Reklam
Reklam

Ulusal boksör Busenaz Sürmeneli, Paris Olimpiyatları için Ordu’da kampa girdi

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Eylül, 2023 00:24 tarihinde yayınlandı
0

2024 Paris Olimpiyat Oyunları için Ordu’da kampa giren ulusal boksör Busenaz Sürmeneli, “Tekrar olimpiyat şampiyonu olmak istiyorum. Zira bunu başarabilecek güç ve yetenekte olduğumu düşünüyorum” dedi.

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu ulusal boksör Busenaz Sürmeneli, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları için hazırlıklarını sürdürüyor. Sürmeneli, Eylül ayının sonuna kadar Ordu Yeni Stadyumu’nda yer alan boks idman salonunda hazırlıklarına devam edecek.

“Kadınlar olarak tarih yazıyoruz”

Kadın atletler olarak büyük başarılara imza attıklarını aktaran ulusal boksör Busenaz Sürmeneli, “Avrupa Oyunları’ndan olimpiyat kotası aldık. Sakatlıktan sonra birinci büyük müsabakamızdı ve yeniden şampiyonluk ile sonuçlandı. Şu anda tek büyük tertip olan olimpiyatları düşünüyoruz, tek maksadımız o. Muvaffakiyetin altında yatan en büyük sebep düştüğünde de kalkıp yine idman yapmak. Boks ismine bayanlar olarak tarihi muvaffakiyetler yazıyoruz. İnşallah daha uygunlarını de elde ederiz” dedi.

“Hedefim yine olimpiyat şampiyonu olmak”

Hedefinin tekrar olimpiyat şampiyonu olmak olduğunu, olimpiyatlardan sonraki süreci düşünmediğini belirten Sürmeneli, “Olimpiyatlardan sonra tahminen bıkkınlık gelir boksu bırakırım, tahminen profesyonel yaparız, tahminen de amatör olarak devam ederiz. O nedenle birinci evvel maksadımız olan olimpiyatları geçmemiz lazım ve en son olimpiyat şampiyonu olarak tekrar olimpiyat şampiyonu olmak istiyorum. Zira bunu başarabilecek güç ve yetenekte olduğumu düşünüyorum” sözlerini kullandı.

Avrupa Oyunları’nda birinci defa şampiyon olarak kota aldıklarını söyleyen Antrenör Şennur Demir ise Busenaz ile 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na hazırlandıklarını tabir ederek, “Güç kampı için Ordu’daki tesisleri kullanıyoruz. Nitekim hoş tesisler var. Maksadımız en güçlü biçimde buradan ayrılıp, turnuvalara çıkmak. Gayemiz 2021 yılında yapılan olimpiyatlardaki üzere altın madalyayı alarak, İstiklal Marşımızı tüm dünyaya dinletmek” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.