Türkiye’nin su depolama hacmi 183 milyar metreküpe yükseldi - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:32
Güneş 06:57
Öğle 13:04
İkindi 16:22
Akşam 19:01
Yatsı 20:21
İftara son --:--
turkiyenin su depolama hacmi 183 milyar metrekupe yukseldi SA2zmzKk
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ekim, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye’nin su depolama hacmi 183 milyar metreküpe yükseldi

Samsun’da düzenlenen “12. Ulusal Hidroloji Kongresi”nde konuşan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Cengizhan Kılıçarslan, barajlarda suyu regüle ederek kurak mevsimleri geçirmenin yoluna baktıklarını, devam eden yatırımlarla birlikte bugüne kadarki depolama hacmini 183 milyar metreküpe yükselttiklerini açıkladı.

SAMÜ, Samsun Büyükşehir Belediyesi, DSİ Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Ulusal Hidroloji Komisyonu tarafından organize edilen “12. Ulusal Hidroloji Kongresi”, Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda geniş katılımla başladı. 3 gün sürecek kongrenin açılış konuşmasını Türkiye Ulusal Hidroloji Komisyon Başkanı Prof. Dr. Hafzullah Aksoy yaptı ve kongrenin tarihçesinden bahsetti. Aksoy’un ardından söz alan konuşmacılar, suyun önemi hakkında bilgiler aktardılar.

Vali Tavlı: “Çevreyi ve suyu kirleten 12 ana husus tespit ettik”

İl Mahalli Çevre Kurulu’nda yaptıkları çalışma ile çevreyi kirleten ana hususları tespit edip, önlemler aldıklarının altını çizen Samsun Valisi Orhan Tavlı, “İlk çağlardan beri insan suyun kıymetini biliyor ve medeniyetler su yolu üzerinde kuruluyor. Su insana ve toprağa hayat veriyor. İnsanı, doğayı ve tüm canlıları korumak için önce suyu temiz tutmak gerekli. Suyu temiz tutmak için malzemelerin dikkatli kullanılması ve kullanıldığında da doğaya zarar vermeden bertaraf edilmesi önemli. Suyun verimli kullanılması, sel ve taşkınlardan doğa ile insanın korunması ile ilgili Bafra, Vezirköprü ve Çarşamba Ovalarında güzel projelere imza atılıyor. Sulama, barajlar, göletler kanallar inşa edilirken, suyun verimli ve etkin kullanımıyla ilgili çalışmalara destek oluyoruz. Su deyince özel şirketlere de görev düşüyor. Bu konuda sulama ekipmanları üreten firmalara destek vermek de önemli. Tekkeköy’de kurulan Yeni OSB’de 2 tane büyük Samsun’da tarımsal sulama ekipmanları üreten firmalara yaklaşık 200 dönüm alan tahsis ettik. Hem ihracata dayalı büyüme olsun hem de Türkiye’nin sulamayla ilgili ekipmanlarına çiftçilerimiz en ucuz ve kaliteli şekilde ulaşsın diye çalışmalar yapıyoruz. Dünya Çevre Günü’nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz ve belediyelerimizle İl Mahalli Çevre Kurulu’nda da ortak çalışmalara imza attık. 12 tane çevreyi kirleten ana husus tespit ettik. Bu konuda ana yürütücü kurum ve paydaşları bir araya getirdik. Kurum ve kuruluşlar gürültü kirliliği hariç diğer tüm kirliliklerin hepsi direkt insan sağlığı ve suyla ilgili diye değerlendiriyoruz. Koordineli bir şekilde Samsun’da yapılacak bu çalışmalarda doğayı, toprağı, evreni ve tüm insanlığı korumak üzere tüm kurum ve kuruluşların çalışmaları ile güzel sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum” dedi.

Kılıçarslan: “Türkiye’nin su depolama hacmi 183 milyar metreküpe yükseldi”

Ülkenin su kapasitesi ve verimli kullanılması konusundaki bilgileri rakamsal olarak da aktaran DSİ Genel Müdür Yardımcısı Cengizhan Kılıçarslan, “Hayatın devam edebilmesi için en önemli kaynak su. Küresel iklim değişikliği ve etkilerinin en çok etkilediği bölgede yer alıyoruz. Akdeniz Bölgesi olarak 4 derecelik ısınmanın etkisindeyiz. Güneydoğu’da pek hissetmesek de tarım ve nüfusun yoğunlaştığı batı bölgelerinde bunları çokça hissediyoruz. Buna uyum sağlayabilmek için depolama tesisleriyle alakalı çalışmalarımız var. Barajlarda suyu regüle ederek kurak mevsimleri geçirmenin yoluna bakıyoruz. DSİ olarak yatırımlarla bugüne kadarki depolama hacmini 183 milyar metreküpe getirdik. İçme suyu olarak baktığımızda 5,2 milyar metreküplük bir içme suyu temin eden projeler üretildi. 400 adet projeyle bu sağlandı. 24 adet atık su arıtma tesisi ile 322 bin metreküp günlük kapasiteye eriştik. Suyun kıymetli kullanılması açısından atık su artıma tesislerinden sulama suyu elde etme çalışmalarımız var. Afyonkarahisar’da bu sular tarımda kullanılıyor, Kilis ve Konya’daki tesisleri de böyle olacak. Hidroelektrik enerji üretiminde 111,8 milyar KW saat üretime ulaşmış durumdayız. 750 adet hidroelektrik santralimiz var. Bunun da yüzde 53’ü özel sektör tarafından işletiliyor. 8,3 milyon hektar ekonomik olarak sulanabilir arazimiz var. Bunun 7,1 milyon hektarını sulu tarıma kavuşturmuş durumdayız. Sektör olarak sulamada mevcut suyumuzun yüzde 77’sini kullanıyoruz ve yenileme çalışmaları ile 240 bin hektar sahada yenileme projelerini hazır hale getirdik” diye konuştu.

“Yapay zeka destekli otomasyonlu sulama sistemlerini kullanmaya başladık”

Toprak, bitki ve hava durumunu dikkate alarak sulama yapan yapay zeka sistemlerinin kullanılmaya başlandığına değinen Kılıçarslan, “Son 20 yılda yüzde 6 olan kapalı basınçlı borulu sistem sulamamızı yüzde 35 seviyesine çıkarmış durumdayız. Muğla’da, Afyonkarahisar’da yapay zeka destekli otomasyonlu sulama sistemlerini kullanmaya başladık. Toprağın nemi, bitkinin su ihtiyacı ve hava durumuna göre sulama sisteminin çalıştırılması şekliyle projemiz çalışıyor. Bölgeler arasında yağış farklılıkları var İç Anadolu’da 200-250 mm’lere düşüyoruz, Doğu Karadeniz’de 2500 mm’lere düşüyoruz. Bu da Konya kapalı havzası gibi havza aktarımları projelerini hayata geçiriyoruz. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne(KKTC) de yıllık 75 milyon metreküp suyun verildiği projeleri hayata geçirdik. Taşkın önlemeyle alakalı 10 bin 697 taşkın koruma tesisi yapıldı. Değişen iklim şartları ve ani şiddetli yağışların artmasıyla beraber artık klasik taşkın koruma tedbirleri ile taşkının, can ve mal kaybının önüne geçmek pek de mümkün olmuyor. 2,5 yıl önce taşkın erken uyarı sistemlerine başlamıştık. Şu anda 322 tane gözlem istasyonumuz var. Sene sonuna kadar da bu sayıyı 533’e çıkartacağız. Bundaki amaç taşkını önlemek değil, taşkın öncesi uyarı vererek can kaybının önüne geçmektir. Bilimin ışığında teknoloji imkanlarını da azami şekilde kullanarak suyun etkin kullanımı ve taşkınların önüne geçebilmek için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Rektör Aydın: “Üniversite olarak kaçak güreşemeyiz, toplumun sorunlarıyla ilgilenmek zorundayız”

Üniversitelerin toplumsal ve küresel sorunlara çözüm arayan ve harekete geçen mekanizmalar olması gerektiğini vurgulayan SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, “Samsun’da ciddi taşkınlar olmakta ve şehrimiz bu taşkınlardan ciddi etkilenmektedir. Akademik çalışmalar daha çok teori üzerine odaklanıyor. Yüksek lisans, doktora, doçentlik ve profesörlük almada etkili oluyor ama bunların pek fazla bir değeri yok. Bize bir takım ünvanlar kazandırıyor ama bunun dışında yaşadığımız ülkeye, coğrafyaya bir katkılara söz konusu olmuyor. Ürettiğimiz bilgi AR-GE’ye dönüşüyorsa, AR-GE topluma hizmete dönüşüyorsa bunun bir anlamı vardır. Üniversitelerin fonksiyonu da bu olmalıdır. Üniversite olarak biz kaçak güreşemeyiz. Toplumun içerisine girmek zorundayız. Toplumun sorunlarıyla ilgilenmek zorundayız. Bu sorunlarla ilgili yapıcı çözüm üretmek zorundayız. Kongremiz, Hidroloji Kongresi. Su da hayattır. Suyun olduğu yerlerde medeniyetler, şehirler kuruluyor. Su olmazsa şehir de hayat da söz konusu olamaz. Su ayrıca tükenebilir, yok olabilir. Su tükenirse de hayat ortadan kalkacak. Hayatımızın devamını sağlamak istiyorsak suyu idareli ve ekonomik kullanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Kongrede ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Danışmanı Doç. Dr. Bülent Selek, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Erol Ayaydın ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nihat Soğuk da söz alarak suyun önemi hakkında bilgileri katılımcılara aktardı.

Toplantıya Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık, akademisyenler ve davetliler katıldı.

12. Ulusal Hidroloji Kongresi 19 Ekim’de sona erecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
14
Mart Cumartesi
1447 HİCRİ Ramazan 24
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
05:32
  Güneş
06:57
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
  Akşam
19:01
  Yatsı
20:21

Video Haberler

eski adalet bakani tunc maalesef soykirimi onleyecek kadinlarin cocuklarin katledilmesini engelleyecek bir sistem iJCdc2Ls

Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

amasyada yolcu otobusu ile tirin carpistigi kazada 11 yarali PjQBzWhU

Amasya’da yolcu otobüsü ile tırın çarpıştığı kazada 11 yaralı

amasyada otobus ile tir carpisti cok sayida yarali var WxzlHL54

Amasya’da otobüs ile tır çarpıştı: Çok sayıda yaralı var

eski adalet bakani tunc son 23 yilda terorizme neden olan tum unsurlari ortadan kaldirdik cqWyfkWc

Eski Adalet Bakanı Tunç: “Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık”

kastamonuda 24 yil hapis cezasiyla aranan hukumlu yakalandi I5pjzWCW

Kastamonu’da 24 yıl hapis cezasıyla aranan hükümlü yakalandı

bakan yumakli gubre stoklarimizda herhangi bir problem yok WuwC4A9O

Bakan Yumaklı: “Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok”

gulsanda uzlasilamayan yuzde 15lik kisim icin acele kamulastirma karari 2lOJ5rMC

Gülsan’da uzlaşılamayan yüzde 15’lik kısım için acele kamulaştırma kararı

eski adalet bakani tunc maalesef soykirimi onleyecek kadinlarin cocuklarin katledilmesini engelleyecek bir sistem iJCdc2Ls
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mart, 2026 08:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi

Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi.

’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’

İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı.

’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’

Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu.

’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’

Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi.

’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’

Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu.

Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
14
Mart Cumartesi
1447 HİCRİ Ramazan 24
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
05:32
  Güneş
06:57
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
  Akşam
19:01
  Yatsı
20:21

Video Haberler

eski adalet bakani tunc maalesef soykirimi onleyecek kadinlarin cocuklarin katledilmesini engelleyecek bir sistem iJCdc2Ls

Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

amasyada yolcu otobusu ile tirin carpistigi kazada 11 yarali PjQBzWhU

Amasya’da yolcu otobüsü ile tırın çarpıştığı kazada 11 yaralı

amasyada otobus ile tir carpisti cok sayida yarali var WxzlHL54

Amasya’da otobüs ile tır çarpıştı: Çok sayıda yaralı var

eski adalet bakani tunc son 23 yilda terorizme neden olan tum unsurlari ortadan kaldirdik cqWyfkWc

Eski Adalet Bakanı Tunç: “Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık”

kastamonuda 24 yil hapis cezasiyla aranan hukumlu yakalandi I5pjzWCW

Kastamonu’da 24 yıl hapis cezasıyla aranan hükümlü yakalandı

bakan yumakli gubre stoklarimizda herhangi bir problem yok WuwC4A9O

Bakan Yumaklı: “Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok”

gulsanda uzlasilamayan yuzde 15lik kisim icin acele kamulastirma karari 2lOJ5rMC

Gülsan’da uzlaşılamayan yüzde 15’lik kısım için acele kamulaştırma kararı