ZONGULDAK ’ın Ereğli ilçesi Belediyesi kira sözleşmesi sona eren sosyal tesisi bakımdan geçirerek kendisi işletecek. Bakım ve onarım çalışmalarını inceleyen Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, tesisin 2 hafta içerisinde hizmete gireceğini söyledi. Kdz. Ereğli Belediyesi işletmesinde faaliyete geçecek olan yeni sosyal tesiste çalışmalar sürüyor. Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, yeni dönemde Belediye işletmesinde faaliyete geçecek olan sahil bandındaki sosyal tesiste yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Belediye Başkan Yardımcısı Esra Alpago, İşletme ve İştirakler Müdürü İsmail Başel’in hazır bulunduğu incelemede Başkan Uysal, belediyenin yeni sosyal tesisinde çalışmaların kısa sürede bitirilerek sezona hazır hale getirilmesi talimatını verdi. “İsmini halkımızla belirleyeceğiz” Başkan Uysal, yeni sosyal tesisin ismini ilçe halkıyla birlikte belirleyeceklerini ifade ederek “Çilek Kafe ve Bozhane Kafe’den sonra belediye bünyemizde faaliyete geçecek bu sosyal tesisimizin ismini halkımızla birlikte belirleyeceğiz. Faaliyete geçtiği gün ismi de netleşmiş olacak. Tesis için ihtiyaç duyulan malzemelerin alımlarını yaptık, tadilat ve bakım çalışmaları sürüyor. 2 hafta içerisinde faaliyetlerine başlamış olacak. İçerisinde çocuklarımızın ücretsiz olarak yararlanabileceği park bölümü de olmak üzere, halkımıza belediyemiz işletmesinde yeni bir yaşam alanı oluşturuyoruz” dedi. Başkan Uysal ve beraberindekiler yaptıkları incelemenin ardından sosyal tesisten ayrıldı.


Uysal sosyal tesisin adını halka soracak
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


