Reklam
Reklam

“VERGİLİ ADAY OLMAZSA BEN ADAYIM..!”

Ramazan Öztürk tarafından
24 Eylül, 2023 16:09 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan 2024 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerle ilgili olarak Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’ye tam destek olacağını söyledi. Baylan;  “Aday olursa onu desteklerim, şayet Başkan aday olmazsa ben adayım” dedi.

Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan, kentimize 55 yıllık hizmet hayatının olduğunu ifade ederek, demir çeliğin kurulduğu ilk yıllarda kapasitesi 250 bin ton iken bugün özel bir haddehane olarak  360 bin ton kapasiteli ihracat yapan bir şirket kurduklarını ve artık bir fabrikaya  daha ihtiyaç doğduğunu vurguladı.

Dernek Başkanı Baylan: “Işık Hadde ve petrol olarak 55 yıldır kentimizde hizmet veriyoruz. Haddemiz, 2018 yılında ihracata başladı. Doğukan oğlum, bugün 8 ayda 19 milyon dolarlık ihracat yapabiliyor. 113 ülkeye mal satıyoruz. Emrah oğlum petrolde devam ediyor. 5 tane istasyon var. Kızım iç mimar ve biz güzel bir aileyiz. Kentimiz için ülkemiz için çalışmaya devam ediyoruz. Yeni kurulacak fabrika 24 ayda yaklaşık yüzde 90’ı tamamlandı. Mart ayı gibi üretime başlar diye düşünüyorum. Şu an 250 bin ton ticari hacmimiz olmasına rağmen bunun 120 bin tonu kendi kapasitemizde elde edilirken 130 bin tonunu dışarıdan alıyoruz. Onun için de aldığımız mallarda her zaman 20-25 dolar gibi bize maliyet artışı getiriyor. İster istemez ikinci fabrikayı açmak elzem oldu. Mal gelmiyor. İskenderun’dan mal gelecek, Karabük’ten İzmit Dilovası’na gönderiyorsun. Zonguldak limanı gibi maliyetler artınca da o günkü valimiz bize 50 bin dönüm arsayı fabrika kurmak için yer verdiler. Orası tamamlanınca 240 bin ton üretecektir. Biz de toplamda 360 bin ton üretim yapacağız inşallah. 1947’lerde demir çelik fabrikaları Türkiye için üretim kapasitesi 250 bin tonmuş. Biz dünya pazarında rekabet etmek istiyoruz. Nereden nereye özel sektörde gelişiyor ve büyüyor. Yolumuzda devam ediyoruz.” dedi.

Yanlarında çalışan İşçilere  enflasyon oranı artışınca zam yaptıklarının altını çizen Baylan;  “Bugün dolar arttıkça işletme sermayen küçülüyor. Her şeye zam geliyor. Haddeciler bugün ihracat yapmıyorsa finansını sağlayamıyor. İlk sorunumuz enflasyon fiyat artışı, işçi ücretleri, elektrik ve doğalgaz zamları oldukça rekabette geride kalıyorsunuz. Dünya piyasası ile yarışamıyoruz. Tünelin önünde ışık doğacağını göremiyoruz. Ben bir bakana anlattım sorunlarımızı bir şey yapamıyorlarsa gölge etmesinler yeter. Biz tarhana içer, soğan ekmek yer yolumuza devam ederiz.” diye konuştu.

KÜTÜK FİYATI SIKINTISI

Başkan Baylan: “Kardemir varsa varız. Yoksa biz yokuz. Biz önceki dönemlerde yani MutullahYolbulan ve Kamil Güleç yönetimlerinde iken Karabük haddehanecileri olarak, üretimimizin yüzde 70’ini Kardemir’den alıyorduk. Yüzde 30’unu da Kardemir veremediği için yurtdışından örneğin İran, Azerbaycan ya da Rusya’danalıyorduk. Şimdi bu tersine döndü. Yüzde 30’unu Kardemir’den alıyoruz. Geri kalan yüzde 70’ini dışarıdan alıyoruz. Karabük haddehanelerinde Kardemir çalışanı kadar çalışan var. Yanlış bir şey de söylemek istemiyorum ama Türkiye’nin dövize ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanımda, Sayın Maliye Bakanımda istihdam, üretim ve ihracat diyor. İhracatı destekleyeceğiz diyorsunuz. Ancak ihracatı desteklemiyorsunuz. Benim yüzde 70 dövizimi aynen bu tabiri Karabük’te Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İsmail Demir Bey’e de kullandım. Benim yüzde 70 dövizimi elin gâvuruna neden veriyorsunuz. Burada stoklarda bu mal bekliyor. Finansı yiyorlar. Bunu özellikle belirttim. Örneğin geçenlerde profili satamadılar. 55-60 dolar aşağı fiyat çektiler. Kütük’te niye çekmiyorsunuz? Ben istihdam yaratıyorum ve ben üretim yapıyorum. İhracatçıyım. Bir cevap alamadım. Kardemir bizim ve kimseye laf söyletmeyiz. Yöneticilerimize buradan bir mesajım var. Akıllarını başlarına toplasınlar. Akıllı olsunlar. Kardemir tek başına 46 milyon dolar ihracat yapıyor biz genel olarak 1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Herkes bunun hesabını bir yapsın. Kardemir’in birkaç tane yönetim kurulu üyelerinin olması hakkında daha önceki iki arkadaşın geçinememesi sebebiyle devlet buraya birilerini gönderdi. Ancak Kahramanmaraş eski başkanının, eski bakanların burada ne işi olur, onun yerine daha mesleki tecrübesi olan birileri atanabilirdi.” dedi.

İSMAİL DEMİR’E AÇIK MESAJ

Kardemir’den beklentilerinin olduğunu ifade eden Baylan; “Bugün Karabük bizim, bu bayrak bizim. Demir Çelik fabrikaları varsa, haddehaneler vardır. Var olacaktır. Denize ve limana uzak olduğumuz için biz 25 dolar ekside gidiyoruz. İnsanlık üstü bir enerji veriyoruz. Çocuğum 10 gündür Şili, Peru, İstanbul konferansa katılıyor. Biz bir aileyiz. Biz işçimizi aç ve açık bırakamayız. Karabük için çalışıyoruz. Vergimizi, sigortamızı ve muhtasarımızı ödüyoruz. Devletle bir sorunumuz yok. Işık Çelik bir yılda, 340 kişi çalıştırıyor, 9 bin tıra iş veriyor. Bunu 25’e vurduğunda tüm haddeciler, binlerce insana istihdam yaratıyoruz.  Kardemir’de 3 bin 500 kişi çalışıyor. Bizlerde de o kadar işçi çalışıyor. Kapasitesi 2 milyon 300 bin ton, bizde de 3,5 milyon ton kapasite var. Biz kütük üretemiyoruz. Aramızdaki fark bu. Kardemir bizim anamız babamız ve ocağımızdır. Her şeyi ticari düşünmemek lazım. Bu nedenle beklentimiz var. Kütük fiyatlarını aşağı çekerlerse biz rekabet etme şansını yakalarız. Yoksa orda bir genel müdürün, memurun keyfine bırakılmaması lazım. Yönetimde geçmişi bilen isimler olursa bunun farkına varır. Aksine bir karar da veremezler. Biz yoksa ki gerçekten eziliriz, yok oluruz ve siliniriz.”  dedi.

YEREL SEÇİMLERDE ADAY DA OLABİLİRİM

2024 Yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Belediye Başkan Adayı olabileceğinin sinyalini veren Baylan; “Yeni milletvekillerinin bizlerle çok iyi bir takım oyunu içerisinde olması lazım. Tabi şimdi çok yeniler. Zamanla bunlar oturacaktır. Yerel seçimlerde Rafet Vergili, yeniden aday olursa onu desteklerim. Sayın Rafet Bey, MHP’den milletvekili birinci sıra adaylığı teklif etti. Ancak biz ailece yatırımda olduğumuz için bu teklifi kabul etmedik. Beni 20 sene sonra siyasete layık gördüyse ve Sayın Rafet Vergili yeniden aday olmazsa ben neden olmayayım. Karabük halkı da beni buna layık görürse, benim neyim eksik. Aday olurum.” dedi. (Ramazan Öztürk)

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay