KASTAMONU Uluslararası Festivaller Birliği, 2015 yılı 1. dönem toplantısını Taşköprü ilçesinde yaptı.
Taşköprü Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başladı.
Taşköprü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Uluslararası Festivaller Birliği Başkan Yardımcısı Ömer Cinel, 2015 yılı 1. toplantısında kendilerine ev sahipliği yapan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan’a teşekkür etti. Cinel, festival mevsiminin yaklaşmasıyla birlik olarak yoğun bir döneme girdiklerini ve Türkiye’de festivallerin istenilen düzeyde olması için ellerinden gelen çalışmayı bundan sonrada sürdüreceklerini ifade etti.
Uluslararası Festivaller Birliği’nin 2015 yılı 1. toplantısının ilçelerinde gerçekleşmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirten Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ise, “Festivaller, bulunduğu il ve ilçelerin kültürel ve sosyal yapılarının gelişimine büyük katkı sağlayan aynı zamanda bulunduğu coğrafyada gurbetteki ile sıladakini buluşturan zenginliklerdir. Her yıl birliğimiz ve CIOFF Türkiye Temsilciliği’nin de katkıları ile en az 6 yabancı halk oyunu grubunu festivalimizde sahne aldırmaktayız. Bunun yanında çeşitli yarışmalar, paneller, at yarışları, konserler ve çeşitli etkinliklerle festivalimizi süslemekteyiz. Ayrıca son yıllarda festivalimiz bünyesinde ilçemizin tarım bölgesi olması nedeni ile Pomepiopolis Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Ormancılık Fuarı’nı da dahil ettik ve bu Tarım Fuarı’ndan da oldukça olumlu dönüşler almaktayız. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Soma’da yaşanan maden faciası nedeniyle eğlence kısmını iptal ettiğimiz Uluslararası Kültür ve Sarımsak Festivalimizin 29.’sunu bu yıl 13-16 Ağustos tarihlerinde görkemli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyoruz” şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası Başkan Arslan, Cinel’e Taşköprü Sarımsağının bulunduğu plaket takdim etti. Aynı şeklide Cinel’de Başkan Arslan’a hediye verdi.
Toplantının ardından, Taşköprü’ye gelen davetliler, ilçenin tarihi ve turistik mekanlarını gezdiler.


Uluslararası Festivaller Birliği, Taşköprü’de Toplandı
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


