Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Temmuz, 2015 07:35 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’de Bir İlk Doğa Sanat Kampı Tosya’da Açıldı

KASTAMONU ’nun Tosya İlçesinde Belediye’nin katkılarıyla 10 farklı ülkeden dünyaca ünlü 22 ressamın katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Tosya Doğa Sanat Kampı’nın açılışı Vali Şehmus Günaydın tarafından yapıldı.
Türkiye’de gerçekleştirilen ilk Doğa Kampı olma özelliği olan sergiye Kastamonu Valisi Şehmus Günaydın, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu İl Emniyet Müdürü Mustafa Yoldan, Tosya Kaymakam vekili Taşköprü Kaymakamı Zafer Çoşkun, Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin, Garnizon Komutanı Sefer Sezer, Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Hüseyin Daşdemir ve çok sayıda misafir katıldı.
Sergi açılışına katılan Vali Şehmus Günaydın 22 ülkeden sergiye eserleri ile katılan sanatçıları ziyaret ederek Kastamonu’ya hoş geldiniz dedi. Sergi açılışında kısa bir konuşma yapan Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin ‘’ Sayın Valim ve değerli konuklar İlimizin ve Tosya’nın tanıtımına büyük bir katkı sağlayacak Uluslararası Doğa Sanat Kampının açılışına katıldığını için teşekkür ederim. Sanatçıların ele aldığı bu sanat eserleri ilçemizin çeşitli güzelliklerini de gün yüzüne çıkarmış oldu. Ben tekrar sislerin huzurunda kendilerine teşekkür ediyorum’’ dedi.
Kastamonu Valisi Şehmus Günaydın yaptığı konuşmada’’ Kastamonu ve Tosya bu güne kadar tanıtım ve Turizm açısında fazla ön plana çıkarılmamış. Bu şekilde yapılan kültürel çalışmaların ilçenin tanıtımı için önemli çalışmalardır. Tosya Bu konuda önemli bir adım atmıştır’’ dedi
Konuşmalar sonrası Vali Şehmus Günaydın ve Protokol tarafından sergiye katılan sanatçılara plaket verildi.Sergiye katılan en küçük sanatçı Tosya Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Hüseyin Daşdemir’in oğlu 8 yaşında ki Efe Daşdemir’e ise özel plaket verildi. Tören sonrası Vali Şehmus Günaydın ve Protokol sergi alanında bulunan sanatçıları eserlerini gezerek yaptıkları çalışmalara tek tek incelediler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin