Kastamonu’da uyuşturucu madde etkisi altındayken kullandığı araçla kaza yapması sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılanan sanık, duruşmada “suçsuzum” diyerek kendisini savundu.
Kaza, Kastamonu-Taşköprü karayolu Bük köyü mevkiinde bu yılın Nisan ayında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Koray K. idaresindeki 37 ACB 354 plakalı kamyonet, uyuşturucu etkisi altında iken kullandığı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yoldan çıkarak köprüden dereye uçtu. Kazada araçta bulunan 26 yaşındaki Necibe Çalan hayatını kaybetti, sürücü Koray K. ile yolculardan Onur K. de yaralandı.
Kazanın ardından kamyonet sürücüsü Koray K. hakkında “Taksirle Ölümü ve Yaralanmaya Neden Olma” suçlarından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Duruşmada kendisini savunan ve tutuksuz yargılanan Koray K., “Maktul benim yıllardır arkadaşım olur. Olay gününe ilişkin trafik kazasında hiçbir şey hatırlamıyorum. Metamfetamin kullanmıştım. Necibe’de uyuşturucu etkisi altındaydı. Olayda benim bir kusurum yoktur. Suçsuzum. Beraatımı talep ederim” dedi.
Duruşmaya katılan Necibe Çalan’ın ablası B.B. ise sanık Koray K.’den şikayetçi olduklarını belirterek, “Şikayetçiyim. Yalan söylüyor. Hatırlamadığını söylüyor. Ceza almamak için hatırlamadığını söylüyor. Daha öncesinde de ölümlü kazası vardır bu arkadaşın. En ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. Olay günü kardeşimi arayıp evinden almışladır. Kardeşimin hiçbir suçu, kusuru yoktur. İftira atıyorlar” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanık Koray K.’nin tutuksuz yargılanmasına devam kararı verirken, dosyadaki diğer eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


Uyuşturucu etkisi altında araç kullandı, kazada bir kişinin ölümüne sebebiyet verdi, ‘suçsuzum’ dedi
4 yaşındaki Sarp’ın öldüğü kazada üst mahkeme kararı bozdu, sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı
Zonguldak’ta rampada park halindeki su dağıtım kamyonetinin kayarak 4 yaşındaki Sarp Eymen Darıcı’nın ölümüne ve annesinin yaralanmasına neden olduğu kazaya ilişkin dava üst mahkemeden döndü. Sanık sürücü ile firma sahibi, cezaların bozulması üzerine yeniden yargılanmaya başlandı.
Geçen yıl 2 Aralık tarihinde Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde meydana gelen olayda Ömer S.’nin (21) park ettiği 67 DD 908 plakalı kamyonet, eğimli yolda kaydı. Araç, okuldan çıkan 4 yaşındaki Sarp Eymen ve annesi Ömürcan Darıcı’ya çarptı. Hastaneye kaldırılan küçük çocuk tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili davada tutuklu şoför Ömer S. hakkında ’bilinçli taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma’ suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi. Su dağıtım şirketinin yetkilisi İsmail K. ise 60 bin 500 lira adli para cezası aldı. Ancak dosyanın taşındığı istinaf mahkemesi, şoföre verilen cezayı çok, firma sahibine verilen cezayı ise az bularak yerel mahkemenin kararını bozdu.
Sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı
Bozma kararının ardından Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yeni duruşmaya tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz yargılanan İsmail K., acılı anne-baba ve taraf avukatları katıldı. Sanık Ömer S., duruşmada suçlamaları reddetti. Olay günü sabah saat 09.00’da mesaiye başladığını ve araçla ilgili gerekli olan tüm önlemleri aldığını savunan sanık, aracın kaymasının araçtaki mekanik sorunlardan kaynaklanmış olabileceğini iddia etti. Bilinçli taksir suçlamasının ne anlama geldiğini avukatından yeni öğrendiğini, olayda bilinçli bir taksiri bulunmadığını belirten sanık, tahliyesini talep etti.
Tutuksuz yargılanan şirket sahibi İsmail K. ise, önceki celselerdeki savunmalarının geçerli olduğunu vurgulayarak, yaşananların bir kaza olduğunu, herhangi bir suçlarının bulunmadığını ifade ederek, beraatını talep etti.
“Evladımı geriye getirebilecek hiçbir karar yok”
Duruşma esnasında elinde hayatını kaybeden oğlu Sarp Eymen’in çerçeveli bir fotoğrafını tutan baba İlker Darıcı, sanıkların tutumuna isyan etti. Şoförün mesleki yeterliliğinin bulunmadığını ve firma sahibinin kurslardan geçemeyen niteliksiz personeli bilerek çalıştırmaya devam ettiğini söyleyen Darıcı, “Oğlum 4 buçuk yaşındaydı. Bu dünyadaki yaşamına son veren 2 sanık da şu an burada. Sanıkların tek düşüncesi alacakları cezaları en aza indirmeye çalışmak. Oğlumu düşünen yok. Ben evladımı toprağa kendi ellerimle bıraktım. Evladımı geriye getirebilecek hiçbir karar yok. Ancak çocuklarımızın hayatının bu kadar değersiz olmadığını gösterecek adaletli karar verilmeli” dedi.
Avukatların talepleri reddedildi, duruşma ertelendi
Sanık avukatları, olay anına ait güvenlik kamerası görüntülerinin duruşma salonunda tekrar izlenmesini talep etti. Avukatlar, aracın hemen kaymadığını, bir süre bekledikten sonra hareket edip kendiliğinden durduğunu belirterek, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu öne sürdü. Mahkeme heyeti ise, bu talebin dosyaya yeni bir boyut kazandırmayacağına hükmederek, talepleri reddetti.
Mütalaasını açıklayan savcılık makamı, Ömer S.’nin ’bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma”, İsmail K.’nin ise ’taksirle ölüme ve yaralanmalara neden olmak’ suçlarından cezalandırılmalarını talep etti.
Mahkeme, şoför Ömer S.’nin tutukluluk halinin devamına hükmederek, avukatların esas hakkındaki mütalaaya karşı nihai savunmalarını hazırlayabilmeleri için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

