Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, Kelkit ilçesinde bulunan ve Roma İmparatorluğu’nun ayaktaki 4 lejyon kalesinden birisi olan Satala Antik Kentinde 5,5 milyon TL ödenekle kazı ve restorasyon çalışmalarının Haziran ayı içerisinde başlayacağını söyledi.
Kelkit ilçesi temasları kapsamında Kaymakamlık Toplantı Salonunda konunun ilgilisi kurum müdürleri ve kazı heyetiyle toplantı yapan Vali Tanrısever, alanda yapılan ve yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe miras” projesi kapsamında ilçeye bağlı Sadak köyü sınırlarındaki Satala Antik Kentinde bu yıl yapılacak kazı çalışmalarına 5,5 milyon TL destek vereceğini ifade eden Vali Tanrısever, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilmiş tek kalesi, Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek Roma Lejyon kalesi ve 5 Roma İmparatorunun ziyaret ettiği tek lejyon kalesi olan Satala Antik Kentini çok önemsediklerini söyledi.
Prof.Dr. Şahin Yıldırım tarafından başlanan kazı çalışmalarını devralan Dr. Öğretim üyesi Elif Yavuz Çakmur, toplantıda dünyadan örnekler aktararak lejyon kalelerinin nasıl gün yüzüne çıkarıldığını ve turizme nasıl kazandırıldığında dair örnekler aktardı. Ekiplerinin hazır olduğunu ve kazının yanında proje ve restorasyon projelerine öncelik vereceklerini kaydeden Çakmur, eski sağlık ocağı binasının olduğu binanın ziyaretçi karşılama merkezi yapılacağını, bu yıl alanda öğrenciden çok akademisyen ve uzman olacağını belirtti.
Toplantıda mimar ve restorasyon uzmanı Tuncer Çağrı Çakmur ise Gölbaşı mevkiindeki Roma mezarlığının olduğu alanda ve Roma döneminden kalma havuzda çalışma yapacaklarını söyledi. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Gümüşhane Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Esra Tunç da toplantıda yaptığı sunumla Satalayla ilgili hazırladıkları projeler hakkında bilgiler aktardı.
“Satala’yla çok işimiz var. Önceliğimiz sizin çalışmalarınızın önündeki engelleri kaldırmak. Elimizi çabuk tutalım” diyerek alanda yapılan çalışmaları çok önemsediğini ifade eden Vali Tanrısever, Satala Antik Kenti’nin Türkiye’ye ve dünya turizmine kazandırılması için çalışmalar yapılacağının altını çizdi.
Vali Tanrısever, bölgede bulunan eski sağlık ocağının Roma Lejyon Binası ismiyle turist ağırlama ve karşılama alanı olarak hizmete kazandırılacağını belirterek, “Satala Antik Kenti’ndeki çalışmaları nasıl hızlandırırız, Türkiye ve dünya turizmine nasıl kazandırırız bunun fikir alışverişini yaptık. Potansiyelimiz çok yüksek. Satala’nın kıymetini sadece biz değil Türkiye ve dünya bilecek. Buradaki temel sıkıntılarımızdan birisi gelen insanların ağırlanabileceği bir yer. Orada kendilerine asgari de olsa bu bölgenin öneminin anlatabileceği ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir mekana ihtiyaç var. Burayı da eski sağlık ocağını Roma Lejyon Binası haline getirmek suretiyle ilk turist ağırlama ve karşılama yeri olarak hizmete kazandıracağız. Bölgenin birtakım eksiklikleri ve bu eksiklikleri tamamlamak için elimizden geleni yapacağız. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan çok ciddi bir proje desteği ve maddi kaynak geldi. Bir proje kaynağını da DOKAP’tan almayı planlıyoruz. Bunun için projelerimizi yaptık, önümüzdeki sene de onun kaynağı gelirse Satala topyekûn bir ayağa kalkma sürecine başlayacak. Bu zamana kadar yapılacaklar genel hatlarıyla çizilmiş bundan sonra ayağa kalkacak” dedi.
Gümüşhaneli iş insanı Aydın Doğan’ı da yakın zamanda Kelkit’e ve Gümüşhane’ye davet ederek Satala’daki çalışmaları bizzat yerinde göstererek, bu çalışmanın önemini de izah ederek destek talep edeceklerini sözlerine ekledi.
Toplantıya Kelkit Kaymakamı Kadir Algın, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş, kazı başkanı Dr. Öğretim Üyesi Elif Yavuz Çakmur, DOKA temsilcisi Esra Tunç, Köylere Hizmet Götürme Birliği Müdürü Çetin Kaya ve Sadak Köyü muhtarı Muharrem Erdoğan da katıldı.


Vali Tanrısever: Satala Antik Kenti Türkiye’ye ve dünya turizmine kazandırılmalı
Eşini ve kayınvalidesini öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Zonguldak’ta eşi ve kayınvalidesini sokak ortasında tüfekle öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Duruşma sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Halil Alkaç, “Eşimi ve kızımı öldürdü. Aldığı ceza ailemi geri getirmez ama bir nebze içimiz rahatladı” dedi.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına sanık Yusuf Ündeş, aile yakınları ve taraf avukatları katıldı. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan duruşmada, iddia makamı daha önceki mütalaasında tutukluluk halinin devamını talep etti.
Sanık son savunmasını yaptı
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yusuf Ündeş, olaydan pişmanlık duyduğunu söyledi. Ündeş, “Defalarca söyledim. Yine söylüyorum. Bu işin olmasını istemezdim. Çok pişmanım. Eşime ve kayınvalideme 4-5 ay boyunca yalvardım. Allah’ın önünde diz çökerim. Onların önünde de diz çöktüm. Oğlumu bana karşı kışkırttılar. Anneme ve canım eşime yalvardım. 4-5 ay böyle geçti. Çok pişmanım” dedi.
Sanık avukatı ise müvekkilinin savunmasına destek çıkarak, “Müvekkilim ilk aşamadan itibaren oğlunun kendisine karşı doldurulması ve üç adet olay var. Mahkemeniz 2 kez dosyaya yenilik katmayacağı kanaatiyle reddetti. Biz adil yargılama hakkının ihlali olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti son sözünü sorması üzerine sanık Yusuf Ündeş, “Çok pişmanım. Çok üzgünüm. Torunlarımla gezmek yaşamak isterdim. Ben de babayım. Siz bilirsiniz. Karar mahkemenin” dedi.
Mahkeme eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zahide Alkaç’ı kasten öldürme suçundan tutuklu yargılanan Yusuf Ündeş hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, sanığa eşine ve kadına karşı kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, takdiri indirim uygulamadı.
Cezaevinde saçlarını boyatmış
Eşini ve kızını kaybetmenin acısını yaşayan Halil Alkaç ise sanığın aldığı cezayı değerlendirdi. Daha önce ilgili yerlere başvurularda bulunduklarını ancak yeterli sonuç elde edemediklerini söyleyen Halil Alkaç, “Biz defalarca kızımın uzaklaştırması olduğu halde tehdit mesajlarıyla şikayette bulunduk. Bu ölüm göz göre göre gelen bir ölüm. Şimdi sağda solda kendi akrabalarından birtakım laflar var. Kısasa kısas diyorum. Ben 66 yaşındayım. Ben kaybedeceğimi zaten kaybettim. 50 yıllık eşim ve kızımı kaybettim. Benim eşim 4. evre lösemi hastalığını atlattı. Ündeş’in saçları bembeyazdı, sakalları bembeyazdı. Artık tanınmamak için mi yaptı. Saçlarını boyatmış. Biz defalarca bu şikayetlerde bulunduk” dedi.

