Bartın’da Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri, 5 günlük eğitim kampını gerçeğini aratmayan tatbikatlarla tamamladı. Ekiplerin başarılı bir şekilde tamamladığı tatbikatlar, gerçeğini aratmadı.
Bartın Sağlık Müdürlüğü Umke ekipleri, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan 2023 Yılı UMKE Faaliyet Planı çerçevesinde afetlere ve müdahale kapasitelerinin artırılması, bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amacıyla Temel Eğitim ve Tatbikatını gerçekleştirdi. Bartın Karasu Köyü- İnkumu mevkiinde 25-29 Eylül tarihleri arasında 3 gün teorik, 2 gün saha eğitimi gören ekipler kamp süresince çeşitli senaryolarla hazırlanan trafik kazası, enkaz ve göçük altından yaralı kurtarma, tekne kazası, travmalı hastaya yaklaşım, arazide yön bulma, hasta ve yaralı taşıma, temel yaşam desteği gibi konularda gerçeğini aratmayan tatbikatlar da gerçekleştirdi. UMKE’nin amacı ve gerçekleştirilen eğitimler hakkında bilgi veren Bartın Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Önder Recep Acıbal, “Bartın İnkumunda’yız. UMKE’nin temel eğitiminin kamp alanındayız. Bir takım smilasyon ve tatbikatlar yapacağız. Bu eğitim ve tatbikatlarının bitmesinin ardından 20 arkadaşımızı daha UMKE’mize kazandıracağız. UMKE ekiplerimiz, depremler, sel, maden kazaları gibi tüm afetlerde UMKE’miz, canla başla görev alıyor. UMKE, afet anlarında mevcut tüm sistemlerin aksadığı anlarda, sağlık hizmetinin tamamını kapsayan UMKE ekipleri devrelarak, sağlık sisteminin aksamasını, duraksamasını önlüyorlar. Sahada aktif görev alıyorlar. Biz de uMKE’mizin gücünü daha da arttırmak için temel eğitimimizi gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Gerçek kazalı bir aracın da kullanıldığı tatbikatlar, havadan ve yerden de görüntülenerek kayıt altına alındı. Sağlık Müdürlüğü idareci ve yöneticilerinin de katılım gösterdiği eğitim ve tatbikatlar başarıyla tamamlayan 21 UMKE gönüllüsüne sertifikalarının verilmesi ile sona erdi.


UMKE ekiplerinden gerçeği aratmayan tatbikat
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

