Türkiye’nin neredeyse tamamı sıcaklardan kavrulurken Artvinli kadınlar Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı olan Camili (Macahel) bölgesinde 3000 metrede kar üstünde yoga yaptılar.
İlçede yoga ve pilates yapan kadınlar sıcak havalardan bunalınca seanslarına yüksek rakımlarda devam etme kararı aldılar. Haftanın belli günleri belirledikleri farklı rotalarla kentin farklı doğal güzelliklerinde yoga etkinliği düzenlemeye başladılar.
Pilates öğretmeni Şükran Saraç eşliğinde, Camili (Macahel) bölgesinin muhteşem doğal güzellikleri arasında yapılan yoga seansı, katılımcılara hem bedensel hem de zihinsel rahatlama sağladı. Serin hava ve temiz dağ atmosferi, yoga yapmanın etkilerini daha da artırdı.
Etkinliği düzenleyen yoga eğitmeni Şükran Saraç, “Egzersizleri neden doğada yapmayalım dedik. Farklı bir ortamda oksijeni bol bir yerde sporla iç içe egzersizler deneyelim farkındalık yaratalım dedik. Böyle bir etkinlik düzenleyelim dedik çokta güzel oldu. Temmuz ayında karlı bir ortamda doğayla iç içe deneyim sağladık” dedi.
Katılımcılar daha sonra horon oynarken, doğa gezgini ve sosyal medya içerik üreticisi Osman Demir o anları kayıt altına aldı.


Ülkenin neredeyse tamamı sıcaklardan kavrulurken onlar 3 bin metrede kar üstünde yoga yaptı
İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

