Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Kasım, 2021 07:23 tarihinde yayınlandı
0

VATANDAŞLAR AŞI OLMAMAKTA HALA DİRETİYOR

Üç haftadır vaka oranında birinci olan Karabük’te aşı seferberliği başladı.Sağlık ekipleri sahaya çıkıp vatandaşları aşıya ikna etmeye çalışıyor

Yeni tip korona virüs vaka oranında 30 Ekim-5 Kasım tarihleri arasında da en yüksek iller arasında birinci sırada yer alan Karabük’te sağlık ekipleri aşı oranlarını artırmak için seferberlik başlattı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 30 Ekim-5 Kasım tarihleri arasında açıkladığı haftalık vaka oranı tablosunda Karabük 536,50’lik oranla yine birinci sırada yer aldı. Üç haftadır vaka oranında birinci sırada yer alan kentte İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri halkın sağlığını korumak ve Covid-19 ile mücadele için aşılama çalışmalarını hızlandırdı. Her gün iş yerlerinde, pazar yerlerinde, sanayi sitelerinde, okullarda, cami önlerinde kurulan mobil aşı araçları ile vatandaşları bilgilendiren ekipler, aşıya ikna etmeye çalışıyor. İkinci doz aşıda yüzde 74.6 oranına yaklaşılan kentte hedef bir an önce mavi kategorideki iller arasında yer almak.

“İkinci dozda istediğimiz noktaya ulaşabilmiş değiliz”
İHA muhabirine konuşan Toplum Sağlığı Merkezi doktorlarından Melih Tarık Özdemir, “Yüzde 75 barajını aşamamamız nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğümüzün tamamının seferber olduğunu söyleyebilirim. İnsanların yoğun olarak bulunduğu her yerde olmaya çalışıyoruz aşı yapmak için. İnsanlardan beklentimiz de buna itibar göstermeleri ve gelip aşılarını olmaları. Özellikle ikinci dozda istediğimiz noktaya ulaşabilmiş değiliz” ifadelerini kullandı.

“Bizi dinlememeyi tercih ediyorlar”

Vatandaşların resmi açıklamaları doğrultusunda hareket etmelerini istediklerini ifade eden Özdemir, korona virüse karşı en büyük silahın maske, mesafe ve hijyen ile aşının olduğunu anlattı. Özdemir, “Bunlara dikkat etmeye devam etmemiz lazım. Pazarı dolaşıyoruz. Birçoğu takmıyor. Aşı hakkında bilgilendirmeye çalıştığımızda bizi dinlememeyi tercih ediyorlar. Beklentimiz eşinden dostundan komşusundan duyduğunu değil, müdürlüğümüzün ve bakanlığımızın yapmış olduğu resmi açıklamalara bağlı olarak pandemiye karşı bizimle beraber hareket etmeleri. İnsanlar pandemi bitmiş zannediyor. Aşı olmanın yeterli olmadığını veya gereksiz olduğunu zannediyorlar. Bu konuda hastaneden bilgileri alabilirler. Yoğun bakımlar ciddi şekilde doluluk içeriyor. Birçoğu da aşısını tamamlamamış ya da hiç olmamış insanlar” diye konuştu.
Aşı çalışmalarına Organize Sanayi Bölgesinden başladıklarını aktaran Özdemir, işçilerin ilgilerinin yoğun olduğunu söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin