Uzmanlar sıcak havalarda güneşe maruz kalınmaması konusunda uyarıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Temmuz, 2023 10:53 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 21.09.2023 11:01
0
0

Uzmanlar sıcak havalarda güneşe maruz kalınmaması konusunda uyarıyor

Yaz aylarında sıcak havalarda uzun süre dışarıda bulunmak ve güneşe uzun süre maruz kalmak beraberinde çeşitli sağlık sorunlarını da getiriyor.

 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şüküfe Şirinova, “Özellikle risk grupları 65 yaş üstü yaşlılar, 4 yaş altı çocuklar, kronik hastalıkları olanlar, hamileler ve açık havada çalışanlar. Güneşin en sıcak olduğu 10-16 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkılmamalıdır. Eğer çıkılacaksa açık renkli hafif ve bol kıyafetler tercih edilmeli. Geniş kenarlı hava delikleri olan şapkalar tercih edilmeli ve gözleri korumak için güneş gözlüğü kullanılmalı” dedi.

Özellikle yaz aylarında havanın sıcak olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmak veya güneşe uzun süre direkt olarak maruz kalmak güneş çarpması, sıcak bitkinliği, sıcak krampları ve güneş yanıkları gibi sağlık sorunlarına sebep oluyor. Uzmanlar, özellikle 65 yaş üstü yaşlılar, 4 yaş altı çocuklar, kronik hastalıkları olanlar, hamileler ve açık havada çalışanların bu gibi durumlara karşı dikkat etmelerini öneriyor. Saygı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şüküfe Şirinova, “Aşırı sıcaklar beraberinde sağlık sorunlarını getirmektedir. Sıcak ve nem artışı vücut sıcaklığını arttırmakta ve metabolizma bunu dengelemeye çalışmaktadır. Genelde bunu vücut ısısını dengelemek için terleme ile yapmaya çalışırız fakat aşırı sıcak durumunda terleme ile bunu yapamayabiliriz. Bu durumda çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Özellikle risk grupları 65 yaş üstü yaşlılar, 4 yaş altı çocuklar, kronik hastalıkları olanlar, hamileler ve açık havada çalışanlar. Güneşin en sıcak olduğu 10-16 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkılmamalıdır. Eğer çıkılacaksa açık renkli, hafif ve bol kıyafetler tercih edilmeli. Geniş kenarlı hava delikleri olan şapkalar tercih edilmeli ve gözleri korumak için güneş gözlüğü kullanılmalı. Mümkünse bu saatlerde denize gidilmemeli. Eğer gidilecekse de güneş kremi kullanılmalıdır ve uzun süre güneşlenmekten kaçınılmalıdır. Onun dışında mümkünse gün içinde sık sık duş alınmalı, alınamazsa da eller, yüz ve ense bölgesi sık sık ıslatılmalıdır. Susuzluk hissi olmasa bile sıvı tüketimini artırmak ve gün içinde en az iki ile iki buçuk litreye kadar su, sıvı tüketmek. Sıvı tüketimini esasen su ile karşılarız, kahve, çay, gazlı içecekler yerine meyve suyu, süt, ayran gibi içecekler tüketilmelidir. Bir de en önemli konu buz gibi soğuk içeceklerin tüketiminden kaçınılmalı. Çünkü bunlar mide kramplarına sebep olabiliyor. Aynı zamanda bol vitamin ve mineral içeren meyve sebze tüketimini artırmak ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak önemlidir” dedi.

