Reklam
Reklam

Uluslararası Festivaller Birliği, Taşköprü’de Toplandı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Nisan, 2015 07:28 tarihinde yayınlandı
0

KASTAMONU Uluslararası Festivaller Birliği, 2015 yılı 1. dönem toplantısını Taşköprü ilçesinde yaptı.
Taşköprü Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başladı.
Taşköprü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Uluslararası Festivaller Birliği Başkan Yardımcısı Ömer Cinel, 2015 yılı 1. toplantısında kendilerine ev sahipliği yapan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan’a teşekkür etti. Cinel, festival mevsiminin yaklaşmasıyla birlik olarak yoğun bir döneme girdiklerini ve Türkiye’de festivallerin istenilen düzeyde olması için ellerinden gelen çalışmayı bundan sonrada sürdüreceklerini ifade etti.
Uluslararası Festivaller Birliği’nin 2015 yılı 1. toplantısının ilçelerinde gerçekleşmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirten Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ise, “Festivaller, bulunduğu il ve ilçelerin kültürel ve sosyal yapılarının gelişimine büyük katkı sağlayan aynı zamanda bulunduğu coğrafyada gurbetteki ile sıladakini buluşturan zenginliklerdir. Her yıl birliğimiz ve CIOFF Türkiye Temsilciliği’nin de katkıları ile en az 6 yabancı halk oyunu grubunu festivalimizde sahne aldırmaktayız. Bunun yanında çeşitli yarışmalar, paneller, at yarışları, konserler ve çeşitli etkinliklerle festivalimizi süslemekteyiz. Ayrıca son yıllarda festivalimiz bünyesinde ilçemizin tarım bölgesi olması nedeni ile Pomepiopolis Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Ormancılık Fuarı’nı da dahil ettik ve bu Tarım Fuarı’ndan da oldukça olumlu dönüşler almaktayız. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Soma’da yaşanan maden faciası nedeniyle eğlence kısmını iptal ettiğimiz Uluslararası Kültür ve Sarımsak Festivalimizin 29.’sunu bu yıl 13-16 Ağustos tarihlerinde görkemli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyoruz” şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası Başkan Arslan, Cinel’e Taşköprü Sarımsağının bulunduğu plaket takdim etti. Aynı şeklide Cinel’de Başkan Arslan’a hediye verdi.
Toplantının ardından, Taşköprü’ye gelen davetliler, ilçenin tarihi ve turistik mekanlarını gezdiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.