blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Şubat, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Uzmanından Ramazan tavsiyeleri: “Sahuru atlamayın, iftarı kademeli yapın”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Serenay Sağıroğlu Kaya, "Sahuru atlamayın, iftarı kademeli yapın; suyu zamana yayın, tatlıda ölçüyü kaçırmayın" uyarısında bulundu.
Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elif Serenay Sağıroğlu Kaya, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek iftar ve sahur sofralarında dengeyi korumanın gerekliliğini vurguladı. Ramazan’ın hem bedensel hem de ruhsal bir arınma dönemi olduğunu belirten Dyt. Elif Serenay Sağıroğlu Kaya, uzun süreli açlık ve değişen öğün saatlerinin beslenme düzeninde bilinçli olmayı zorunlu kıldığını ifade etti.

Sahur vakti; günün yakıt ikmali
Dyt. Elif Serenay Sağıroğlu Kaya, "Sahuru atlamamak metabolizmayı korur ve halsizliği önler. Yumurta, peynir, yoğurt gibi protein kaynakları uzun süre tokluk sağlar. Beyaz ekmek yerine tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edilmeli. Salamura gıdalar ve tuzlu peynirlerden uzak durulmalı. Ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağlar enerji verir ve tokluk süresini uzatır. İftara 1-2 hurma ve bir bardak ılık su ile başlanmalı. Çorba sonrası 10-15 dakika ara vermek, doyma hissini kolaylaştırır. Kızartma yerine fırın, haşlama veya ızgara yöntemleri tercih edilmeli. Besinler yavaş çiğnenmeli, bu sindirimi kolaylaştırır ve şişkinliği önler" dedi.

Su tüketimi ve hareket
Dyt. Kaya, açıklamasının devamında şu bilgileri verdi:
"İftar ile sahur arasında su tüketimi zamana yayılmalı, her saat başı 1-2 bardak içilmeli. Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar haftada 1-2 kez tüketilmeli. İftardan 1-2 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif yürüyüş sindirimi kolaylaştırır. Ramazan ayı sadece ruhumuzu değil bedenimizi de arındırma fırsatıdır. Dengeli beslenerek ve sağlığımıza dikkat ederek bu mübarek ayı daha huzurlu ve verimli geçirebiliriz."

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
19 Şubat, 2026 13:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BU İKİSİNDEN KURTULMADAN BİZE KURTULUŞ YOK !

Enflasyon ve faiz, bu ikisinde dünyanın zirvesindeyiz.
Hem faizde, hem yüksek enflasyonda ilk 5 ülke arasındayız. Faiz oranında Venezuela'nın ardından % 37 ile ikinci sıradayız. Enflasyonda ise % 30.65 ile beşinci sıradayız. Aslında, enflasyonda sıramız beşincilik değil! Faizde sıkıntı yok, onu bankalar net olarak belirliyor. Enflasyon ise emekli ve çalışanların maaşlarının belirlenmesinde de baz alınan TÜİK verileriyle hesaplanıyor.

Enflasyonda bizden önce Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin var. Venezuela'nın yıllık enflasyonda
yüzde 172 ile, Faiz oranında yüzde 58.9 ile ilk sırada olmasını bir anlamda normal karşılayabiliriz. Yakın zamanda ABD tarafından lideri kaçırılan bir ülke. Ülkede kaos ve kargaşa hakim. Bu açıdan bakınca Venezuela'nın ilk sırada olması yadırganamaz.

GIDA ENFLASYONUNDA DÜNYADA DÖRDÜNCÜ, AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADAYIZ

En yüksek yıllık gıda enflasyonunda, Güney Sudan, İran ve Arjantin in ardından dördüncü sıradayız. 175 ülkeye ait verilere bakıldığında, bu ülkelerin ortalama gıda enflasyon oranı yıllık % 4.64 bizde ise aylık %6.59
İşin tuhafı bu kadar yüksek gıda enflasyonunu dünyada gıda fiyatlarının düştüğü bir dönemde yaşıyoruz.

Gıda enflasyonunda Avrupa'da %31.69 la ilk sıradayız. İkinci sıradaki Ukrayna'nın yıllık gıda enflasyonu %10.2 savaşta olan Ukrayna'nın 3 katı enflasyona sahibiz. İşte bu yadırganır.

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye’de fiyatlamaların kontrol edilmediğini, maliyet bazlı çalışma yapılmadığını söylüyor.
Özdemir, “Memlekette kimse 1 kilo dondurmanın maliyeti nedir diye sormuyor. Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Bu makasa dönük tek bir denetleme ve çalışma yapılmıyor. Biz neden bir tabak pirinç pilavının maliyetini çalışmıyoruz” diyor.

Bunun adı serbest piyasa falan değil, bu düpedüz soygun.

SANAYİ KAN KAYBEDİYOR

İmalat sanayi kapasite kullanımı tarihinde en düşük seviyelerde. İstihdam düşmeye devam ediyor. TÜİK verilerine göre, sanayide ücretli çalışan sayısı 179 bin kişi azaldı. Sektörün alt kollarına bakıldığında, en büyük kayıp 180 bin 663 kişiyle imalat sanayiinde olurken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında çalışan sayısı 4 bin 689 kişi arttı.
İnşaat ve hizmet sektörlerinde az da olsa bir artış var. Fakat sektörün geneline bakıldığında, durum vahim.
Öte yandan ülkede kayıt dışı ekonominin büyüklüğü yüzde 30'a dayanmış.

Rakamlara bakıldığında, tablo hiç iç açıcı değil.
Bu ülke bunu haketmiyor.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.