Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİA D) Karabük Şube Başkanı Cengiz Ünal, katıldığı başkanlar toplantısında inşaat grupları adına kamu müteahhitlerinin sorunlarını Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati’ye iletti.
İstanbul’da düzenlenen ‘MÜSİA D 2022 yılı Değerlendirmesi ve 2023 yılı Beklentileri Genişletilmiş Başkanlar’ toplantısına katılan Karabük Şube Başkanı Cengiz Ünal, Girişimçilik komisyon Başkanı Mutlu Can Argın ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati’ye, kamu müteahhitlerinin sorunları ile ilgili dosya sunarak, çalışma yapılması noktasında destek istedi.
Başkan Ünal, genişletilmiş başkanlar toplantısı sonrası, özellikle tüm sektörleri ve kamu müteahhitleri ile inşaat gruplarını ilgilendiren vergi indirim teşviki ve KGF konularında öncelikle Karabük üyelerimizin ve üye olmayan Karabüklü iş dünyasının talep ve önerilerini Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati ile yüz yüze görüşerek ilettiklerini söyledi.
Ünal, Bakan Nebati’ye ayrıca sorunların yer aldığı 6 maddelik sorun taleplerin yer aldığı dilekçelerini de sunduklarını belirterek, “Yüksek seyreden jeopolitik risklere ve yavaşlayan küresel ekonomiye rağmen, Türkiye ekonomisi dinamik ve esnek yapısı sayesinde 2022 yılında da küresel ekonomi ortalamasının üzerinde büyümeyi sürdürmüştür. Gelişmiş ülkelerde resesyon ve stagflasyon senaryolarınınım konuşulduğu böylesi zorlu bir ortamda ekonomimizin büyümeye devam etmesi, Türkiye’nin dış şoklara karşı bağışıklığını ne denli güçlendirdiğinin bir ispatıdır. Yeni dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızına ve pozitif ayrışma sürecine destek olacağına inandığımız bir dizi sorunların yer aldığı konuları dile getirme fırsatı yakaladık. Genel Başkanımız Mahmut Asmalı’nın destekleri ile Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati’ye hem yüz yüze hem de yazılı şekilde dosyamızı sunduk. 488 sayılı damga vergisi kanununa göre, kamudan alınan işlerde sözleşme imzalandığında damga vergisi ödenmektedir. Aylar itibariyle bu işlere ait yapılan hakedişlerde, hakediş raporuna istinaden tekrar damga vergisi ödenmektedir. Bu damga vergisinde mükerrer ödemeye sebep vermektedir. 193 sayılı gelir vergisi kanununun 94.maddesine göre, yıllara sari işlerden yüzde 5 stopaj kesintisi günümüz şartlarına göre çok yüksektir. Bu oran daha önce yüzde 3’idi. 3065 sayılı kanuna göre ise, mal ve hizmetler üzerinden yapılan KDV tevkifatı günümüz şartlarına göre çok fazladır. KDV tevkifatı 4/10 olarak uygulanmaktadır. Bu durum gözden geçirilmelidir. İnşaat firmalarının KGF destekli krediden faydalanabilmesi için hazırlanan KGF içeriğine, inşaat firmaları da eklenmeli veya kamuya iş yapan firmalar için yapılan işlerde kullanılmak üzere özel bir kredilendirme çalışması yapılmalı. Konut satışları için bankalar tarafından verilen kredi oranı arttırılmalı ve kredi faiz oranı için indirime gidilmelidir. İnşaatın işçilik ağırlıklı bir sektör olması nedeniyle, vergilerini ve sigorta primlerini düzenli ödeyen firmalara vergi desteği yahut vergi oranlarından indirimler yapılmalı. Kamu hakedişlerden yapılan stopaj kesintilerine ve geçici kabul kesintilerine vade farkı ödenerek paranın değer kaybı önüne geçilmesi konularının yer aldığı konuları anlatarak destek istedik” dedi. (Nurettin Acar)
Reklam Alanı — Yan Sol Reklam
Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam
Bu alana reklam ver
0
Ünal, Müteahhitlerin Sorunlarını Bakan Nebati’ye İletti
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0
SİYASET YENİLENECEK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


