Bolu’da, husumetlisi olduğu iş arkadaşı Özgür Durmuş’u uçurumdan attıktan sonra yanına inerek 8 yerinden bıçaklayan şüpheli Mustafa Ferit Bilen, kasten öldürmeye teşebbüs ve yağma suçlarından 17,5 yıl hapse çarptırıldı.
Olay, 5 Eylül’de Hacı Abdi Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Özgür Durmuş ile iş arkadaşı Mustafa Ferit Bilen (42) arasında ormanlık alanda tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle yaşanan arbedede Mustafa Ferit Bilen arkadaşı Özgür Durmuş’u uçurumdan aşağı attı. Arkadaşını uçuruma atan şüpheli, daha sonra yanına inerek 8 yerinden bıçaklayıp, cüzdanını ve cep telefonunu aldıktan sonra kaçtı. AFAD ekipleri tarafından uçurumdan çıkarılan Durmuş, hastanede tedavi altına alınırken, Mustafa Ferit Bilen jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Mustafa Ferit Bilen tutuklandı, Özgür Durmuş ise tedavisinin ardından hastaneden taburcu edildi.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Mustafa Ferit Bilen ve mağdur Özgür Durmuş ile taraf avukatları katıldı. Mustafa Ferit Bilen, Özgür Durmuş’un eşini rahatsız ettiğini belirterek, “Eşimi rahatsız ettiği için keşke karakola gidip şikayetçi olsaydım. Çok pişmanım” ifadelerine yer verdi. Mustafa Ferit Bilen, ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 9 yıl 2 ay, ’Yağma’ suçundan ise 8 yıl 4 ay olmak üzere toplam 17,5 yıl hapse çarptırıldı. Mahkeme heyeti, taciz iddialarıyla ilgili herhangi bir ’haksız tahrik indirimi’ uygulamadı.


Uçurumdan attığı arkadaşını 8 yerinden bıçaklayan şahsa 17 yıl hapis
Amasya’da 130 yıldır aranan ’yitik Türk lalesi’ bulundu
Amasya’da 130 yıldır doğada görülmediği için neslinin tükendiği rapor edilen ’yitik Türk lalesi’ bulundu.
En son 1896 yılında görülüp bilim insanları ve gezginler şehrin zirvesindeki dağlarda aradığı gizemli bitkiyi boş zamanlarını doğada dolaşarak değerlendiren emektar kapıcı Ercan Eftelioğlu bularak tarihe geçti. Olayı duyar duymaz şehre gelen botanik uzmanlarının ’Tulipa Sprengeri’ adıyla bilinen ’yitik Türk lalesi’ olduğunu tespit ettiği bitkinin örnekleri fotoğraflandı, konumu duyurulmayan alan ise korumaya alındı.
Bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti
İlk kez 1892’de Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak Avrupa’ya gönderilip ’Tulipa Sprengeri’ adıyla bilim dünyasına tanıtıldıktan sonra en son 1896’da doğada görülen bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti. Gizemli bitki Avrupa’da az sayıdaki özel bahçede süs bitkisi olarak varlığını devam ettirebildi. Çekilmiş fotoğrafı Türkiye Bitkileri Listesi kitabına kapak olan yitik laleyi botanikçiler uzun yıllardır arıyordu.
Bilim insanları ve gezginler yıllardır arıyordu
İl merkezinde bir binada kapıcılık yapan Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla doğa gezisine çıktı. Çiçeklere merakıyla bilinen 51 yaşındaki Eftelioğlu, bilim insanlarının ve gezginlerin yıllardır aradığı yitik lalenin fotoğraflarına benzeyen bir çiçekle karşılaşınca görüntüleyip uzman botanikçilerle temasa geçilmesini sağladı. Kendilerine iletilen fotoğrafları inceleyen Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu durumu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker ile paylaştı. İki uzman isim ilk fırsatta Amasya’ya gelerek gizemli bitkinin bulunduğu alana gitti. Yapılan incelemede bitkinin en son 130 yıl önce görülüp Anadolu’daki varlığının sona erdiği kayıtlara geçen ’yitik lale’ olduğu belirlendi.
“Çok mutluyum”
Halen çalıştığı işinden fırsat bulduğu vakitleri geçirdiği doğada bilim insanları ve gezginlerin peşinde olduğu bitkiyi bularak tarihe geçtiğini anlatan evli ve 2 çocuk babası Eftelioğlu, “Çok mutluyum. Aradan 130 yıl geçmiş. Bitki ilk defa bana denk geldi” dedi.
“130 yıl sonra aslında kaybolmadığını, yaşadığını görmekteyiz”
Örnekleri Avrupa’nın sayılı botanik bahçelerinde olan süs bitkisini Anadolu’da yıllardır arayan bilim insanlarından olan Prof. Dr. İsmail Eker, “Birçok yerli ve yabancı araştırmacı bu bitkiyi bulmak için bölgeye gelirdi. Fakat bugüne kadar hiç izine rastlanmadı. Bu bitkinin kayıp olduğunu sanıyorduk. 130 yıl sonra aslında kaybolmadığını, yaşadığını görmekteyiz. Bunda sonraki süreçte bitkiyi koruma altına alıp yaşatmaya çalışacağız” diye konuştu.
Doğal bir şekilde yayılış gösterdiği görülen yitik lalenin diğer lalelerden ayıran özellikleri üzerinde taşıdığını değerlendiren Eker, “Diğer lalelere göre daha geç dönemde çiçek açar. Uzun boylu ve huni şeklinde parlak kırmızı renklere sahiptir. Çiçeğin içerisinde polen keselerini taşıyan anter dediğimiz başlıklarının olması, bu başlıklardaki ince iplikçilerin kırmızı renkte olması çiçeği yakın türlerden kolaylıkla ayırmaktadır” şeklinde konuştu.
“Bitkiyi bulan Ercan beye madalya, ödül verilmeli”
Bitkinin bulunduğu alanın konumunun paylaşılmasının riskli olduğunu anlatan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu ise, “Bu lale yüzde 100 yitik lale. Zamanında biz de aradık ama bulamamıştık. Hep yanlış yere bakıyormuşuz. Bitkiyi bulan Ercan beye madalya, ödül verilmeli. Çünkü birçok kişi buradan geçip gitmiştir. Ancak bitkinin yitik lale olduğunu Ercan bey fark etti” ifadelerini kullandı.
“Amasya lalesi”nin ’Yitik Lale Gurbetten Sılaya Dönüyor Projesi’yle İngiltere’den Türkiye’ye getirilen türünden üretilen tohumlar 2 yıl önce Amasya’da toprakla buluştuğunu hatırlatan Kanoğlu, İstanbul’daki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde çoğaltılan 45 bin tohumun Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile yapılan iş birliğiyle farklı noktalara ekildiği projenin aynı hassasiyetle süreceğini söyledi.