Uzmanlar sıcak havalarda güneşe maruz kalınmaması konusunda uyarıyor

“Güneş çarpması görülen vakalarda hasta ağır duruma gelmeden mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir”

Dr. Şüküfe Şirinova, “Güneş çarpması dediğimiz durum aşırı sıcağa maruz kalma durumunda vücudun terleyememesi sonucunda oluşan bir vücut ısısının düşürülememesi olayıdır. Normalde 37 derece olan vücut ısısı 10-15 dakikada 40-41 dereceye kadar yükselebiliyor. En önemli belirtileri ateşin 39 derece üzerine yükselmesi, cildin kuru ve kızarık olması, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, halsizlik gibi bulgular görülebilmekte. Aynı durumlarda şuur kaybı veya şuur bulanıklığı gibi bulgular görülebilmekte. Bunu önlemek için hastanın acilen serin bir yere çekilmesi ve vücut ısısının düşürülmesi gerekmektedir. Güneş çarpması görülen vakalarda hasta ağır duruma gelmeden mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Bunun dışında aşırı sıcak sonucunda gelişen sıcak bitkinliği, sıcak krampları ve güneş yanıkları gibi durumlar da var. Sıcak bitkinliği aşırı sıcağa maruz kalma durumunda yeterli sıvı tüketmezsek oluşabilecek bir durum. Hastalarda halsizlik ve bitkinlik bir saati geçerse mutlaka hastaneye başvurmaları gerekir. Sıcak krampları ise aşırı aktivite sonucunda gelişen mineral kaybı sonucunda oluşan bir olaydır. Bunlar da bacak, kol ve karın kaslarında gelişen ağrılı spazmlar şeklinde görülür. Aktiviteyi durdurduktan sonra hastanın ağrısı gerilemezse yine bir saat içinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Güneş yanıkları da sık görülen problemlerden biri. Hastalarda ateş görülebiliyor, sulu toplama şeklinde döküntüler görülebiliyor. Özellikle 1 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler, sağlık kuruluşlarına bu durumda başvurmaları gerekir” dedi.

Dr. Şüküfe Şirinova, “Açık havada çalışmak zorunda olan kişilerin dikkat etmesi gereken; mümkünse güneş ışığına uzun süre maruz kalmamak, koruyucu malzemelerin kullanılması, şapka, gözlük gibi ürünlerin kullanılması, bol sıvı tüketilmesi ve tuzlu gıdaların tüketilmesi çok önemli. Çocukların özellikle 10 ile 16 saatleri arasında dışarı çıkarılmamasını öneriyoruz. Eğer çıkarılacaksa mutlaka en az 50 korumalı güneş kremi kullanmamız gerekir. Onlar için de UV korumalı güneş şapkası ve güneş gözlüğü kullanılması önerilmektedir” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
e
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
01 Mayıs, 2026 13:42 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’den Alzheimer türü hastalıklara umut ışığı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi’nde TÜBİTAK desteğiyle yürütülen deneysel bir araştırmada, Trokserutin maddesinin nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı olarak incelendi.

KBÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması” başlıklı proje, Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi ilerleyici ve geri dönüşümsüz hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu.

GLUTAMAT BİRİKİMİ VE NÖRODEJENERASYON

Araştırmada, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığı vurgulandı. Bu durum, bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, nöronların zamanla yapısal ve işlevsel kaybına hatta ölümüne neden olan çeşitli nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde rol oynuyor.

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını ve buna bağlı olarak Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığının arttığını belirterek, bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliğinin yattığını söyledi.

DENEYSEL MODEL VE TROKSERUTİNİN ETKİSİ

Proje kapsamında, denekler üzerinde mikro cerrahi yöntemiyle kainik asit verilerek nörodejenerasyon modeli oluşturuldu. Tedavi amacıyla uygulanan Trokserutinin, nöroinflamasyonu ve oksidatif stresi azalttığı, ayrıca son dönemde önemli bir protein olduğu belirtilen Galektin-3 seviyelerini düşürdüğü gözlendi.

Demir, bulguların oldukça olumlu olduğunu belirterek, “İleride bu molekülün tedavi edici bir ajan olarak ortaya çıkması mümkün. Bu çalışma dünyada ve Türkiye’de ilk defa yapıldı ve uluslararası saygın bir dergide yayın olarak kabul gördü” dedi. Araştırma, nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik yeni yaklaşımların önünü açabilecek nitelikte.

Bizi sosyal medyadan takip edin