Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Temmuz, 2015 10:26 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’de İlk AEROBİYOLOJİ Gözlem İstasyonu BEÜ’de Faaliyette

ZONGULDAK TÜBİTAK Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde Türkiye’de İlk Aerobiyoloji Gözlem İstasyonu Zonguldak’ta Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) bünyesinde faaliyet vermeye başladı.
TÜBİTAK’ın desteklediği proje kapsamında Zonguldak ve Ankara’ya Yüksek Hacimli Hava örnekleyici kuruldu. Bu cihaz BEÜ bünyesinde bulunan diğer partikül örnekleyicilerinden farklı olarak havayı solunabilir ve solunamayan partiküller olarak ayırıyor. Cihaz ile beraber her iki ilde de geleneksel polen toplama cihazları da çalışıyor.
BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümlerinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, atmosferde yer alan polenlerin yanı sıra polenler içerisinde yer alan alerjenlerin miktarları ELISA yöntemi her iki ilde de ilk kez belirlenecek.
Çalışmalar hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Şenol Alan verilerin toplanmaya başlandığını belirterek şunları söyledi:
“Zonguldak iline sıcaklık, nem, barometre ile rüzgar hızı, yönü ve yağış miktarı gibi çeşitli sensörlerden oluşan ve Raspberry Pi ve Arduino temelli bir meteoroloji istasyonu hazırladık ve istasyona uygun yazılımı hazırlanarak, diğer cihazlarla beraber BEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi çatısına yerleştirdik. Kurduğumuz bu istasyonla birlikte meteorolojik veriler her saat başı cihaz tarafından bulut sisteminde yer alan bir çizelgeye eklenmektedir. Bu veriler aynı zamanda http://aeroalerjen.beun.edu.tr adresinden de ulaşılabilir durumdadır. Bu meteoroloji istasyonu aynı zamanda AeroalerjenLab adlı twitter hesabını da kontrol etmektedir. Bu sayede sıcaklık, nem, yağış vb. meteorolojik parametreler, sosyal medya üzerinden sorulan sorular üzerinden paylaşılabilmektedir.”
Çalışmanın Zonguldak için çok önemli bir çalışma olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer ise yaptığı açıklamada:
“Ülkemizde ilk kez bir Aerobiyoloji Gözlem İstasyonu Üniversitemiz bünyesinde kurulmuş oldu. Benzer bir sistem yakın zamanda Ankara iline de adapte edilerek bir gözlem ağı oluşturulması planlanmaktadır.Bu sayede alerjik hastalıkları olan kişilerin yanı sıra tıp doktorlarının da ilaç dozu ve aşıya başlama zamanlarını öğrenebilecekleri bir sistem oluşturulması yolunda önemli bir adım atmış oluyoruz. Kurulan gözlem istasyonu bizlere hem bilimsel çalışmalarda önemli veriler sunacak hem de halk sağlığı açısından çok önemli kolaylıklar sağlayabilecektir. Ben projede emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin