Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Kasım, 2019 09:48 tarihinde yayınlandı
0

Vali Gürel’den POMEM ve Ceza Evi ziyareti

Karabük Valisi Fuat Gürel  Polis Akademisi Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) Müdürlüğüne atanarak göreve başlayan Zekeriya Çoban ve Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mustafa Öztürk’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

İLK ZİYARET POMEM’E

Vali Fuat Gürel, Polis Akademisi Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğüne atanarak göreve başlayan Zekeriya Çoban’ı ziyaret ederek “Hayırlı Olsun” dileklerinde bulundu.

POMEM’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler alan Vali Gürel, yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunduğu POMEM Müdürü Zekeriya Çoban’a çalışmalarında başarılar diledi.

KARABÜK T TİPİ KAPALI VE AÇIK CEZA İNFAZ KURUMUNU ZİYARET

Vali Fuat Gürel, Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mustafa Öztürk’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak incelemelerde bulundu.

Karabük T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü olarak atanan ve kısa süre önce göreve başlayan Mustafa Öztürk, kendisine hayırlı olsun temennisinde bulunan Vali Gürel’e hükümlü ve tutuklu sayıları, yürütülen faaliyetler ve çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Karabük T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunun dış güvenliğini sağlayan Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığını ziyaret eden Vali Gürel, jandarma personeliyle bir araya gelerek güvenlik hakkında bilgiler alıp kolaylıklar diledi.

Vali Fuat Gürel’e,ziyaret ve incelemelerinde  Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Jandarma Komutan Vekili Mustafa Kuraş, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. İsmail Kara ve İl Yazı İşleri Müdürü Şerafettin Kelleci eşlik etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin