Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Eylül, 2023 04:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Vakte meydan okuyor, ecdadın hayvan sevgisini gözler önüne seriyor

Tokat’ta tarihi Ulu caminin sütununda bulunan kuş yuvası, ecdadın hayvan sevgisini gözler önüne seriyor.
Tokat’tın tarihi Sulu sokağında bulunan Ulu Cami, birinci olarak 12’nci yüzyılda, Danişmentliler tarafından inşa edildi. 1679 yılında, Sultan 4’üncü Mehmed vaktinde Ulu cami büsbütün yıkılarak yenilendi. Ulu Cami doğu ve batı tarafında 2 adet son cemaat yerine sahip olmasıyla Anadolu’da tek olma özelliği taşıyor. 9 asırdır ayakta duran cami, Güneydoğu cephesinde bulunan taştan oyma kuş konutuna sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Cami ile birebir yaşta olduğu düşünülen kuş konutu, ecdadın hayvanlara olan sevgisinin en değerli delillerinden birisi olarak dikkat çekiyor. Vakit zaman kuşların tekrar geldiği yuva vakte meydan okuyor.
"Camiyi yapan adamın imzası üzere orada duruyor"
Doğduğundan itibaren caminin karşısında bulunan konutta yaşadığını belirten Recai Yıldıray(79), "Bildiğim kadarıyla cami 635 yıldır ayakta duruyor kitabesinde herşeyi yazıyor. 3 imparatorluğu da görmüş, bugüne kadar da ayakta kalmış bir yapıdır. İnşallah ebediyen de camimiz ayakta kalır. Bir defa tamir edildi, uzun yıllar kapalı kaldı akabinde açıldı. Cami açılalı 15 yıl oldu. Camiyi ve kuş yuvasını yapandan Allah razı olsun, camiyi yapan adamın imzası üzere orada duruyor. Bu eser benim diyerek övünerek imzasını atmış. Bizim çocukluğumuzda yuvanın önünde havuz vardı, kuşlar banyo yapardı orda, şuan da gelen giden kuşlar var. Camiyi ve kuş yuvasını soran çok fazla kişi var. Buranın tamir edilmesiyle bu sokaklarda insanların uğrak noktası oldu. Kul yuvasının Önde ki havuzunun çökmesi dışında bir tahribatı olmadı, olduğu üzere durmaya devam ediyor" halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin