Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Kasım, 2019 08:51 tarihinde yayınlandı
0

“İktidar Partisi ile koordineli çalışıyoruz”

Karabük Belediyesi, 4. Kule Asansörün temelini Namık Kemal Mahallesi’nde düzenlenen tören ile attı. törende bir konuşma yapan Belediye Başkanı Rafet Vergili ” Son 5 yılda iktidar partisi ile koordineli bir şekilde çalışarak büyük mesafeler kat ettik” dedi

Hava kirliliği konusuna da değinen Vergili “Demir Çelik ile yapacağımız anlaşmalar veya Demir Çelik’e yaptıracağımız yaptırımlar neticesinde, en geç 2 yıl içerisinde Karabük’ü hava kirliliğinin az olduğu şehirler arasına sokmaya gayret edeceğiz” dedi

Daha önce şehrin yüksek ve engebeli mahallerinde yürüyen merdivenler, üst geçitler, yaya köprüleri, kule asansörler ve yatay asansör yaparak vatandaşların rahatça ulaşımlarını gerçekleştirebilmesini sağlayan Karabük Belediyesi, 4. Kule Asansörün temelini Namık Kemal Mahallesi’nde düzenlenen tören ile attı.

Temel atma törenine, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin yanı sıra, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, meclis üyeleri, daire müdürleri, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı.

Tören öncesi bir konuşma yapan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “  Karabük’ü 3’üncü dönem de bize emanet ettiniz. Bizde sizleri mahcup etmeden önümüzdeki 4 sene boyunca yapılması gereken işleri tamamlamaya gayret edeceğiz. Karabük’ün problemleri devam ediyor. Bu problemleri çözmek için gece gündüz demeden tüm mesai arkadaşlarımla ve meclis üyelerimle beraber kararlar alıp çalışmalarımızı başlattık” dedi

2020 İLE 2024 SENELERİ ARASI KARABÜK ŞANTİYE HALİNE GELECEK

Karabük Belediyesinin Türkiye’nin en zengin Belediyesi olduğunu kaydeden Vergili “Seçim döneminde Türkiye’nin en zengin belediyesinin Karabük Belediyesi olduğu iddiasında bulunuyorduk. Arkadaşlarımız da ellerinde hesap makinesi bizim ne kadar borcumuzun olduğunu hesap etmeye gayret ediyorlardı. Tabi bu kâğıt üzerinde hesap edilecek bir durum değildi. Buraya gelmeden evvel İmar Müdürlüğümüzden mevcut mal varlığımızı istedim ve 300 trilyonun üzerinde bir mal varlığımızın olduğunu gözlemlemiş oldum. Biz bu 300 trilyon ile Karabük’ün şeklini tamamen değiştirebiliriz. Seçim döneminde evvela Karabük’ün yağmur suyu ile ilgili olan problemlerini çözeceğiz demiştik. İnşallah önümüzdeki sene çalışmalara başlıyoruz.  Kesintisiz ulaşım demiştik. Bu proje ile ilgili de önümüzdeki sene çalışmalara başlıyoruz. Yine Sağlık Tarama Merkezi ve Bilim Merkezinin proje çalışmaları devam ediyor. İnşallah önümüzdeki 4 sene içinde yaşlılarımız, gençlerimiz ve çocuklarımız ile ilgili aktif çalışmalarımız olacak. 2020 ile 2024 seneleri arası Karabük şantiye haline gelecek. Şu anda Karabük’ümüzün neredeyse hiç bir noktasını asfaltsız bırakmadık. Kaldırımlarımızı yaptık, istinat duvarlarımızı yaptık. Civar vilayetlerin hiç birisi bizim yaptıklarımızın yüzde 10’unu dahi yapamadı. En basit örneği Karabük’te şu an yüzde 98 oranında doğalgaz kullanımı varken Zonguldak hala yüzde30’ları geçemedi.” dedi

Yakında yine aynı şekilde açılışlarımız ve temel atma törenlerimiz devam edecek diyen Vergili “Ankara Caddesinde emeklilerimizin dinlenip televizyonlarını izleyebilecekleri çok güzel bir Emekliler Evi açıyoruz. Yine içerisinde kafeleri, restaurantları olan Türkiye’de hiç bir belediyenin kendi bütçesi ile yapamayacağı Spor Vadisi’ni de önümüzdeki sene tamamlamış olacağız. Hizmetlerimize şöyle bir baktığımız zaman Battı Çıktı olmasaydı, Karabük’te trafik problemini hiç kimse çözemezdi. Yine 5000 Evler’de yapmış olduğumuz köprü hiç bir belediyenin kendi gücü ile yapabileceği bir icraat değildir. Bunun gibi sayısız projeyi Karabük Belediyesi kendi gücü ile gerçekleştirmiştir. Şuanda da Türkiye’nin en zengin belediyesi Karabük Belediyesi’dir.  Önümüzdeki dönem gerçekleştireceğimiz projeler için kasamızda 20 trilyon lira hazır bulunmaktadır” dedi

İKTİDAR PARTİSİ İLE  KOORDİNELİ ÇALIŞIYORUZ

Son 5 yılda iktidar partisi ile koordineli bir şekilde çalışarak büyük mesafeler kat ettiklerini belirten Vergili “Yapılacak işlerin çoğunu birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirdik.  Ama şunu da söylemeliyim milletvekillerimizin biraz daha aktif olması gerekiyor. 10 yıldan bu tarafa kangren olan Ak Köse 1, Ak Köse 2 ve Ak Köse 3’ü bu dönem içerisinde yaptırmalarını kendilerinden bekliyoruz. İktidar partisi ile son 5 yılda gerçekleştirdiğimiz koordineli çalışma sonucunda Makas Başı’ndaki Spor Kompleksini yaptırdık. Aynı şekilde 5000 Evler’de yapılan Sporcu Fabrikası’nın yerini belediyemiz Spor İl Müdürlüğüne vermiştir. Biz bize gelen talepleri en hızlı şekilde yerine getirmekteyiz. Tabi bu hizmetlerin içerisinde emeği olan Mehmet Ali Şahin Beyi Karabük her zaman minnet ile anacaktır. Yine Mehmet Ceylan Beyin Karabük’e olan hizmetlerini Karabük minnet ile anacaktır. Önümüzdeki süreçte 2 tane Asansör Kulesi projemiz mevcut. Bu projelerin toplam değeri 5 trilyon liranın üzerinde. Yeni Mahalle, Atatürk Mahallesi ve Namık Kemal Mahallesi’ne hitap edecek bu Asansör Kule’nin temelini atıyoruz. Bu Asansör Kule yapmış olduğumuz asansörlerin içerisinde ki en yüksek Asansör Kule olacaktır. Yine şehrimizin en büyük problemlerinden biri olan çevre kirliliği ile ilgili problemin tek ayağı olarak Demir Çelik kalmıştır. Önümüzdeki günlerde Demir Çelik ile yapacağımız anlaşmalar veya Demir Çelik’e yaptıracağımız yaptırımlar neticesinde, en geç 2 yıl içerisinde Karabük’ü hava kirliliğinin az olduğu şehirler arasına sokmaya gayret edeceğiz.Temel atma törenine geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim“ dedi.

Temel atma töreni yapılan duanın ve kurban kesiminin ardından Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ve protokol üyelerinin birlikte butona basmalarının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin