Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural: “Biz ne kadar Beşiktaş’tan çekiniyorsak Beşiktaş da bizden o kadar çekiniyor. Rakibi düşünerek oynayacak bir durumumuz yok. 36 Puan ve ikili avarajımızı iyi duruma getirirsek sondan dördüncü olarak ligi bitiririz”
Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasında Beşiktaş ile karşılaşacak olan Kardemir Karabükspor’da teknik direktörü Yılmaz Vural, “Biz ne kadar Beşiktaş’tan çekiniyorsak, Beşiktaş da bizden o kadar çekiniyor” dedi.
Ligde düşme potasından kurtulma mücadelesi veren ve Gençlerbirliği’ni mağlup ederek 13 hafta sonra galip gelen Kardemir Karabükspor, Ankara’da Beşiktaş ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. İdman öncesi Hikmet Ferudun Tankut Tesisleri’nde basın toplantısı düzenleyen Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, bu hafta oynayacakları Beşiktaş’ın kendileri için zor bir rakip olduğunu söyledi.
“KAZANMAMIZ GEREKEN BİR HAFTA”
Bu ligin en kaliteli ve dinamik takımlarından biri olan Beşiktaş’a karşı oynayacaklarını belirten Vural, “Bildiğim kadarıyla Beşitaş’ın cezalı ve sakat oyuncusu yok. Bilic, kadro yaparken biraz sıkıntıya girecek galiba. Çok iyi oyuncuları olan ve bizim takımın da gücünü planlayarak karşımıza çıkacak. Enteresandır, iki üstümüz ve iki altımız bu hafta karşılıklı oynuyor. Onların alacağı sonuçlar bizi ilgilendiriyor. Arkadan bizi aşağıya çekemeye çalışan takımlardan iki tanesi. Muhakkak kazanmamız gereken bir hafta. Zorlu bir rakip. Ben oyuncularıma güveniyorum, ortaya koydukları performans ile. 13 haftadır kazanamamanın verdiği bir stresle gergin atmosferde maçlarını oynayan bir takımdık. Bu hafta aldığımız galibiyetle hepimize inanılmaz mutluluk var. En azından emeğe dönüş oldu. Taraftarımızı, bizler, hepimizi biraz daha umutlarımızı yeşerdi” dedi.
“RAKİBİ DÜŞÜNEREK OYNAYACAK BİR DURUMUMUZ YOK”
Beşiktaş’ın da kendi açısından zorlu haftalara girdiğini aktaran Yılmaz Vural, “Bizim rakibi düşünerek oynayacak bir durumumuz yok. Kendi pozisyonumuz önemli. Buradan çıkmak istiyorsak, önemli deplasmanlar oynayacağız. Buralardan puan almamız lazım. Bir puan değil 3 puan almamız lazım. Bizim ligde kalmamız mümkün olsun. Ortada 21 puan var. Alın bunu 42 puanla bu ligde güle oynaya kalırsınız. Beşiktaş maçı olduğu gibi altımızdaki iki takımla da maçımız olacak. Bu maçlar altımızda diye kolay olmayacak. Galatasaray nasıl bizle oynarken, ecel terleri döktüyse biz de onlarla oynarken aynı sıkıntıları yaşayacağız. Hiçbir takımın Türkiye liglerinde birbirinden büyük bir üstünlüğü yok, oyuncu yapısı anlamında. Ben 36 puan artı avantaj ile ligde kalınacağını düşünüyorum. Biraz oturup çalıştım ve rakiplerin oynayacağı maçları, şu anki puanlarına bakıldığında 35-36 puanla artı averajla bu ligde kalabilir. Tabii ki ikili averajla. Biz 36 puan ve ikili averajımızı iyi duruma getirirsek sondan dördüncü alarak 15. sırada ligi tamamlamamız mümkün olabilir” diye konuştu.
“BU BİR UMUT VE BU UMUDU KAYBETMEYECEĞİZ”
Bu hafta fiziksel olarak ayakta durarak iyi çalışmaları gerektiğini de kaydeden Vural, “Beşiktaş maçının bizim için önemli bir kader maçı olduğunu biliyoruz. Oyuncularımızla oturup konuştum hepsin çok istekli olduğunu gördüm. Biz ne kadar Beşiktaş’tan çekiniyorsak Beşiktaş da bizden o kadar çekiniyor. Büyük takım ve seyircisi önünde oynayacak ama benim oyuncularım kalabalığın önünde oynamayı seviyor. Bu bir umut ve bu umudu kaybetmeyeceğiz. Bu haftada kazanıp ve ikinci sırada bir takıma karşı kazanmış oluruz. Bunu başarırsak bu moralle yavaş yavaş yelken rüzgarla dolmaya başladı. Onun biraz daha büyümesini istiyorsak bu maçın kazanılması lazım. Kazanırsak camiamızı tekrar ateşlesin ve kendine getirsin. Bizim için anlam taşıyan bir maç. Arka arkaya sıralarsak bu kazanç bize çok şey getirecek. Umarım bu fırsatı kaçırmayız” dedi.
“TÜRK LİGİ KAOSUN TAM ORTASINDA”
Bir gazetecinin ‘Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanının takım kaptanları ile yaptığı toplantı sonrasında dün akşam oynanan Fenerbahçe – Bursa maçından yaşanan olayları’ nasıl değerlendirdiği yönünde bir soruya ise Vural, “Anadolu ve İstanbul takımı diye adlandırdığımız bu ligin artık 18 takımlı bir lig olduğunu her yönetilen maçı da 18 takımlı bir ligi yönetiyoruz diyecek hakemlerin olması gerekli. Adaletin ve güvenin maalesef takımlara eşit dağıtılmadığının ifade edildiğini gözlemliyoruz. Bunlar söyleniyor ama bazen duygusal bazen de çok ciddi ifadelerle olduğunu gözlüyoruz. Bu lig artık kendine olan adalet mekanizmasını iyi çalıştırmazsa hala bu lig büyük takımların bu konuda kullanıyormuş duygusunu yenemezse, yendiremezse veya yönetemezse bu sürtüşmeler sonsuzsa kadar devam eder. Ne Sayın Cumhurbaşkanımız bunu engelleyebilir ne de yöneticiler. Ne kadar iyi niyetli olursa olsun bu işi yapabilir. Türk ligi kaosun tam ortasında. Bunu çözmek de federasyon yöneticileri ve Türk sporunu yönetenlere ait. Bugün bakıyorsunuz Samsunspor’un 3 puanı silinmiş. Ona bakarsan bu ligdeki takımların sezon başından 6-8 puanın silinmesi gerekiyor, onları niye silinmiyor. Böyle olunca milleti birbirine düşman ediyorsunuz. Varsa puanı silinecekleri, hepsini silin” cevabını verdi.


Vural: “Bu Bir Umut ve Bu Umudu Kaybetmeyeceğiz”
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


