Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Ekim, 2021 08:56 tarihinde yayınlandı
0

Vergili: “Bizlere insan hakları dersi vermeye kalkan Hollanda kendine baksın”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 41. Genel Kurulu için bulunduğu Strasbourg’da, Hollanda’da Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın İzlenmesi raporunun tartışılmasında söz aldı.

Bizlere insan hakları dersi vermeye kalkan Hollanda’nın  İslam dininin asırlar önce yasakladığı köle ticaretini, kendisine 4-5 bin kilometre uzaklıktaki BES Adaları’nda 19’uncu yüzyıla kadar sürdürdüğünü belirterek;  “Raporun tamamını okuduğum zaman üye ülkelere davranışlarla, üye olmayan ülkelere davranışların ne kadar acımasız olduğunu görmekteyim. Raportörler tüm eksiklikleri ve ayrıntıları rapor içerisinde belirtmişler, sonuç bölümünde nasıl oluyor da çok olumlu bir hava yaratmışlar, kendileriyle çelişmişlerdir? Raportörlerin tespitine göre iller ve belediyeler merkezi hükümete bağlı olmaya devam etmekte, iller meclis tarafından yönetilir, meclisler kral komiseri tarafından yönetilen bir temsilcidir. Hollanda anayasasının 131. maddesine göre kralın komiserleri ve belediye başkanları atanır. Burada bulunan temsilciler dahi kraliyet komiserleri tarafından atanmıştır.

Belediyelerin özerkliği sınırlı, mali olarak fonlardan alınacak yardımlar ve merkezi hükümete bağlı. Eş yönetim sistemi tamamen reddediliyor. Gerekçe olarak belediyelerin eylem ve karar alma özerkliğini azaltması gösteriliyor. 2018 yılında başkanları ve kral meclislerini atama usulü ile ilgili anayasa değişikliğinin önü açıldığı ama yapılmış bir değişikliğin görülmediği izlenmiştir.

Hollanda, 12 il, 352 ve 3 özel belediyeden bahsetmekte. İlgi çekici 3 özel belediye. Denizaşırı Hollanda’ya 4-5 bin km. uzaklıkta 3 özel belediyesi Bonaire, Saba, Sint Eustatius adaları olarak adlandırır. Avrupa yerel yönetimler kapsamına alınmamaktadır. Bu adaların özelliği 1640’larda Hollanda’nın köle ticaretinde aktarma istasyonu olarak kullanılmasıdır. Asyalı ve Afrikalı kölelerden oluşmuştur. Nüfusun %85’i Afrika, %15’i Asyalıdır. Hollanda, Asya, Hintli, Bangladeşli diğer ülkelerden de köleleştirme yapmıştır. 1865’te köleliğin kaldırılmasıyla Hollanda adaları, Hollanda karayipleri, Hollanda kralı temsilcileriyle günümüze kadar idare edilmiştir. Hollanda karayiplerini, Hollanda kralının temsilcisi idare eder. Konuşulan dil İngilizce, resmi dil Felemenkçedir. Hollanda’da yaşayanlarla sosyal güvenceleri aynı değildir. Hatta internet kullanımları bile sınırlıdır. Geçimleri tamamen Hollanda’ya bağlıdır. Hollanda bu adalarda kurduğu offshore şirketleri ve kıyı bankacılığıyla kara para aklıyor, vergisiz gelir sağlıyor. Adalardan vasıflı kişilerin Hollanda’ya alınmasıyla adaları idare edecek yetenekli insan bulunmamaktadır. Internet araştırmasında Belediye Başkanlarının isimleri bulunmazken, kraliyet komiserlerinin isimleri yer almaktadır. İnsan hakları ihlali mevcuttur. Raportörler yerel yönetimlerde öz yönetim olabileceği düşüncesindeki gerekçeleri Hollanda’daki kültüre uygun olmasına bağlamaktadır. Belediye başkanlarının atanması ülkede bir konu olarak ele alınamazmış diye bir görüşleri vardır. Raportörlerin, raporları Avrupa Yerel Yönetimler Mevzuatına göre hazırlaması gerekir. Bu kadar olumsuzluğu çok iyimser olarak gösterebiliyorlar. Anlaşılabilir değil. Adalardaki kişilerin hakları için bu rapora hayır oyu vereceğimi bildiririm, diğer üyelerin de iyi değerlendirmesini isterim.” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay