar destek verin. Bunu erken siz terk etmeyin. Biz terk etmiyoruz, sizde terk etmeyin. Hiç kimse bu durumda olmak isteriz. Buradan nasıl çıkarız, aslında bana göre büyük bir çevirme şansımız var. Yeter ki maç kazanalım. Bunun için, futbolcuya destek moral, umut aşılamak lazım. Neticede onlar sahaya çıkıp oynuyor. Hepimizin gayreti bu doğrultuda olursa, bu berbat durumun içerisinden çıkma olası olur diye düşünüyorum. İnşallah bu söylediklerim ciddiye alınır. Biz kendi içimizde böyle bir şeyde bırakmışlık olmaz. Hele ben kesinlikle bırakmam, bitene kadar ufacık da şansım olsa devam ederim. Yönetim, çalışanlar ve futbolcularımız bu işi başarmak için uğraşı vermek zorundayız” ifadelerini kullandı.
“BUNU RİZE’DE BAŞARDIK”
Tecrübeli teknik adam Yılmaz Vural, geriye kalan 9 maçtan 7 tane kazanmaları gereken maç olduğuna da işaret ederek, “Ben kendi pratiğimi düşünüyorum, 2003 yılında Rizespor’da çalışırken, 11 maçtan 9’unu kazanarak ligde kaldık. Bu maçların içinde Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe maçları da vardı. Bir mucizeyi başararak ligde kaldık. Tam tersi Antalya’da ise 27. haftada 37 puanımız vardı. Son 7 maçta 2 puan aldıkve ligden düştük. Çok çarpıcı iki tane örnek verdim” şeklinde konuştu.
“GELECEK ADINA TÜRK FUTBOLU ÇOK KORKUNÇ”
Bir gazetecinin gelecek yıldan itibaren 14 yabancı oyuncunun yer alması yönünde iletilen bir soruya ise Vural, “Türk yabancı oyuncu ayrımını şiddetle yaparsanız, ödemeden, takım kadrosuna kadar farklı bir boyuta getirirsek bu futbolun bitişi anlamına gelir. Hiçbir takımı idare edemezsiniz. Önümüzdeki sezondan sonra bu ligde çok fazla sayıda yabancı oyuncu gelecek. Bu lig Türkiye ligi mi, Türk oyuncu ve Türk antrenörün çoğunlukta olması gereken bir lig mi, yoksa azınlıkta mı kalacak? 14 tane yabancısının olduğu yerde 14 farklı dil konuşulmak zorunda olursa bu kadar tercüman mı var. Gelecek adına Türk futbolu çok korkunç ve hiç iyi bir gelişim değil. Biz Avrupa ile kendimizi kıyaslayamayız. Avrupa’da her antrenörün kendi dilinin yanında İngilizcesi de var. Türk futbolu önümüzdeki seneler büyük bir kaosun içine giriyor. Futbol kulüplerinin tek amacı var para, para. Kulüpler Birliği de aynı, hiç futbol gelişimi adına bir çalışmalarını duymadık. Alt yapılara önem verilmiyor. Hep para, para, para” cevabını verdi.


Vural: “Türk Futbolu Büyük Bir Kaosun İçine Giriyor”
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


