Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Haziran, 2018 13:57 tarihinde yayınlandı
0

Ürkmezer,  Orucunu Akkışla Köyünde açtı

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, Ovacuma’ya bağlı Uluyayla Akkışla Derneğinin öncülüğünde tertiplenen ve 9 Muhtarlığın katılımıyla gerçekleşen İftar programında vatandaşlarla buluştu.

İftar yemeği öncesi vatandaşlarla sohbet eden Ürkmezer, tarihi Camiyi ziyaret ederek cami hakkında bilgiler aldı.

Kadir Gecesinin maneviyatına uygun olarak 1290 yılında yapılan Ovaşeyhler Köyü Elekler Camiinin avlusunda tertiplenen iftar programı öncesi kısa bir açıklama yapan Ürkmezer; Dernek Yönetiminin kendilerin Ramazan ayından yaklaşık bir ay önce davet ettiklerini, Safranbolu ve Eflani sınırlarının buluştuğu bu noktaya neden bir ay önce davet ettiklerini buraya geldiklerinde çok daha iyi anladıklarını söyledi.

Akkışla Derneği tarafından Safranbolu’dan, Eflani’den, Ovacuma’dan, yine İstanbul’dan gelen misafirlerle yani kısaca bu bölgeden yetişmiş insanlarla bir araya geldiklerini,  Dernek Yönetimi tarafından geleneksel hale getirilen bir iftar yemeğinde,  çok güzel bir ortamın da yakalandığını kaydeden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “Vatandaşlarımız ile birlikte olmak bizleri çok mutlu ediyor.  Malumunuz üzere Safranbolu’da da mahallelerimizde iftar programlarımız devam ediyor. Tabii ki köylerimizde de iftar programlarımız devam ediyor. Bizlerde zamanımız el verdikçe katılmaya gayret gösteriyoruz. Doğası ile kendine hayran bırakan köylerimiz var.  Şu anda içerisinde bulunduğumuz doğaya şöyle bir baktığımızda Safranbolu’muzun tarihi güzelliklerinin olduğu kadar doğası ile de ismine ne kadar yakıştığını anlıyorsunuz.  Bu vesile ile ben Derneğimize ve Muhtarlığımıza böylesi güzel bir program düzenledikleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu birlik beraberlik ruhu sonsuza kadar devam edecektir. Bu birlikteliğe bir nebze de ola katılarak katkıda bulunabiliyorsak kendimizi mutlu addederiz” dedi.

Okunan ezanın ardından açılan oruçlar ve edilen dualardan sonra kısa bir konuşma yapan Uluyayla Akkışla Derneği Başkanı Durmuş Eren, “Geleneksel hale getirilen bölgemizde ve şehir dışında yaşayan bu bölgenin insanlarını bir araya getirdikleri iftar yemeğine katılan Başta Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer beyefendi olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Allah oruçlarımızı kabul etsin, Kadir Gecemiz hayırlara vesile olsun” dedi.

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer ise, “Böylesi güzel bir etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi.

Ramazan ayının anlamını birlik ve beraberlik duygusunun oluşturduğunu kaydeden Ürkmezer; “ Kaymakamlık ve Belediye olarak Mahalle ve Köylerde iftar programları düzenlediklerini, bu iftarların eski mahalle geleneklerini yaşattığını söyledi.

Dernek Yönetimine ve katılımcılara teşekkür eden Ürkmezer, “ Bu vesile ile Cenabı Hak’tan tuttuğumuz oruçları ve ibadetlerimizi kabul etmesini niyaz ediyor, Kadir Gecemizi tebrik ediyor, birkaç gün sonra idrak edecek olduğumuzu Ramazan Bayramının da Ülkemize ve tüm İslam Âlemine hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin