KBÜ Uluslararası Öğrenci Topluluğu, Safranbolu Belediyesi ve Ensar Vakfı Karabük Şubesi işbirliğinde düzenlenen “Türkiye’de ve Dünya’da Uluslararası Öğrenci Hareketliliği” programı gerçekleştirildi.
Fen Fakültesi Konferans Salonu’ndaki programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş, Ensar Vakfı Karabük Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Turgut Acarlı Üniversite Akademik, İdari Personeli ve öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş, “Bu projeyi başlatan herkese teşekkür ederim. Üniversitemiz bu hareketi yapmakta geç kaldı. Erasmus ve Mevlana programı ile gelen öğrencilerimiz var. Dünyanın köy haline geldiği şeklinde tanımlanmakta öğrenci hareketliliğinin artması bu fizibiliteyi hızlı şekilde geliştirdi. Gittiğimiz yerlerde bu değişimlerin öğrencideki özgüven, kültür alışverişi, oluşan önyargıların kırılması gibi faydalarını gördük. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Ebubekir Armağan ise yaptığı konuşmada, “Herhangi bir bireyin lise veya üniversite için kendi ülkesinden başka ülkeye gitmesi uluslararası öğrencilik tanımını vermemektedir. Yabancı dil öğrenme, yükseköğrenim isteği, eğitim ve kariyer isteği ile öğrenciler kendi ülkelerinden başka ülkelere gitmeye başlamıştır. Bu sadece bir uluslararası öğrencinin kendi ülkesini bırakıp başka bir ülkeye gitmesi bağlamında kişisel bir tercih olarak adlandırılamaz. Hareketliliğe sebep olan en temel ve belirgin unsur küreselleşmedir. Bunun için İngilizce zaruriyet arz ediyor. Teknolojinin yoğun olarak üretildiği ülkelere öğrenciler bilgi öğrenmek için gidiyor. Artan rekabet ülkeleri ciddi şekilde bilgi ihracat ve ithalat etmeye sevk ediyor. Gelişmiş ülkeler nitelikli öğrencilere sahip çıkmakta.” diyerek Ülkelerin ve Türkiye’nin uluslararası öğrenci hareketliliği ile ilgili bilgi verdi.
İlahiyat Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Şehrur İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Ebubekir Armağan’a konuşmalarından dolayı teşekkür etti. Üniversite Orman Fakültesi Sekreteri Ergün Akgün’de Armağan’a Teşekkür Sertifikası’nı takdim etmesinin ardından program sona erdi.


“Türkiye’de ve Dünya’da Uluslararası Öğrenci Hareketliliği”
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


