blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Şubat, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Uzmanından hayati uyarılar: “Kanserden korunmak mümkün”

Düzce Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Sorumlu Hekimi Serap Çökerdenoğlu, Türkiye genelinde yaklaşık 680 bin kişinin kanserle mücadele ettiğini belirterek, erken tanının hayat kurtardığını vurguladı.
Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dr. Serap Çökerdenoğlu, kanserin vücuttaki hücrelerin kontrolsüz çoğalarak organ işlevlerini bozmasıyla ortaya çıktığını hatırlattı. Dr. Çökerdenoğlu, "Çeşitli kanserlerde farklı faktörler olabiliyor. Çevresel ve genetik faktörler genellikle ortaya çıkıyor. Örneğin akciğer kanseri yüzde 90 oranında tütün mamulleri kullanımından kaynaklanmaktadır. Fiziksel egzersiz yapmama, sağlıksız beslenme ve HPV gibi bazı virüsler de kansere neden olan çevresel faktörler arasında ön plana çıkmaktadır" dedi.

"Bu hastalıktan korunmak mümkün"
Kanserden korunmanın mümkün olduğunu dile getiren Dr. Çökerdenoğlu, şöyle konuştu:
"Bahsedilen çevresel faktörlerden uzak durabilirsek, sağlıklı beslenirsek, sigara ve alkolün aşırı tüketimi olmazsa ve taramalarımızı yaptırırsak kanseri çok erken evrede tespit edebilir ve kanserden korunabiliriz. Hastanın tüm yaşayacağı kanser sorunlarını erken tanı ile görebilir ve sağlık maliyetlerini de en aza indirmiş oluyoruz. Erken tanı hastalarımızın hayatlarını kurtarır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı KETEM’lerde meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz yapıyoruz."

"Yılda 240 bin yeni vaka görülüyor"
Türkiye’de her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser vakasının görüldüğünü ve çevresel faktörlerin etkisiyle bu sayının arttığını aktaran Çökerdenoğlu, "Kanser, erken tanısına çok dikkat edilmesi gereken bir hastalık türüdür. Ülkemizde şu an da 680 bin civarında kanser hastası biliniyor. Aslında kanser günü yılda bir gün değil, her gün önemsenmelidir. Biz KETEM’lerde yılın 365 günü her gün taramalarımızı gerçekleştiriyoruz. Erken tanı hayat kurtarır, lütfen taramalarınızı ihmal etmeyin" ifadesini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
İsmail AKCA tarafından
08 Şubat, 2026 16:39 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İnsanoğlu Garip Bir Yaratık

“İnsanoğlu garip bir yaratık.

Geriye dönüp, nereden nereye geldiğine pek bakmaz.

Övüldükçe, alkışlandıkça kendine güveni artar ve her şeyin en iyisini sadece kendisinin bildiğini sanır. 

Gitme zamanını, değişiklik zamanının geldiğini göremez veya kabul etmez.”

Ne güzel demiş üstat…

İyi günlerden geçmediğimiz Cumhuriyet kenti bu kasaba da artık yaşanmaz bir şehir haline geldi desek inanın abartmış olmayız.

Dedikodunun tavan yaptığı, insanın insana öcü gibi baktığı ve birileri tarafından sildirilmiş ya da sindirilmeye çalışıldığı bazı çehrelerin çaresizliğini görmüyor değiliz.

İşlerine geldiğinde üç maymunu oynamaktan geri kalmayanlar, işlerine gelmediğinde de her türlü iftira, hakaret ve algı operasyonlarını yürek yemiş gibi cüretkar yorum ve eleştirileri görür hale geldik.

O yüzden kapana girme, YANARSIN..!

Hele ki durumun da iyiyse EYVAH EYVAH..! Donuna kadar…

Olmadı itibar suikastına uğrarsın...

**

Bu kasabanın olmazsa olmazları var dimi..?

Hep böyle derdik…

Mesela KARDEMİR var, Şehrin istihdam merkezi, hem ülke hem de şehrin ekonomisine yön veren bir damar…

Mesela Karabük Üniversitesi, bu şehrin bacasız fabrikası, Bilim yuvası. Şehir esnafının geçim kaynağı, şehrin istihdam merkezlerinden biri.   

Ülkenin ve bölgenin gıpta ile baktığı hem bacalı hem de bacasız fabrikasıyla şehrin ekonomisine can veren damarlarımızdır bunlar.

Mesela bir Karabükspor’umuz vardı. Bu şehrin sosyaliydi, fiziğiydi, matematiğiydi… Şehir insanının uğraşıydı. 

Ama maalesef el birliği ile onu kaybettik ya da kaybettirdiler.

İşte bu değerlerle işine geldiği gibi oynarsan dengeler bozulur, hem bu şehre hem de şehir insanına zarar verir.

**

Esasen söylenecek, eleştirilecek ve gündeme taşınacak o kadar çok konumuz varken, sırf benim isteklerim olmadı diye, senin kaşını beğenmedim, senin çayını-suyunu beğenmedim üzerine bir de çamur at izi kalsın muamelesi yaparsan tırnak ucu kadar da haklı yanın olsa da inandırıcılığını kaybedersin. Bugün olduğu gibi…

Kişisel menfaatler uğruna bir şehri itibarsızlaştırmayı marifet sanan, bir şehre “açık hava genelevi” diyebilecek kadar gözünü karartarak gündeme taşıyan bir dil, bu toplumun insanına, ahlakına, gençliğine, misafirine ve emeğine saldırıdır.

Ama şunu çok güzel söylemişsin; sen ve senin gibi kalıbının insanı olmayanlarla aynı ortamda olmaktan gerçekten hicap duyuyorum.

Bu KARDEMİR bizim ve bu ÜNİVERSİTE bizim…

Kişiler üzerinden kurumlara saldırmak bu şehre ve şehir insanının canını acıtır. 

Bu kurumlar hiç şüphesiz ekonomiyi ayakta tutan, esnafa can veren, kültürel hayatı besleyen en büyük güçtür. Bunu görmezden gelen ya da erteleyen herkes Karabük’ün geleceğinden ve karanlık akşamlarından sorumlu olacaktır.

Şehrin bütün yönetsel erkleri ve yaşayan sakinleri şunu iyice bilsin ki; 

Bu şehir bunu hak etmiyor.

Bu şehir ahlak yoksunlarını da hak etmiyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.