Bakan Memişoğlu Trabzon Şehir Hastanesi için "Kayıyor" eleştirilerine cevap verdi - Karabük Haber Postası
bakan memisoglu trabzon sehir hastanesi icin kayiyor elestirilerine cevap verdi Kj8r3b1Q
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Bakan Memişoğlu Trabzon Şehir Hastanesi için “Kayıyor” eleştirilerine cevap verdi

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Trabzon Şehir Hastanesi’nin taşıyıcı sisteminin yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmadığını belirterek, “Yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır” dedi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, beraberindeki Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve milletvekilleri ile yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi şantiyesinde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi’nin kaydığı iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, test sonuçların kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığının kanıtlandığını dile getirerek “Son günlerde Trabzon Şehir Hastanemizle ilgili olarak sosyal medyada bazı asılsız iddiaların gündeme getirildiğini görüyoruz. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, konuyla ilgili teknik bilgileri açık ve net olarak paylaşmak istiyorum. Öncelikle Trabzon Şehir Hastanesi, tüm aşamaları bilimsel veriler, mühendislik hesapları ve teknik denetim süreçleri doğrultusunda yürütülen çok önemli bir sağlık yatırımıdır. Hastanemizin yer aldığı dolgu alanı 2013 yılında tamamlanmıştır. Ancak hastanemizin taşıyıcı sistemi, yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmamıştır. Projede kullanılan fore kazıklar, dolgu tabakasının altındaki en sağlam ana kaya birimine, yani Beşirli Formasyonu’na ait breş ana kayasına en az 6 metre boyunca soketlenerek yerleştirilmiştir. Bu sayede yapı yükleri, sağlam zemin tabakalarına güvenli şekilde aktarılmaktadır. Hastanemizin inşa süreçleri sadece proje hesaplarıyla da sınırlı tutulmamıştır. Bugüne kadar saha genelinde 22 kez gerçekleştirilen kazık yükleme deneyleri, kazık bütünlük testleri, teknik ölçümler ve mühendislik değerlendirmeleriyle tüm veriler ayrıca teyit edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda, yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır. Test sonuçları, kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığını kanıtlamıştır” şeklinde konuştu.

“Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek”

Her teknik verinin titizlikle değerlendirildiğini kaydeden Bakan Memişoğlu, “Böylesine büyük ve stratejik bir sağlık yatırımında her aşama dikkatle takip edilmekte, her teknik veri titizlikle değerlendirilmektedir. Trabzon Şehir Hastanemiz de ilgili kurumlarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin yakın gözetimi altında yükselmektedir. Sosyal medyada birilerinin kayıyor diyerek yaydığı endişeler, burada gece gündüz ter döken danışman hocalarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin emeğine haksızlıktır. Bununla birlikte, bilimsel veriler ve teknik hesaplamalar ışığında konuşulması gereken bir konuda, somut bir dayanak ortaya koymadan gelişigüzel açıklamalarda bulunması da ayrıca üzüntü vericidir. Buna rağmen biz her zaman olduğu gibi şeffaflıktan yanayız. Teknik değerlendirmeler talep edilirse de paylaşmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan özellikle şunu rica ediyorum teknik verilerle ve resmi açıklamalarla desteklenmeyen asılsız iddialar karşısında yalnızca yetkili kurumlarımızın açıklamalarına itibar ediniz. Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek. Allah nasip ederse 2026 yılında milletimizin hizmetine Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği sağlık şaheserini Trabzon’umuzun hizmetine sunacağız. Trabzonspor’un mabedinin yanında bizimde sağlık mabedimizin olması bize gurur veriyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.