Vatandaşın Kurban İbadetiyle Alay Ediyorlar!... - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Haziran, 2023 16:01 tarihinde yayınlandı
0
0

Vatandaşın Kurban İbadetiyle Alay Ediyorlar!…

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde bazı marketlerin kasaptan kilo ile  et alır gibi kurban hissesi sattığı ifade edilirken, bu etleri de  taksitle satmaları vatandaşın kurban ibadetiyle alay etmek olarak yorumlandı

Kurban Bayramına sayılı günler kala bazı marketlerin kasaptan et alır gibi kurban hissesini kilo ile sattığı hatta vatandaşların ilgisini çekmek için taksit avantajı sunduğu belirtilirken, Kurban günlerinde kasaptan et alır gibi bir anlayışla marketlerden kurban siparişi ile kurban kesilemeyeceği ifade edildi. Bu şekilde bir satışın vatandaşların kurban ibadetiyle alay etmek olduğu şeklinde görüş beyan edilirken, o şekilde bir kurban almanın ve kestirmenin İslam’da yerinin olmadığı bildirildi.

Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz İl Müftüsü Ercan Aksu, kurbanlık hayvanın alım satımının et alışverişine dönüştürülmesinin  uygun olmadığını ifade ederek, şu açıklamayı yaptı:

“Kurban kesecek bir müslümanın asli ihtiyaçları dışında 80.18 gr 24 ayar altın veya bunun karşılığında bir para veya sermayeye sahip olması gerekir. O da günümüz Türk lirası olarak yaklaşık 107.000 TL tekabul etmektedir…Bu kadar parası veya malı olmayan bir müslümanın üzerine Kurban kesmek VACİP değildir. Ancak yine de kurban ibadetini yapmak istiyorsa kurban kesebilir ve sevabına da nail olur.

Kurbanlık hayvan satış usulleri

Günümüzde kurbanlık alım-satımı genellikle şu üç şekilde gerçekleştirilmektedir.

  1. Götürü (kabala) usûlü ile kurban alım satımı: Bu satışta, satıcı ve müşteri muayyen olan bir hayvan üzerinde pazarlık yapmakta ve belirledikleri bir fiyat üzerinde anlaşmaktadırlar. Kurbanlık hayvanda geçmişten günümüze uygulanagelen yaygın yöntem budur.
  2. Hayvanın canlı olarak tartılarak fiyatının belirlenmesi yoluyla alım-satım: Bu satış işleminde kurbanlık hayvanın fiyatı, canlı haldeki kilosu dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu şekilde de kurbanlık alım satımı yapmak mümkündür.
  3. Hayvanın karkas etinin kilogram birim fiyatının belirlenmesi ve toplam fiyatının, kesildikten sonra tartılarak elde edilecek rakam olduğu hususunda tarafların anlaşması yoluyla alım-satım.

Kurbanlık hayvan bu yöntemle de alınıp satılabilir. Ancak bu şekildeki satın alınan kurbanın geçerli olabilmesi ve ibadetin et alım satımına dönüşmemesi için aşağıda belirtilen şartlara riayet edilmesi gerekir:

Karkas etin kilogram birim fiyatının belirlenmiş olması.

Alış-veriş esnasında satışa konu olan hayvanın belirlenmiş olması.

Belirlenen hayvan üzerinde satış işleminin tamamlanmış olması.

Hayvanın, sadece kurban niyetiyle kesilmesi. Yani herhangi bir organının (et, deri, sakatat vb.) satıcıda kalmasının şart koşulmaması veya kesim veya organizasyon ücretine sayılmaması gerekir.

Şayet kurban günlerinden önce alıcı, hayvanı yukarıda belirtilen usullerden biri ile alacağını vaat etmiş ve alım-satım tamamlanmamışsa, kurban kesiminden önce satım akdinin tamamlanması-kesinleştirilmesi gerekir.

Kurban mal ile yapılan bir ibadet olması hasebiyle, kurbanlık hayvanın alım satımının et alışverişine dönüştürülmesi uygun değildir. Nitekim ayet-i kerimede “Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. (Hac, 22/37)” buyrulmaktadır.

Kurban mali bir ibadettir. İbadetler de Allah hakkıdır hassas olmak gerekir. Şimdi çok güzel bir hizmet, fakat burada dikkat edilmesi gereken şeyler var. İbadetlerde istediğim gibi yaparım ve olur anlayışı olmaz. O yüzden özellikle bu iş vekaletle yani bir kurum veya kişi tarafından vekaletle kurban kesim işlemi yapılacaksa 1) vekalet 2) hisse sahiplerinin belirlenememesi…. konuları gündeme gelir.

genelde marketlerde şöyle bir uygulama ortaya çıkıyor. Eğer kişiye kg garantisi taahhüt edilmişse bu bir takım mahsurlu sonuçlara sebebiyet veriyor.

Örneğin topluca bir kesim yapılıyor. Her bir hissedara kesim yapıldıktan sonra 30 kg et alacağı taahhüt ediliyor. Hissedarlara taahhüt edilen 30 kg et miktarını tutturmak için-ki böyle bir taahhüt olamaz- gayret gösteriliyor. Oysa aslolan bir hisseye kaç kg et düşeceğini belirlemek değil, her hissedara kaç hisse verileceğinin belirlenmesidir. O yüzden bu işlem yapılırken yaklaşık bir miktarı söylenmelidir.” (Haber Merkezi)

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin